Korkuyorsun gibi görünüyordun.You looked like you were afraid.
Korkmuş gibi görünüyordun.You looked like you were afraid.
Sen eğleniyor gibi görünüyorsun.You seem to be having fun.
Sen âşık gibi görünüyorsun.You seem to be in love.
Âşık gibi görünüyorsunuz.You seem to be in love.
Sen ızdırap içinde gibi görünüyorsun.You seem to be in pain.
Kendinize zarar vermişsiniz gibi görünüyor.You seem to have hurt yourself.
Beni tanıyormuş gibi davranma.Don't act like you know me.
Bana aptalmışım gibi davranma.Don't treat me like I'm stupid.
Anahtarlarımı yanlış yere koymuşum gibi görünüyor.I appear to have misplaced my keys.
Merak etme, turp gibiyim.I assure you I'm in perfect health.
Bir şeyler yiyecek gibi hissediyor musun?Do you feel like eating something?
Tam onun gibi iki tane daha aldım.I bought two more just like that one.
Aradım ve Tom'muşum gibi davrandım.I called and pretended I was Tom.
Tom'u aradım ve senmişsin gibi davrandım.I called Tom and pretended to be you.
Seni bir kitap gibi okuyabilirim.I can read you like a book.
Bugün her zamanki gibi kalbimdesin.You are in my heart today as always.
Ben asla senin gibi olamadım.I could never be like you.
Bunu onun gibi yazabilir miyim?Can I write it like that?
Senin gibi değilim!I'm not like you!
Bana dendiği gibi yaptım.I did as I was told.
Dediğim gibi yaptım.I did as I was told.
Bir adam gibi davran.Behave like a man.
Tom bir bebek gibi uyuyor.Tom is sleeping like a baby.
Tom gibi insanlarla arkadaşlık etmem.I don't associate with people like Tom.
Tom, leopar gibi hızlı koştu.Tom ran as fast as a leopard.
Onun gibi değilim!I'm not like her!
Ben onun gibi değilim!I'm not like her!
Fark ettin mi, bilmem; ama Tom senin kızına abayı yakmış gibi duruyor.I don't know if you've noticed, but Tom seems to have fallen in love with your daughter.
İki bilinmeyenli bir denklem gibiydi hepsi.It was all like a single equation with two unknowns.
Her gün senin gibi biriyle karşılaşmıyorum.I don't meet someone like you every day.
Bunun ne gibi bir faydası olacak, anlamadım.I don't see how that would help.
Bunun ne gibi bir fark yaratacağını anlamış değilim.I don't see how this changes anything.
Bir yetişkin gibi davranmanı bekliyorum.I expect you to behave like an adult.
Kusabilecek gibi hissediyorum.I feel like I might throw up.
Bir aptal gibi hissediyorum.I feel like a fool.
Kendimi bir yabancı gibi hissediyorum.I feel like an outsider.
Ağlayabilirim gibi hissediyorum.I feel like I could cry.
Bütün gün uyuyabilirim gibi hissediyorum.I feel like I could sleep all day.
Günlerdir uyumadım gibi hissediyorum.I feel like I haven't slept for days.
Zaten biliyorsun gibi hissediyorum.I feel like I know you already.
Zaten biliyormuşsun gibi hissediyorum.I feel like I know you already.
Ben seni tanıyorum gibi hissediyorum.I feel like I know you.
Çıldırıyor gibi hissediyorum.I feel like I'm going mad.
Aklımı kaybediyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm losing my mind.
Böyle bir aptal gibi hissediyorum.I feel like such a fool.
Gerçekten aptal gibi hissediyorum.I feel really stupid.
Kendimi sanki hiç seçeneğim yokmuş gibi hissettim.I felt as if I had no choice.
Büyük bir aptal gibi hissediyordum.I felt like a big fool.
Kendimi gerçekten oraya aitmişim gibi hissettim.I felt like I really belonged there.
Kendimi gerçekten oraya aitmiş gibi hissettmiştim.I felt like I really belonged there.
Tom'a ihanet ediyormuşum gibi hissettim.I felt like I was betraying Tom.
İzinsiz giriyorum gibi hissediyordum.I felt like I was intruding.
Hayatım sona erdi gibi düşündüm.I felt like my life was over.
Böyle bir aptal gibi hissediyordum.I felt like such an idiot.
Bir bira içtim ve çok sarhoş olmuş gibi davrandım.I had one beer and pretended to be very drunk.
Tom'u seviyormuş gibi davranmaktan nefret ediyorum.I hate pretending I like Tom.
Eğleniyorum gibi davranmaktan nefret ediyorum.I hate pretending I'm having a good time.
İlgileniyormuşum gibi davranmaktan nefret ediyorum.I hate pretending I'm interested.
Tom uyumaya korkuyor gibi görünüyor.Tom seems to be afraid to fall asleep.