Ana içeriğe geç
Sözlük

gibi ile cümle

gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom oğlunun benim gibi yetişmesini istemiyor.Tom doesn't want his son to turn out like me.
Tom kendine güveni var gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to have any self-confidence.
Tom hiç şansı var gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to have any luck at all.
Tom toplantıları yönetmekten gerçekten anlıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't really seem to understand how to run meetings.
Tom eskisi gibi Mary'yi sevmiyor.Tom doesn't love Mary like he used to.
Tom kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.Tom doesn't like greasy food such as spareribs.
Tom Mary gibi kızları sevmez.Tom doesn't like girls like Mary.
Tom çok dindar gibi gözükmüyor.Tom doesn't appear to be very religious.
Tom onu önerdiğin gibi yaptı.Tom did it as you suggested.
Tom tam olarak Mary'nin ona yapmasını söylediği gibi yaptı.Tom did exactly as Mary told him to do.
Tom önerdiğin gibi yaptı.Tom did as you suggested.
Tom kesinlikle Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.Tom definitely seems to be interested in Mary.
Tom dün gece Mary'yi rahat ettiriyor gibi görünmüyordu.Tom couldn't seem to put Mary at ease.
Tom Mary'nin ağlamasını durduruyor gibi görünmüyordu.Tom couldn't seem to get Mary to stop crying.
Tom sekiz yaşından önce bir balık gibi yüzebiliyordu.Tom could swim like a fish before he turned eight.
Tom Mary gibi bir kadına asla âşık olmadı.Tom could never fall for a woman like Mary.
Tom kesinlikle ne hakkında konuştuğunu biliyormuş gibi konuşuyor.Tom certainly talks as if he knows what he's talking about.
Tom kesinlikle gelmeyi planlıyor gibi görünüyor.Tom certainly sounds like he's not planning to come.
Tom kesinlikle zengin bir aileden geliyor gibi görünüyor.Tom certainly sounds like he comes from a rich family.
Tom kesinlikle ne hakkında konuştuğunu biliyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to know what he's talking about.
Tom kesinlikle dersini almış gibi görünüyor.Tom certainly seems to have learned his lesson.
Tom kesinlikle mizah duygusuna sahip gibi görünüyor.Tom certainly seems to have a sense of humor.
Tom kesinlikle Mary ile konuşmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy talking with Mary.
Tom kesinlikle köpeği ile yüzmekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy swimming with his dog.
Tom kesinlikle Mark Twain'i okumaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy reading Mark Twain.
Tom kesinlikle Mary'nin şirketinden hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy Mary's company.
Tom kesinlikle yaşamı seviyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy life.
Tom kesinlikle tarafsız gibi görünüyor.Tom certainly seems to be unbiased.
Tom kesinlikle Mary ile çok zaman geçiriyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to be spending a lot of time with Mary.
Tom kesinlikle Mary'den daha etkili gibi görünüyor.Tom certainly seems to be more effective than Mary.
Tom Mary'den kesinlikle geçinmesi daha kolay gibi görünüyor.Tom certainly seems easier to get along with than Mary.
Tom kesinlikle geçen cuma gecesi partiden hoşlanıyor gibi görünüyordu.Tom certainly seemed to enjoy the party last Friday night.
Tom kesinlikle zengin gibi görünüyor.Tom certainly looks like he's rich.
Tom kesinlikle bir döğüşü başlatmak istiyor gibi görünüyor.Tom certainly looks like he wants to start a fight.
Tom kesinlikle Mary'ye yardım etmeyi umursuyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to mind helping Mary.
Tom kesinlikle ne yaptığını biliyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to know what he's doing.
Tom kesinlikle sözünden dönecek bir insan tipi gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem like the kind of person that would back down.
Tom kesinlikle seksenin üzerindeymiş gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't look like he's over eighty.
Tom'un eskisi gibi gücü yok.Tom certainly doesn't have the power he used to.
Tom'un kesinlikle eskisi gibi parası yok.Tom certainly doesn't have the money he used to.
Tom o karışıklıktan bir gül gibi kokarak çıktı.Tom certainly came out of that mess smelling like a rose.
Tom kesinlikle hemen silahına sarılmış gibi görünüyor.Tom certainly appears to have jumped the gun.
Tom kesinlikle eğleniyor gibi görünüyordu.Tom certainly appeared to be enjoying himself.
Tom kesinlikle sarhoş gibi davrandı.Tom certainly acted drunk.
Tom gözlerini Mary'den ayıramıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to keep his eyes off Mary.
Tom kötü soğuk algınlığından kurtulamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to get rid of his nasty cold.
Tom Mary'nin ölümünü atlatamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to get over Mary's death.
Tom iyi bir iş bulamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to find a decent job.
Tom verilerine erişecek gibi görünmüyor.Tom can't seem to access his data.
Bu Tom'u öldürmek için kullanılan silah olabilir gibi görünüyor.This looks like it might be the weapon that was used to kill Tom.
Tom biraz kilo vermiş gibi görünüyor.It looks like Tom has lost a little weight.
Tom'un toplantıya gelmediği hakkında haklıymışım gibi görünüyor.It looks like I was right about Tom not showing up for the meeting.
Oda sanki birisi sigara içiyormuş gibi kokuyordu.The room smelled like someone had been smoking.
Ben ne dersem deneyeyim, ben sigarayı bırakır gibi görünemiyorum.No matter what I try, I can't seem to give up smoking.
Geçen hafta yaptığımız gibi gidip kör kütük sarhoş olalım.Let's go get snockered like we did last weekend.
Gözleri bir leoparınkiler gibi.His eyes are like those of a leopard.
Geçen yüzyılda onlar Tom gibi birini tımarhaneye atacaklardı.Last century they would have just thrown someone like Tom into a lunatic asylum.
Kadınları anlıyormuş gibi davranmam.I don't pretend to understand women.
Tom Mary'nin şiirini anlamış gibi yaptı.Tom pretended to understand Mary's poem.
Tom, Mary'nin onun yapmasını istediğini anlamamış gibi davrandı.Tom pretended he didn't understand what Mary wanted him to do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod