Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim.حسناً، لقد تأخّرت سأخرج بعد العشاء
Gelecek videolarda aralarında nasıl bir bağlantı olduğunu... ...daha ayrıntılı açıklama yoluna gideceğim.Trong các video tiếp, tôi sẽ đi vào trực quan hơn về cách mà chúng liên quan. Nó...
Gelecek videolarda aralarında nasıl bir bağlantı olduğunu... ...daha ayrıntılı açıklama yoluna gideceğim.W jednym z następnych filmów zamierzam odwołać się bardziej do intuicji jak one są połączone
Gelecek videolarda aralarında nasıl bir bağlantı olduğunu... ...daha ayrıntılı açıklama yoluna gideceğim.У наступних відео я розкажу більш детально, як вони пов'язані.
Gerçekten yalnız gideceğim!Jag tänker fortsätta själv!
Gerçekten yalnız gideceğim!Jeg fortsætter helt alene!
Gerçekten yalnız gideceğim!Me ne vado davvero, eh? Proseguo da solo!
Gerçekten yalnız gideceğim!Me voy yo solo.
Gerçekten yalnız gideceğim!Minä tosiaan lähden nyt.
Gerçekten yalnız gideceğim!Pójdę sam.
Gerçekten yalnız gideceğim!Vou mesmo, sozinho!
Gerçekten yalnız gideceğim!Πραγματικά φεύγω, μόνος μου!
Gerçekten yalnız gideceğim!Я уйду, и один!
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.Dus hij zal er zo uitzien.
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.Hvis vi går tilbage, vil punktet være her.
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.Jeśli cofniemy się, to znajdziemy się tutaj.
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.반대로는 이런 식으로 될 것입니다
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.Om vi flyttar tillbaks-- så blir det så...
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.Se torniamo --- quindi va cosi'.
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.Zpátky to bude takto.
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.Ако се придвижим назад - тя ще отиде по този начин.
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.واذا عدنا الى الوراء --سيتحرك هكذا
Geri taşırsanız, bu yüzden böyle gideceğim.いいですか?
Gideceğimi hiç söylemedim. Ah, demek böyle oldu.Все още не.
Gideceğimi hiç söylemedim.Aku tidak pernah bilang aku pergi.
Gideceğimi hiç söylemedim.Em có nói sẽ đến đâu.
Gideceğimi hiç söylemedim.Ich habe nie gesagt,dass ich gehen werde.
Gideceğimi hiç söylemedim.Ik heb nooit gezegd dat ik ging.
Gideceğimi hiç söylemedim.Jag sa aldrig att jag skulle.
Gideceğimi hiç söylemedim.Je n'ai jamais dit que je viendrais.
Gideceğimi hiç söylemedim.Non ho mai detto che ci sarei venuta.
Gideceğimi hiç söylemedim.Nu am spus ca voi veni.
Gideceğimi hiç söylemedim.Δεν είπα ποτέ ότι θα πήγαινα.
Gideceğimi hiç söylemedim.Я и не говорила, что приду.
Gideceğimi hiç söylemedim.لم أقل ابداً بأنني سآتي
Gideceğimi hiç söylemedim.あぁ そうだったな
Gideceğimi pek zannetmiyorum.Chẳng bao giờ tôi vào đó được.
Gideceğimi pek zannetmiyorum. (Gülüşmeler)"Ik krijg nooit een tafel." (Gelach)
Gideceğimi pek zannetmiyorum. (Gülüşmeler)Не мога никога да вляза там (Смях)
Gideceğimi pek zannetmiyorum. (Gülüşmeler)لايمكنني الدخول إلى هناك أبداً
Gideceğimi pek zannetmiyorum. (Gülüşmeler)すごいバージョンの FEAR です これが形式と内容です
Gideceğimi pek zannetmiyorum."Ich kriege dort nie einen Tisch."
Gideceğimi pek zannetmiyorum.Je ne pourrais jamais y entrer.
Gideceğimi pek zannetmiyorum.저는 저런 데는 절대 가볼 수 없을겁니다.
Gideceğimi pek zannetmiyorum.Nici o șansă să ajung pe la ei.
Gideceğimi pek zannetmiyorum.Nunca puedo entrar ahí.
Gideceğimi pek zannetmiyorum.(Risos)
Gideceğimi pek zannetmiyorum.Sosem jutok be ide.
Gideceğimi pek zannetmiyorum."Я никак не могу туда попасть".
Gideceğimi pek zannetmiyorum.Я ніколи туди не попаду.
Gideceğimi pek zannetmiyorum.אני אף פעם לא אוכל להיכנס לשם.
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)제가 그걸 한다는 말은 아니었지만... (웃음)
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)MR:
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)MR:
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)M.R. :
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)MR: nie miałem na myśli tego, że zamierzam to zrobić, ale... (Śmiech)
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)MR:
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)MR:
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)MR:
Gideceğimi ya da yapacağımı ben önermiyorum, ama ... (Gülüşmeler)Non stavo suggerendo che l'avrei fatto, ma ... (Risate)