Ana içeriğe geç
Sözlük

gideceğim ile cümle

gideceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Askere gideceğimi duyduğuna üzülen tek kişi sensin.Ты единственная, кто печален, услышав, что я иду в армию.
Askere gideceğimi duyduğuna üzülen tek kişi sensin.أنتي الوحيدة التي تشعر بالحزن لأنني ذاهب إلى الجيش
Askere gideceğimi duyduğuna üzülen tek kişi sensin.家でも"学費が高いからちょうど良かった" なんて言われてさ
Babamı görmeye gideceğim.Oui, je vais voir mon père. Je ne peux vraiment pas.
Ba,s üstüne. Valilik devlet simyacısı bürosuna gidecegim, degil mi?Jeg går hen på Statsalkymistkontoret, ikke?
Ba,s üstüne. Valilik devlet simyacısı bürosuna gidecegim, degil mi?Kan jag gå till statsalkemistkontoret?
Ba,s üstüne. Valilik devlet simyacısı bürosuna gidecegim, degil mi?Vado all'ufficio di prefettura degli Alchimisti di Stato, giusto?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Är det långt kvar, mr Han?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Er der langt igen, Han?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Herra Han, onko vielä pitkä matka?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Mr. Han, o nosso destino ainda é muito longe?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Panie Han, daleko jeszcze?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Signor Han, è ancora lontana la nostra destinazione?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Sr. Han, ¿falta mucho para llegar?
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Κύριε Χαν, αργούμε να φτάσουμε;
Bay Han, gideceğimiz yere daha çok var mı?Мистер Хан, нам ещё далеко идти?
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Ada beberapa buku yang harus ku baca, jadi aku akan pergi.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Con cần phải đọc một số sách, nên con đi thôi.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim. Hey... Şimdi durablir ve geri taşınabilirsin.Имам няколко книги да прегледам, така че просто ще си отида.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Ho alcuni libri da sfogliare, quindi vado.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Ich muss noch einige Bücher durchgehen, deswegen gehe ich lieber.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Ik heb wat boeken die ik nog moet inzien, dus ik zal gewoon gaan.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Jag har några böcker å tittaigenom, så jag tar å går.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.J'ai des livres à lire alors, je vais y aller.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Trebuie sa ma uit peste niste carti, asa ca am plecat.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Έχω κάτι βιβλία να διαβάσω, γι'αυτό θα φύγω.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.Мне еще нужно кое-какие книги проглядеть, так что я пойду.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.יש לי ספרים לעיין בהם, אני פשוט אלך.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.لدي بعض الكتب لمراجعتها لذا سأغادر فقط
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.ねえ・・
Bazı nedenleri ile gideceğim.Eu vou enumerar algumas das razões.
Bazı nedenleri ile gideceğim.Πάω να περάσω από μερικούς από τους λόγους.
Bazı patronları görmeye gideceğim. Buralardaym.Je dois effectuer une visite de courtoisie à un protecteur local. <i>Restaurant Tori-ya</i>
Bazı patronları görmeye gideceğim. Buralardaym.Нанесу визит некоторым покровителям, которые здесь живут.
Bazı patronları görmeye gideceğim.Szmat czasu.
Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Finché non crederete di avere le ossa rotte.
Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Kieputan niin että luita kolottaa.
Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Skaka er tills skelettet värker...
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Anh ta bảo "Tôi sẽ đến Bỉ bởi vì tôi yêu một người phụ nữ ở đó.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.A on: "Pôjdem do Belgicka lebo je tam žena, ktorá sa mi páči.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Azt mondta, "El fogok menni Belgiumba mert van ott egy nő aki tetszik nekem.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Él: "Iré a Bélgica porque hay una mujer allí que me gusta.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.E lui, "Vado in Belgio perché là c'è una donna che mi piace.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Er sagte: "Ich werde nach Belgien gehen, weil dort eine Frau ist, die ich gern mag.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Hij zei: "Ik ga naar België want er is daar een vrouw waar ik een oogje op heb.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Il a dit, " Je vais aller en Belgique parce qu'il y a une femme qui me plait.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.이렇게 답했습니다. "벨기에로 갈겁니다. 좋아하는 여자가 거기 있거든요.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Odpowiedział: "Jadę do Belgii, bo mieszka tam kobieta, która mi się podoba.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var."Plec în Belgia, e acolo o femeie pe care o plac."
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var."Vou para a Bélgica, "porque vive lá uma mulher de quem eu gosto.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Είπε: "Θα πάω στο Βέλγιο επειδή είναι εκεί κάποια που μου αρέσει.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Він відповів: "Поїду до Бельгії. Там є жіночка, яка мені до вподоби.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Он ответил: "Я поеду в Бельгию. Там живёт женщина, которая мне нравится.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.Той каза: "Ще отида в Белгия, защото там живее жена, която харесвам.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.הוא אמר, "אני אסע לבלגיה כי יש שם אישה שמצאה חן בעיני.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.قال : " سأذهب إلى بلجيكا لأنه توجد امرأة هناك أحلم بها.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.好きな女がいるんだが 結婚してる だから旦那と別れさせるのさ」
Ben askere gideceğim diye bu kadar mutlu musun?Apa kau ini senang melihat aku pergi ke wajib militer?
Ben askere gideceğim diye bu kadar mutlu musun?Är du så lycklig att jag åker till lumpen?
Ben askere gideceğim diye bu kadar mutlu musun?Atat de fericita este sa ma vezi ca plec in armata?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gideceğim ile cümle - Sayfa 19 - gideceğim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App