Bebek derin bir uykuda gibi görünüyordu.The baby seemed to be in a deep sleep.
Avrupa'nın Çin yemekleri, Çin'in Çin yemekleri gibi değildirler.Europe's Chinese food is nothing like China's Chinese food.
Bir çocuk gibi ağlama!Don't cry like a child!
O, annesi gibidir.She's like her mum.
O, bu akşam Nelson gibi davranıyor.He is behaving like Nelson this evening.
Basitleştirilmiş Fransızcayla yeniden yazılmış ünlü romanlar gibi şeyler okuyorum.I'm reading things like famous novels which have been rewritten in simplified French.
Onlar evli yaşamdan sıkılmış gibi görünüyorlar.It seems that they're bored of married life.
Japonya'da Kyoto ve Nara gibi güzel şehirler vardır.In Japan there are beautiful cities, for example Kyoto and Nara.
Piknik için harika bir gün gibi görünüyor.It looks like a great day for a picnic.
Senin saçın bahar gibi kokuyor.Your hair smells like spring.
İyi bir koç oyuncularına bir baba gibidir.A good coach is like a father to his players.
O, sahip olduğu sayısız evleriyle, zengin olmuş gibi görünüyor.He appears to be wealthy, with the numerous houses he has.
Görüş alanım eskisi kadar geniş değil gibi görünüyor.It seems my field of vision is not as wide as it used to be.
Saatim bozuk gibi görünüyor.Something seems to be wrong with my clock.
Benim masa saati bozuk gibi görünüyor.My clock seems to be broken.
Saatimde bir sorun varmış gibi görünüyor.There seems to be something wrong with my clock.
Bu saatte ters giden bir şey var gibi görünüyor.There seems to be something wrong with this clock.
Bunun gibi bir kuraklığı en son 1998'de yaşadığımıza eminim.I'm sure that the last time we had a drought like this was in 1998.
Gölün suyu bir ayna gibi pürüzsüz.The lake's water is as smooth as a mirror.
Bana bir köpek gibi davranmayın.Don't treat me like a dog.
O, erkek kardeşi gibi çok zekidir.He is very intelligent, as is his brother.
Ateşim var gibi görünüyor.Seems I have fever.
Benim ateşim var gibi görünüyor.It seems I have fever.
Birkaç gün önce yaptığın gibi yüzümü kara çıkarma.Don't let me down like you did the other day.
Fındıkfaresi gibi yorgunum.I am tired like a dormouse.
Roma'da Romalılar gibi davran.When in Rome, do as the Romans.
Tom projenin amacını anlamış gibi görünmedi.Tom didn't seem to understand the purpose of the project.
Tom projenin amacını anlıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand the project's purpose.
O bir rüya gibi.It's like a dream.
Nazik bir kişi gibi görünüyorsun.You seem to be a kind person.
O, kibar bir insan gibi görünüyor.He seems to be a kind person.
Onlar gece geçen iki gemi gibiydi.They were like two ships that pass in the night.
Bu öğleden sonra yağmur yağabilir gibi görünüyor.It seems like it might rain this afternoon.
Bu gece kendimi bir şey yapıyor gibi hissediyorum!Tonight I feel like doing something!
Ülkemizi annemizi sevdiğimiz gibi sevmeliyiz.We must love our country as we love our parents.
Umarım onlar diğerleri gibi uçuşumu geciktirmezler.Hopefully they don't delay my flight like the others.
Benim gibi ol ve bir kadeh şarap iç.Be like me and have a glass of wine.
Harika zaman geçirmişsin gibi görünüyor.It sounds like you had a great time.
Ben kendimi bir milyon dolar gibi hissediyorum.I feel like a million bucks.
O felaketten kurtulmaya çalışmak yerine kederi içinde debeleniyor gibi görünüyordu.She seemed to be wallowing in her grief instead of trying to recover from the disaster.
Karısı bir yabancı gibi görünüyor.His wife seems to be a foreigner.
Ofisim bir domuz ahırı gibi!My office is a pigsty!
O otelin bir ev gibi atmosferi var.That hotel has a homey atmosphere.
Bu, çalışmak gibi görünmüyor.This does not look like studying.
Onlar arılar gibi çalıştılar.They worked like bees.
Espri duygusu yok gibi görünüyor.He seems to have no sense of humor.
Dersler dün başlamış gibi görünüyor.It seems classes began yesterday.
Beni tanıyormuş gibi davranıyorsun; bu bizim ilk görüşmemiz!You're acting like you know me; this is the first time we're meeting!
Kendimi bir beluga balinası gibi hissediyorum!I feel like a beluga whale!
Kendimi bir beyaz balina gibi hissediyorum!I feel like a white whale!
O, sonuçlarla ilgili hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.He seemed disappointed with the results.
Eskiden büyük bir atletmiş gibi görünüyor.It seems that he used to be a great athlete.
O, arabalarımızdan birinin arkasına saklanırken bir ninja gibiydi!He was like a ninja hiding behind one of our cars!
Tom bir haftadır tıraş olmamış gibi görünüyordu.Tom looked as if he hadn't shaved for a week.
Bir hayalet gibi solgun görünüyorsun.You look pale as a ghost.
Bulutlar gittikçe kararıyor ve yağmur yağabilir gibi görünmeye başlıyor.The clouds are getting darker and darker and it's beginning to look like it might rain.
Onun bir soygun gibi görünmesini istiyorum.I want it to look like a robbery.
Bana apandisitin var gibi geliyor.It seems to me you have appendicitis.
Bazen bir kız gibi görünüyorsun.Sometimes you sound like a girl.
Daniel bir palyaço gibi giyinmiş olarak doğum günü partisine geldi.Daniel came to his birthday party dressed as a clown.