Birazdan gidecekler!He lähtevät pian.
Birazdan gidecekler!Não tarda, partem!
Birazdan gidecekler!Stanno per partire.
Birazdan gidecekler!Zaraz odjeżdżają.
Birazdan gidecekler!Θα φύγουν σύντομα!
Birazdan gidecekler!Они скоро уедут!
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?지금부터 1분 후에 감자칩을 먹으면 얼마나 즐거울 것 같습니까?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Ako vám budú chutiť zemiakové čipsy o 60 sekúnd?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?À quel point allez-vous apprécier manger des chips, dans une minute?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Bạn thích ăn khoai tây chiên trong 1 phút từ lúc này đến mức nào?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Cât de mult vă va plăcea să mâncaţi nişte chips-uri de acum într-un minut?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Hvor meget vil du nyde at spise chips om et minut?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Jak moc vám bude chutnat za minutu jeden brambůrek?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Mennyire fogja élvezni a csipszevést 1 perc múlva?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Quanto vi farà piacere mangiare delle patatine tra un minuto da adesso?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?¿Qué tanto disfrutarás comer papas fritas dentro de un minuto?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Wie sehr würden Sie es geniessen, innerhalb der nächsten Minute Kartoffelchips zu naschen?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Πόσο θα απολαύσετε τα πατατάκια που θα φάτε σε ένα λεπό από τώρα;
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Какво удоволствие ще изпитате от яденето на чипс след една минута?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?Насколько вкусно вам будет есть картофельные чипсы через одну минуту?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?כמה הם יהנו לאכול תפוצ'יפס בעוד דקה מעכשיו?
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?ما هو مدى إستمتاعك بأكل البطاطس المقلية بعد دقيقة من الآن؟
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?彼らは部屋で ポテトチップスを前に座っています
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.Aquí tienen el video promocional de Apple.
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.Đây là video marketing của Apple.
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.다음은 애플사의 마케팅 비디오입니다.
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.Oto film marketingowy Apple.
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.Veţi fi încântaţi să aflaţi, sunt sigur, că există mai multe moduri de a crea un HyperCard video interactiv.
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.Ето го маркетинговото видео на "Епъл".
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.הנה הוידאו. השיווקי של אפל.
Bir HyperCard interaktif videoyu yaratmak eminim hoşunuza gidecek.و فيما يلي العرض التسويقي لشركة Apple.
Birlikte gidecek:Aku akan pergi bersama:
Birlikte çalışıp bu sorunlara çözüm getirmezsek bence bu sorunlar çok daha kötüye gidecek, fena olacak.Jika kita gagal untuk bekerjasama, berusaha memecahkan semua permasalahan ini.
Birlikte çalışıp bu sorunlara çözüm getirmezsek bence bu sorunlar çok daha kötüye gidecek, fena olacak.問題は、更に深刻さを増していく それは、この考え方を実現するための
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Aion mennä mukaan: jos jätät minut niin, et minua väärin.
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Andrò lungo: un Se mi lasci così, mi fai male.
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Ik ga mee: een als je laat me zo, doe je me verkeerd.
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Jaz bom šel po: če me pustite tako, ti me narobe.
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Pójdę razem: jeśli zostawisz mnie tak, masz mnie źle.
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Tôi sẽ đi cùng: nếu bạn để lại cho tôi như vậy, bạn làm cho tôi sai.
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Аз ще отида заедно: ако ме оставиш така, нали ме разбирайте погрешно.
Birlikte gidecek: Bunu bana bırakırsanız bir, beni yanlış.Я буду идти вместе: если вы оставите меня так, вы меня неправильно.
Birlikte gidecek:Eu vou junto:
Birlikte gidecek:Ich werde mitgehen:
Birlikte gidecek:Iré:
Birlikte gidecek:Jag kommer att gå tillsammans:
Birlikte gidecek:Jeg vil gå sammen:
Birlikte gidecek:Je vais aller le long:
Birlikte gidecek:Megyek végig:
Birlikte gidecek:Pôjdem po:
Birlikte gidecek:Půjdu po:
Birlikte gidecek:Voi merge de-a lungul:
Birlikte gidecek:Θα πάω μαζί:
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Au căzut, s'au prăbuşit împreună, nu pot să scape povara; ei înşişi se duc în robie.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De bøjes, i Knæ er de alle, de kan ikke frelse Byrden, og selv må de vandre i Fangenskab.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De faller om, segner alle sammen, de kan ikke redde byrden, og selv går de bort i fangenskap.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Eles juntamente se abaixam e se encurvam; não podem salvar a carga, mas eles mesmos vão para o cativeiro.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Elesnek, összerogynak együtt, nem menthetik meg a terhet; és õk magok fogságba mennek.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.He taipuvat, he vaipuvat molemmat; he eivät voi pelastaa kuormaa, ja itse he vaeltavat vankeuteen.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Klesly, padly spolu, aniž budou moci retovati břemene, nýbrž i oni sami v zajetí odejdou.