Tom umursamıyor gibi yaptı.Tom pretended not to care.
Tom umursamıyor gibi davrandı.Tom pretended he didn't care.
Kuzenim gibi inşaatçılar, sık sık şantiyeye ağır malzemeler taşımak zorundalar.Builders, like my cousin, often have to carry heavy materials to site.
Bir erkek gibi döğüş!Fight like a man!
Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy watching horror movies.
Tom açık havada olmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy being outdoors.
Tom son zamanlarda her zamanki gibi davranmadı.Tom hasn't been his usual self lately.
Erkeksiz bir kadın, bisikletsiz bir balık gibidir.A woman without a man is like a fish without a bicycle.
Kız kardeşinin çalıştığı gibi çalışmalısın.You should study like your sister does.
Senin dudakların güller gibi.Your lips are like roses.
Neden erkeklerin her zaman sekreterleri ile ilişkileri var gibi görünüyor?Why do men always seem to have affairs with their secretaries?
Ninja gibi giyinmiş bir adam gördüm.I saw a man dressed like a ninja.
Onun şeyleri abartmak için bir eğilimi var gibi görünüyor.She seems to have a tendency to exaggerate things.
Onu olduğu gibi bırakamaz mıyız?Can't we leave it as it is?
Duygularını anlıyor gibi hissediyorum.I feel like I understand your feelings.
Bu ifade benim için doğru gibi görünüyor.This phrase seems correct to me.
Bıyıksız bir öpücük bir kase tuzsuz çorba gibidir.A kiss without a mustache is like a bowl of soup with no salt.
Söylediğim gibi, ben hiçbir şey yapmayacağım.As l was saying, I won't do anything.
İnternette bilgi çekmek yangın musluğundan su içmek gibidir.Absorbing information on the internet is like drinking water from a fire hydrant.
Dünyayı seyahat etmekten hoşlanıyor gibi görünüyorsun.It seems you enjoy travelling the world.
Kesinlikle yağmur yağacak gibi hissettiriyor.It certainly feels like it's going to rain.
Onun gibi biriyle evlenmekle aptallık yaptım.I was a fool for marrying someone like her.
Senin gibi bir kadın bulacağımı asla düşünmedim.I never thought I'd find a woman like you.
Tom büyük bir adam gibi görünüyor.Tom sounds like a great guy.
Tom tıpkı benim gibi.Tom is just like me.
Tom her zaman geçici işlerde gibi görünüyor.Tom always seems to be between jobs.
O kişi benim gibidir.That person is like me.
O bir böcek gibi görünüyor.He looks like a bug.
Senin saçın altın gibi parlıyor.Your hair shines like gold.
Bir çocuk gibi davranılmaktan hoşlanmıyorum.I don't like being treated as a child.
O bir balık gibi yüzer.He swims like a fish.
Ben senin gibi değilimI am not like you.
Tom'un enerjisi eksik gibi görünüyor.Tom seems to lack energy.
Tom hasta gibi görünüyor.Tom seems to be sick.
Tom kaybolmuş gibi görünüyor.Tom seems to be lost.
Tom bela arıyor gibi görünüyor.Tom seems to be looking for trouble.
Tom âşık gibi görünüyor.Tom seems to be in love.
Tom sağlıklı gibi görünüyor.Tom seems to be in good health.
Tom eğleniyor gibi görünüyor.Tom seems to be having fun.
Tom mutlu gibi görünüyor.Tom seems to be happy.
Tom asla hasta gibi görünmüyor.Tom never seems to get sick.
Tom asla bir şey bitirecek gibi görünmüyor.Tom never seems to finish anything.
Tom'un daha fazla Mary gibi olması gerekiyor.Tom needs to be more like Mary.
Tom tıpkı sizin gibi.Tom is just like you.
Tom, herkesle iyi geçiniyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to get along well with anyone.
Bu onun ifadesi gibi görünüyor.It seems to be his statement.
Onu olduğu gibi anlatırım.I tell it like it is.
Tom, bir bebek gibi davranıyor.Tom is acting like a baby.
Tom bugün biraz aptalca hareket ediyor gibi görünüyor.Tom seems to be acting a tad foolish today.
Aynı eski sorunla uğraşmaya devam ediyor gibi görünüyoruz.We seem to keep grappling with the same old problem.
O bir balık gibi yüzebilir.He can swim like a fish.
Uzaktan bakıldığında, bu taş bir kişinin yüzü gibi görünüyor.From a distance, that stone looks like a person's face.
Ve, bu da yetmezmiş gibi, o İbranice okuyabilir.And, to top it all off, he can read Hebrew.
Baba, içki içmişsin gibi kokuyorsun.Daddy, you smell like you've been drinking.
Üzüm ve şeftali gibi meyvelerden hoşlanırım.I like fruit such as grapes and peaches.
Karı ve koca arasındaki kavga, bir bahar gününün yağmuru gibidir.A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle.
Benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın.You're a drug addict like me!
Sen benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın!You are a drug addict like me!
Hiç kendini üzgün bir panda gibi hissediyor musun?Do you ever feel like a sad panda?
Bir fil gibidir.It's like an elephant.