Düşündüm gibi, Catherine sonuçta güzel bir kız.As I thought, Catherine is a beautiful girl after all.
Püskürme azalıyor gibi görünüyor.The eruption seems to be waning.
Bugün Tom aklında çok şey var gibi görünüyordu.It looked like Tom had a lot on his mind today.
Büyük kızım Magdalena bir melek gibidir.My elder daughter Magdalena is like an angel.
Bana çocuk gibi davrandın.You treated me like a child.
Dediğin gibi, Rusça çok zor!As you say, Russian is very hard!
Dediğiniz gibi, Rusça çok zor!As you say, Russian is very hard!
Sen beni tanıyorsun gibi görünüyor ama ben seni tanımıyorum.It seems like you know me, but I don't know you.
Çok akıllı gibi görünüyorsun.It looks like you're pretty clever.
Bir dalkavuk gibi davranırsanız bir dalkavuk gibi davranılırsınız.If you behave like a lackey, you're treated like a lackey.
Bir hizmetçi gibi davranırsan, bir hizmetçi gibi davranılırsın.If you behave like a servant, you'll be treated like a servant.
Eğer bir dalkavuk gibi davranırsan sana da bir dalkavuk gibi davranırlar.If you behave like a flunky, you'll be treated like a flunky.
Bir uşak gibi davranırsan bir uşak gibi davranılırsın.If you behave like a lackey, you'll be treated like a lackey.
Ankara'da, tüm mevsimler kış gibi.In Ankara, all the seasons are like winter.
Bir şey unutuyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm forgeting something.
Bir yerli gibi yabancı bir dili konuşmayı gerçekten öğrenebilir miyiz?Can we really learn to speak a foreign language like a native?
Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?Do you think it's possible for me to ever sound like a native speaker?
Bir yerli gibi konuşacağımı sanmıyorum ve gerçekten konuşmam gerektiğini sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker and I don't really think I need to.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım bir yerli gibi sesletim yapacağımı sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker no matter how much I try.
Onun bir yerli konuşur gibi sesletim yapacağını sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker.
Bir yerli gibi konuşmama gerek yok, ben sadece akıcı olarak konuşabilmeyi istiyorum.I don't need to sound like a native speaker, I just want to be able to speak fluently.
Ben ölecek gibi hissettim.I felt like I would die.
Pes. Ben ne yaparsam yapayım, asla memnun gibi görünmüyorsun.I give up. No matter what I do, you never seem to be satisfied.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Yerli bir konuşmacı gibi konuşmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn to sound more like a native speaker.
Keşke bir yerli gibi İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English like a native speaker.
Senin gibi bir kız arıyorum.I've been looking for a girl like you.
Bir yerli konuşan gibi ses çıkarmak istiyorsan bu çok iş gerektirir.If you want to sound like a native speaker, it'll take a lot of work.
Bir yerli konuşucu gibi görünmek istiyorsan, mümkün olduğunda yerli konuşucuları dinle.If you want to sound like a native speaker, listen to native speakers whenever possible.
Bu gibi durumlarda, bir tabanca kullanışlı gelebilir.In situations like these, a gun might come in handy.
Bu gibi durumlarda sakin kalmak en iyisidir.In situations like these, it's best to remain calm.
Bu kursta, daha çok bir yerli gibi konuşmanıza yardım ederek zaman geçireceğiz.In this course, we'll spend time helping you sound more like a native speaker.
O biraz keyifsiz gibi görünüyor.It looks like she is a little under the weather.
Hırsız pencereden girmiş gibi görünüyor.It looks like the thief came in through the window.
Gitsek iyi olur gibi görünüyor.It looks like we'd better leave.
Bu gece burada kalacağız gibi görünüyor.It looks like we're going to be staying here tonight.
Paramız tükeniyor gibi görünüyor.It looks like we're running out of money.
Suyumuz bitiyor gibi görünüyor.It looks like we're running out of water.
Kış burada kalmak gibi görünüyor.It looks like winter is here to stay.
Bu o zaman güzel bir fikir gibi görünüyordu ama keşke onu yapmasaydım.It seemed like a nice idea at the time, but I wish I hadn't done it.
İlk kez dün karşılaştık gibi geliyor.It seems like just yesterday that we first met.
Sonunda Yaz buraya geldi gibi görünüyor.It seems like summer is finally here.
Yağışlı sezon nihayet bitti gibi görünüyor.It seems like the rainy season is finally over.
Biraz geç kalacağız gibi görünüyor.It seems like we're going to be a little late.
Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmışsın gibi görünüyor.It seems like you got up on the wrong side of the bed this morning.
Tek seçeneğin gitmek gibi görünüyor.It seems like your only choice is to go.
Yeni bir susturucuya ihtiyacın var gibi görünüyor.It sounds like you need a new muffler.
Yeni frenlere ihtiyacın var gibi görünüyor.It sounds like you need new brakes.
İletişim kurmak için yerli bir konuşmacı gibi konuşmanız gerekmez.It's not necessary to speak like a native speaker in order to communicate.
Eskiden yaptığımız gibi parkta yemek yiyelim.Let's eat in the park like we used to.
Silgini kullanabilir miyim? Benimkini kaybettim gibi görünüyor.May I use your eraser? I seem to have lost mine.
Yabancı bir dil öğrenen birçok kişi bir yerli gibi asla konuşanaz.Most people studying a foreign language will never be able to speak like a native speaker.
Her zaman yapmayı istediğim bir şey senin gibi yemek yapmasını öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn how to cook like you.
Bazen ilerleme kaydedemiyormuşuz gibi görünebilir.Sometimes it may seem like we're not making any progress.
Her zaman yapacak bir şey var gibi görünüyor.There always seems like there is something to do.
Buralarda yaşayan biri var gibi görünmüyor.There doesn't seem to be anyone living around here.
Daha çok yerli bir konuşmacı gibi ses çıkarmak için ne yapabilirim?What can I do to sound more like a native speaker?
İletişim kurmak için bir anadil konuşuru gibi ses çıkarmak zorunda değilsin.You don't have to sound like a native speaker in order to communicate.
Anlaşılmak için yerli konuşmacı gibi konuşmana gerek yok.You don't need to sound like a native speaker in order to be understood.
Anlaşılmak için bir yerli konuşucu gibi ses çıkarmana gerek yok.You don't need to sound like a native speaker to be understood.