Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)ΜΡ:
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)Аз не че бих го направил, но... (Смях)
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)МР:
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)מ.ר.: לא היתכוונתי לומר שאני הולך לעשות את זה, אבל... (צחוק)
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)ام.ار: لم أكن أقترح انني سوف اذهب وأقوم بذلك ,لكن... (ضحك)
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)(笑)
'Gideceğimiz yol bu, dolayısıyla sosyal değişikler için hazırlıklı olalım' demedi.Así que ¿és esta la dirección que estamos encarando, "preparémonos para el cambio social"?
'Gideceğimiz yol bu, dolayısıyla sosyal değişikler için hazırlıklı olalım' demedi.". Ini adalah arah yang kita tuju" mari mempersiapkan diri untuk perubahan sosial"
'Gideceğimiz yol bu, dolayısıyla sosyal değişikler için hazırlıklı olalım' demedi."Това е посоката, по която се движим, нека се подготвим за социална промяна".
Gideceğim! Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.،أنا سأذهب ! علي أن أذهب إلى لقاء المعجبين <br />!حتى لو بعت روحي
Gör bak her parçanla birlikte gideceğimDívej se, jak odcházím pryč s tvými kousky tebe
Gör bak her parçanla birlikte gideceğimRegarde comment je peux te détruire
Gör bak her parçanla birlikte gideceğimVé como me voy, con cada pedazo de tí
Gör bak her parçanla birlikte gideceğimΚοίτα πώς φεύγω, με κάθε κομμάτι σου
Görücü randevusuna gideceğim dedim.Én meg azt mondtam, hogy vakrandira megyek.
Görücü randevusuna gideceğim dedim.J'ai dit que j'allais à un rendez-vous.
Görücü randevusuna gideceğim dedim.Σου είπα ότι πάω σ'ένα ραντεβού με κάποιον υποψήφιο γαμπρό!
Görücü randevusuna gideceğim dedim.قلت انني ذاهبة الى موعد مدبر
Güneş Sistemi'nin dışına ve daha da ötesine gideceğimiz yolculuğu hazırlanıyoruz.외계로 나가고 태양계 및 그 너머로 뻗어 나갈 준비가 되어 있습니다.
Güneş Sistemi'nin dışına ve daha da ötesine gideceğimiz yolculuğu hazırlanıyoruz.Szykujemy się do opuszczenia macierzystej planety wyruszenia w Układ Słoneczny i nie tylko.
Güneş Sistemi'nin dışına ve daha da ötesine gideceğimiz yolculuğu hazırlanıyoruz.בתהליך של עזיבת כוכב הלכת המקורי שלנו אל מערכת השמש הרחבה ומעבר לכך.
Güneş Sistemi'nin dışına ve daha da ötesine gideceğimiz yolculuğu hazırlanıyoruz.لبداية مشوارنا في مغادرة كوكبنا الأصلي إلى المجموعة الشمسية الأوسع وما بعدها.
Güneş Sistemi'nin dışına ve daha da ötesine gideceğimiz yolculuğu hazırlanıyoruz.準備を始めようとしているのです 火星の話に戻りましょう
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Antes que refresque o dia e fujam as sombras, irei ao monte da mirra e ao outeiro do incenso.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ażby się okazał ten dzień, a cienie przeminęły, wnijdę na górę myrry, i na pagórek kadzidła.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ažby zavítal ten den, a utekli by stínové, poodejdu k hoře mirrové a pahrbku kadidlovému.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Bis der Tag kühl wird und die Schatten weichen, will ich zum Myrrhenberge gehen und zum Weihrauchhügel.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Dokiaľ nezavanie a neschladí sa deň, a neutečú tiene, odídem k vrchu myrrhy a k vŕšku kadiva.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Dokler se ohladi dan in sence zbeže, pojdem h gori mirovi in k hribu kadila.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ik wil naar die berg met mirre en die heuvel vol wierookgeur tot de avond valt en de schaduwen verdwijnen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.날이 기울고 그림자가 갈 때에 내가 몰약 산과 유향의 작은 산으로 가리라
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Me iré al monte de la mirra y a la colina del incienso, hasta que raye el alba y huyan las sombras
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Míg meghûsül a nap, és elmulnak az árnyékok, elmegyek a mirhának hegyére, és a tömjénnek halmára.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Når dagen blir sval og skyggene flyr, vil jeg gå til Myrra-åsen og til Virak-haugen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Pînă se răcoreşte ziua, şi pînă fug umbrele, voi veni la tine, munte de mir, şi la tine, deal de tămîie.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Siksi kunnes päivä viilenee ja varjot pakenevat, minä käyn mirhavuorelle ja suitsukekukkulalle.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ta sẽ đi lên núi một dược , Ðến đồi nhũ_hương , Ở cho_đến khi hừng đông lố ra , Và bóng_tối tan đi .
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ta sẽ đi lên núi một dược, Ðến đồi nhũ hương, Ở cho đến khi hừng đông lố ra, Và bóng tối tan đi.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Til Dagen svales og Skyggerne længes, vil jeg vandre til Myrrabjerget og Vellugtshøjen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Догде повее дневният хладен ветрец и побягнат сенките Аз ще отида в планините на смирната и в хълма на ливана.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Доколе день дышит прохладою , и убегают тени, пойду я на гору мирровую и на холм фимиама.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.עד שיפוח היום ונסו הצללים אלך לי אל הר המור ואל גבעת הלבונה׃
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.الى ان يفيح النهار وتنهزم الظلال اذهب الى جبل المرّ والى تل اللبان.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.我 要 往 沒 藥 山 、 和 乳 香 岡 去 、 直 等 到 天 起 涼 風 、 日 影 飛 去 的 時 候 回 來
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.我 要 往沒 藥山 、 和 乳香 岡去 、 直 等到 天起 涼風 、 日影 飛去 的 時候 回來
Hadi, John! Eğer gideceğimiz yer buysa, benim vaktimi harcıyorsun.Lägg av John, om det är dit vi går, slösar du min tid.
Hadi, John! Eğer gideceğimiz yer buysa, benim vaktimi harcıyorsun.¡Venga ya, John ¡Si es por ahí por donde vamos a ir, me estas haciendo perder el tiempo
Hadi, John! Eğer gideceğimiz yer buysa, benim vaktimi harcıyorsun.Ако искаш да стигнеш дотук, значи ми губиш времето.
Hadi, John! Eğer gideceğimiz yer buysa, benim vaktimi harcıyorsun.すべてでたらめですよ
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.C'est clair qu'il n'est pas facile de savoir quel lest larguer et quelle altitude prendre.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.E' chiaro che non è facile sapere quale zavorra lasciar cadere e quale altitudine raggiungere.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.É claro que não é fácil saber qual o lastro a largar nem para qual altitude subir.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.Está claro que no es fácil saber qué lastre dejar caer ni qué altitud tomar.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.Este clar că nu e uşor să ştii ce balast trebuie să arunci peste bord şi la ce altitudine să zbori.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.Het is niet gemakkelijk te bepalen welke ballast weg moet en welke hoogte te nemen.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.Je jasné, že není snadné poznat, jakou přítěž vyhodit a jakou výšku zvolit.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.Je jasné, že nie je jednoduché rozhodnúť sa, ktorú záťaž vyhodiť a v akej výške zostať.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.사실 어떤 모래주머니를 던져 버려야 하고 어떤 고도를 택해야 하는지 아는 것은 쉽지 않은 것은 분명합니다.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.Rõ ràng là khó có thể biết được vật nào chúng ta nên loại bỏ và nâng lên tới độ cao nào.
Hangi yükseklikte gideceğimizi ve hangi ağırlığı atacağımızı bilmek tabiki kolay değildir.Rzecz jasna, niełatwo zdecydować jakiego balastu się pozbyć i jaką obrać wysokość.