Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.Kun olen tehtäväni suorittanut ja heille tämän hedelmän perille vienyt, lähden teidän kauttanne Hispaniaan;
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.Når jeg da har fuldbragt dette og beseglet denne Frugt for dem, vil jeg derfra drage om ad eder til Spanien.
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.Przetoż gdy to wykonam, a onym jako zapieczętowany ten pożytek oddam, pójdę przez was do Hiszpanii;
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.Tendo, pois, concluído isto, e havendo-lhes consignado este fruto, de lá, passando por vós, irei � Espanha.
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.Исполнив это и верно доставив им сей плод усердия , я отправлюсь через ваши места в Испанию,
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.Препоръчвам ви нашата сестра Фива, която е служителка на църквата в Кенхрея,
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.Се ж скінчивши й запечатавши (оддавши) їм овощ сей, пійду через вас в Іспанию.
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.לכן כשגמרתי את זאת וחתמתי להם הפרי הזה אז אעברה דרך ארצכם לאספמיא׃
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.فمتى اكملت ذلك وختمت لهم هذا الثمر فسأمضي مارّا بكم الى اسبانيا.
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.等 我 辦 完 了 這 事 、 把 這 善 果 向 他 們 交 付 明 白 、 我 就 要 路 過 你 們 那 裡 、 往 士 班 雅 去
Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanyaya gideceğim.等我 辦完 了 這事 、 把 這善 果 向 他 們 交付 明白 、 我 就 要 路過 你 們那裡 、 往士 班 雅去
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Cînd îmi este mîhnit duhul în mine, Tu îmi cunoşti cărarea. Pe drumul pe care umblu, mi-au întins o cursă.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.davanti a lui effondo il mio lamento, al tuo cospetto sfogo la mia angoscia
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Ik stort mijn hele hart voor Hem uit; al mijn ellende vertel ik Hem.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Jag utgjuter inför honom mitt bekymmer, min nöd kungör jag för honom.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Jeg utøser min sorg for hans åsyn, jeg gir min nød til kjenne for hans åsyn.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Kiöntöm elõtte panaszomat, kitárom elõtte nyomorúságomat,
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.내 심령이 속에서 상할 때에도 주께서 내 길을 아셨나이다 나의 행하는 길에 저희가 나를 잡으려고 올무를 숨겼나이다
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Minä vuodatan hänen eteensä valitukseni, kerron hänelle ahdistukseni.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Når Ånden vansmægter i mig, kender du dog min Sti. På Vejen, ad hvilken jeg vandrer, lægger de Snarer for mig.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Vylévám před oblíčejem jeho žádost svou, a ssoužení své před ním oznamuji.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Vylievam pred ním svoju žiaľbu; oznamujem pred ním svoje súženie.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Wylewam przed obliczem jego żądłość moję, a utrapienie moje przed oblicznością jego oznajmuję.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Когато духът ми изнемогваше в мене, тогава Ти знаеше пътя ми. Примка скриха за мене на пътя, по който ходят.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.בהתעטף עלי רוחי ואתה ידעת נתיבתי בארח זו אהלך טמנו פח לי׃
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.عندما اعيت روحي فيّ وانت عرفت مسلكي. في الطريق التي اسلك اخفوا لي فخا.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.我 的 靈 在 我 裡 面 發 昏 的 時 候 、 你 知 道 我 的 道 路 。 在 我 行 的 路 上 、 敵 人 為 我 暗 設 網 羅
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.我的靈 在 我 裡面 發昏 的 時候 、 你 知道 我 的 道路 。 在 我行 的 路上 、 敵人為 我 暗設網羅
Buna zaman yok! Ben Tüccar Wang'a gideceğim.Iré a ver al mercader Wang.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Ich weiß nicht, wie es Ihnen geht, aber wenn sie sie bauen, fahre ich da hin.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Ik weet niet wat jullie doen, maar als ze het bouwen is dat waar ik heen ga.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Jag vet inte hur det är med er, men om de bygger den, så kommer jag att åka dit.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Je ne sais pas pour vous mais s'ils le construisent, c'est là que je vais aller.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.여러분은 어떨지 모르겠지만, 만약 시의회가 이 조형물을 만들어낸다면,
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Não sei o que vocês acham, mas se o construírem, eu vou lá ver.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Nem tudom ti hogy vagytok vele, de ha megépítik, én odamegyek.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Ne vem za vas, a če je bodo zgradili, jo jaz grem pogledat.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Nevím, jak Vy, ale pokud by to postavili, rozhodně bych se tam šel podívat.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Nie wiem jak wy, ale jeśli ją wybudują, to chcę tam pojechać.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Non so voi, ma se lo costruiranno, sarà lì che andrò.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.No sé ustedes, pero si la construyen, ese es el lugar al que voy a ir.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Nu stiu cum ganditi voi, dar daca or s-o construiasca, am de gand sa ma duc acolo.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Saya tidak tahu dengan Anda, tapi jika mereka membangunnya, saya akan ke sana.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Tôi không biết bạn thế nào nhưng nếu họ xây, thì đó là nơi tôi sẽ đến.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Δε ξέρω για σας, αλλά αν το φτιάξουν, εγώ θέλω να πάω εκεί.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Не знам за вас, но ако го построят, бих отишъл там.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.Не знаю, как вы, но они построили её и я как раз сейчас туда собираюсь поехать.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.אני לא יודע מה אתכם, אבל אני מתכוון ללכת לשם.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.لا أعرف عنكم لكنهم إن بنوها، فذلك المكان ما ارغب بالذهاب إليه.
Bunu inşa ettiler mi bilmiyorum, ama ederlerse gideceğim yer orası.ご清聴ありがとうございました。
Bu olursa Monako Prensesi'ni görmeye gideceğim.Ha ez megtörténik, akkor megyek, megkeresem a monacói hercegnőt.
Bu olursa Monako Prensesi'ni görmeye gideceğim.Si ça arrive, j'irai voir la Princesse de Monaco.
Bu olursa Monako Prensesi'ni görmeye gideceğim.Αν γίνει αυτό θα αρχίσω να βγαίνω με την Πριγκίπισσα του Μονακό.
Bu olursa Monako Prensesi'ni görmeye gideceğim.اذا حدث هذا فسأواعد اميرة موناكو
Burası hedef noktamız olsun, bu noktadan buraya gideceğimizi düşünelim. .이 점(6,0)을 끝으로 놓고, (−3,6)에서 (6,0)까지 점이 이동한다면
Burası hedef noktamız olsun, bu noktadan buraya gideceğimizi düşünelim. . Burada y'deki değişim ne kadar?Pokud bereme tenhle bod jako koncový a představíme si, že jdeme odsud k tomuto bodu, jaká bude změna 'y'?
Burası hedef noktamız olsun, bu noktadan buraya gideceğimizi düşünelim. .Si nous considérons cela comme notre point de fin, si nous imaginer que nous allez d'ici là, ce qui est
Burası hedef noktamız olsun, bu noktadan buraya gideceğimizi düşünelim. .اذا اعتبرنا ان هذه نقطة النهاية، اذا تخيلنا اننا ننتقل من هنا الى تلك النقطة، ما هو
Bu yüzden ben gideceğim.Ezért megyek én.
Bu yüzden ben gideceğim.Γι' αυτό θα πάω εγώ.