Ana içeriğe geç
Sözlük

gidecek ile cümle

gidecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Nereye gideceksin?¿Adónde irás?
Taşınmaya hazır olmalarını ve Cehennem Ağzı'na gideceklerini söyler.Il leur dit de se préparer à s’enfuir et se mit à l’ouvrage.
Taraftarların yürüyerek çok rahat bir şekilde gidecekleri bir konuma sahiptir.Les enfants peuvent très facilement s'y rendre à pied.
Bu defa Fransa'ya gidecekti.Il se rend en France.
Belki yirmi derece ileri gidecek.Il peut atteindre une vingtaine de mètres de hauteur.
Bunlar sonsuz ölüme, fakat doğru kişiler sonsuz yaşama gidecekler.Les justes recevront la vie éternelle et les méchants, la condamnation éternelle.
Tüm öğrenciler yarın pikniğe gidecekler. (ne zaman, nereye)On jeûnera demain (Tomorrow We Diet).
Ancak gidecek yolu henüz bitmemişti.Mais, à ce jour, la route est toujours inachevée.
Buna karşılık olarak Haçlılar ordusu Tunus topraklarından ayrılıp gideceklerdi.En échange, l’armée croisée évacue Tunis en laissant les armes de siège.
Bizim örneğimizde bir kerede gidecek biti üç kere gönderecek zaman kaybına yol açmıştır.Au cours de sa carrière, il sera détaché à trois reprises.
Yemeğe gidecek misin?Salle à manger.
Babe ertesi gün savaşa gidecektir.Elle arrive à Kidal le lendemain.
Gök ve yer kaybolup gidecek, fakat benim sözlerim asla kaybolup gitmeyecek.""La science est venue et elle a disparu, mais la croyance reste encore".
Sonra da Roma'ya gidecektir.Il part ensuite à Rome.
İç savaş sırasında Kırım'a gidecek ve ortalıkta hüküm süren kargaşalık içinde türlü sıkıntılar çekecektir.Muté en Tunisie, il sera confronté aux troubles qui s’y déroulent.
Oradan gideceklerken Kira onları karşılar, Rociel'in eline geçmiş ve onun tarafında savaşmaktadır.Voulant la défendre, Cielo se dresse devant eux et est aidé par Romeo.
Tren Londra'ya gidecek.El tren tiene como destino Londres.
Trenle gidecek misin?¿Irás en tren?
O da gidecek.Él también irá.
Kız kardeşim gelecek sene Tokyo'ya gidecek.Mi hermana irá a Tokio el año que viene.
Tom'la gidecek misin?¿Vas a ir con Tom?
Tom gelecek ay Boston'a gidecek.Tom irá a Boston el mes que viene.
O, hastaneye gidecek.Él irá al hospital.
Sinemaya gidecek misin?¿Vas a ir al cine?
Burada mı kalacaksın yoksa gidecek misin?¿Te quedas aquí o te vas?
Eve nasıl gideceksin?¿Cómo irás a casa?
Gelecek ay Paris'e gidecek.Él irá el próximo mes a París.
Tatilinde nereye gideceksin?¿Adónde vas a irte de vacaciones?
Sınıfımız gelecek hafta bir pikniğe gidecek.Nuestra clase hará un picnic la semana que viene.
Bu yaz bir yere gidecek misin?¿Irás a algún lado este verano?
Gidecek misin?¿Tú irás?
Bu gece tiyatroya gidecek misin?¿Vas a ir al teatro esta noche?
Gidecek hiçbir yerim yok.No tengo adónde ir.
Tom benimle oraya gidecek.Tom irá allí conmigo.
Bu akşam partiye gidecek misin? Olmazsa gidip film izleyelim.¿Vas a ir a la fiesta esta tarde? Si no, vamos a ver una película.
Tom bir filim izlemeye gidecek.Tom va a venir a ver una película.
Kiminle Boston'a gideceksin?¿Con quién vas a ir a Boston?
Dağa mı yoksa denize mi gideceklerine karar veremediler.No logragaban decidir si ir a la montaña o al mar.
Kim pide almaya gidecek?¿Quién va ir a comprar pizza turca?
Siz gelecek sene Boston'a gidecek misiniz?¿Iréis a Boston el año que viene?
Bazı arkadaşlarım gelecek yaz Kopenhag'a gidecekler.Algunos de mis amigos irán a Copenhague el verano que viene.
Hafif gelenler ise cehenneme gidecek ve cezalandırılacaktırlar.Unforgiven Los que cayeron al infierno después de cometer un pecado.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Quien viene de la tierra es terreno y habla de cosas terrenas.
Kısacası ebeveynin gidecek başka bir yeri yoktur.En resumen, no tienen otro lugar a dónde ir.
Tüm öğrenciler yarın pikniğe gidecekler. (ne zaman, nereye)Mañana vamos al cine (Jutro idziemy do kina).
Daha sonra da hep birlikte mağaralara doğru gideceklerdir.Luego, cada uno vuelve a su cueva.
Sempronius Sicilya'ya gidecek ve Afrika'nın işgali için hazırlıklarını orada tamamlayacaktı.Sempronio viajó hasta Sicilia, donde completó los preparativos para invadir África.
Gök ve yer kaybolup gidecek, fakat benim sözlerim asla kaybolup gitmeyecek."33 El cielo y la tierra pasarán; mas mis palabras no pasarán.
Yemeğe gidecek misin?Pues comiendo.
Her ikisi de kısa bir süre sonra suikaste kurban gideceklerdi.Ambos se suicidaron poco después.
Bir süre için işler yolunda gidecek gibi gözükür.Todo parece ir bien durante un tiempo.
Büyük çoğunluğu toprak sahiplerine gidecekti.La membresía se reservaba en su mayoría a los grandes terratenientes.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Él puede ir al infierno. . .
Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir.En el caso de que Gollum ganara, se comería a Bilbo, y si no, guiaría al hobbit hasta la salida.
O zaman üniversiteye gidecek miydik gitmeyecek miydik, karar vermek zorundaydık.No pudiendo ir a la universidad, hubo de ponerse a trabajar.
Cehennem: Cehennem, dünyada yaşarken affedilemeyecek derecede şeytani suçlar işleyenlerin gidecekleri yerdir.En el Infierno se encuentran quienes justificaron sus pecados y no se arrepintieron.
Belki yirmi derece ileri gidecek.Puede alcanzar los 20 m de altura.
Lucy, gidecek yeri olmadığından Tumnus'a geri döner.Shan Mei vuelve a Taiwán sin lugar a donde ir.
Bu durumda iktidar partisi ya istifa edecektir ya da erken seçimlere gidecektir.Si esto no sucede, el presidente disuelve la Asamblea y convoca a elecciones anticipadas.
Sonra da Roma'ya gidecektir.Después van a Roma.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gidecek ile cümle - Sayfa 16 - gidecek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App