Bundan hoşlanmış gibi görünüyorsun.You looked like you enjoyed that.
Eğleniyorsun gibi görünüyordun.You looked like you were enjoying yourself.
Bundan benim aldığım kadar çok zevk alıyor gibi görünüyorsun.You seem to be enjoying this as much as I am.
O Hintli gibi görünüyor.She looks like an Indian.
O bir kızılderili gibi görünüyor.She looks like an Indian.
Tom normal olarak diğer insanlarla geçinemiyor gibi görünüyor.Tom seems to be unable to interact normally with other people.
Oldukça iyi bir iş yaptın gibi görünüyor.It looks like you did a pretty good job.
Yağmur yağacak gibi görünüyor. Pencereleri kapatmalıyız.It looks like rain. We should close the windows.
Birinin sorunu olduğunda Tom hissedebiliyor gibi görünüyor.Tom seems to be able to sense when someone is in trouble.
Tom başı dertteymiş gibi görünmüyordu.Tom didn't sound as if he was in trouble.
Tom'un başı tekrar belada gibi görünüyor.It sounds like Tom is in trouble again.
Sanki kızım onun gerçek annesi olmadığımın biraz farkında gibi görünüyor.It seems as if my daughter is faintly aware that I'm not her real mother.
O uyuyormuş gibi davrandı.He pretended to be asleep.
O harika bir fikir gibi görünüyor.That sounds like a great idea.
Yağmur yağacak gibi göründüğü için onu yüzmeye gitmekten vazgeçirdim.I discouraged him from going swimming because it looked like it was going to rain.
Yaşam bir sabun köpüğü gibidir.Life is like a soap bubble.
Tereyağından kıl çeker gibi.It's like shooting fish in a barrel.
Tom sünger gibi içer.Tom drinks like a fish.
Büyük bir tane yakaladın gibi görünüyor.It looks like you've hooked a big one.
Balıklar bu sabah oltaya vuruyor gibi görünmüyor.The fish don't seem to be biting this morning.
Tom'un neden bizimle balık avlamaktan hoşlanmıyor gibi görünmediğini merak ettim.I wondered why Tom didn't seem to enjoy fishing with us.
Benim bildiğim gibi yapalım.Let's do it my way.
Tom benim gibi olmak istiyor.Tom wants to be like me.
Onun gibi bir şapka istiyorum.I'd like a hat like that.
Seninki gibi bir araba istiyorum.I'd like a car like yours.
Bunun gibi daha fazla günler istiyorum.I want more days like this.
Sadece senin gibi olmak istiyorum.I wanted to be just like you.
Tom onu istiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to want that.
Tom'un tek derdi para gibi görünüyor.All Tom seems to want is money.
Tom'un tek istediği para gibi görünüyor.All Tom seems to want is money.
Tom Mary'ye yardım etmek istiyor gibi görünüyor.Tom seems to want to help Mary.
Köleler gibi yaşamak ister misin?Do you want to live like slaves?
Tom babası gibi olmak istiyor.Tom wants to be like his father.
Tom asla uyumak istiyor gibi görünmüyor.Tom never seems to want to sleep.
Tom babası gibi olmak istedi.Tom wanted to be like his father.
Senin gibi dans etmeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn to dance like you.
Senin gibi ateş etmeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn to shoot like you.
Tom'u evindeymiş gibi hissettirmek istedim.I wanted to make Tom feel at home.
Seni kendi evindeymiş gibi hissettirmek istedim.I wanted to make you feel at home.
Tom yardımımızı istiyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to want our help.
Tom birçok şey istiyor gibi görünüyor.Tom seems to want a lot of things.
Buradaki hiç kimse yardımımızı istiyor gibi görünmüyor.No one here seems to want our help.
Bu hiç olmamış gibi davranmak istiyorum.I want to pretend it never happened.
Bunu yapmak istemiyorum gibi değil.It's not like I don't want to do it.
Ne yapacağını bilmek istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want to know what to do.
Evet dememi istiyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to want me to say yes.
Bunun gibi sorunlarla kendim baş edebilirim.I'm capable of dealing with problems like this myself.
Bir çocuk gibi davranmayı bırak.Quit behaving like a kid.
Bebek gibi davranmaya son ver.Stop acting like a baby.
Bebek gibi davranmayı kes!Quit acting like a baby.
Tom'un ona zarar vermek gibi bir niyetimiz olmadığını bilmesini istiyorum.I want Tom to know we mean him no harm.
Bizimle gelmek istemiyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to want to come with us.
Mahkumlar gibi hissetmeni istemiyorum.I don't want you to feel like prisoners.
Neden her zaman tartışmak istiyor gibi görünüyorsun?Why do you always seem to want to argue?
Tüm krediyi almak istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want to take all the credit.
Her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorum.I want everything back to the way it was.
Tom ve Mary gerçekten öpüşmek istiyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to really want to kiss.
Seninle bunun dışında konuşmamı istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want me to talk you out of it.
Başarılı olmamı istemiyorsun gibi görünüyor.It seems that you don't want me to succeed.
Büyüyünce aynı senin gibi olmak istiyorum.When I grow up, I want to be just like you.