Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Dit komt uit een groot reizend beeldenproject dat hij doet.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.E isto é de um grande projeto de escultura itinerante que ele está a fazer.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Et c'est tiré d'un grand projet de sculpture qu'il a entrepris.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Ez egy nagy utazó szobor projektből van, amin dolgozik.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Iar asta e dintr-un mare proiect de sculptură de călătorie pe care îl face.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.이건 그가 진행중인 대형 여행 조각 프로젝트의 한 작품이고요
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Questo fa parte di un grande progetto di scultura itinerante che ha ideato.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Toto je z projektu obrovskej putovnej sochy, ktorý robí.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Und dies ist von seinem Projekt reisender Skulpturen das er macht.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Và tác phẩm này lấy từ một dự án điêu khắc du lịch lớn mà ông đang làm.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.Y esto es de un proyecto de una gran escultura itinerante que está haciendo.
Bu büyük heykelcilik projesinin... ...gezisinden bir resim.大規模な移動展示品の1つです これはエステル・ウィロースビーの作品です
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Ihn ablaufende Schau!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Katsokaa häntä pakoilu!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Nézz rá fut ki!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Nó bỏ chạy kìa!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Olhe para ele correr!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Podívejte se na něj uteče!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Pozrite sa na neho utečie!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Se ham løbe væk!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Spójrz na niego ucieka!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Uită-te la el fugi!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Κοιτάξτε να τρέχει μακριά!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Имате ли си гадже?
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Подивіться на нього втікати!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.תראה אותו בורח!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.إنظروا إليه يهرب!
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan이 시는 1896년 남부 알래스카에 포교활동을 하러 온 선교사에게
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan1896年 伝道者に聞かせました
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.A fost spus de un indian Kwakutl anonim, din sudul Alaskăi, unui misionar în 1896 şi iată-l!
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Den berättades av en anonym Kwakiutl-indian i södra Alaska för en missionär 1896, och här är den.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Egy névtelen dél-alaszkai Kwakutl indián mondta el egy misszionáriusnak 1896-ban, és most halljuk.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Ein nicht bekannter Kwakutl Indianer in Süd-Alaska erzählte es einem Missionar im Jahr 1896, und hier ist es:
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Foi contado por um índio kwakutl do sul do Alasca a um missionário em 1896, e é assim.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Fue contado por un indígena anónimo Kwakutl del Sur de Alaska a un misionero en 1896, aquí va.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Fu raccontato da un anonimo indiano Kwakutl dell'Alaska del sud ad un missionario, nel 1896.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Il a été dit par un anonyme, un Indien Kwakutl du Sud de l'Alaska, à une missionnaire en 1896, et le voici.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Nó được một người da đỏ Kwakult vô danh ở phía nam Alaska kể cho một nhà truyền giáo vào năm 1896.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Pesem je povedal anonimen kwakutlski Indijanec iz južne Aljaske nekemu misijonarju leta 1896.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Tuto báseň vyprávěl neznámý Indián z jižní Aljašky, misionářovi v roce 1896 a zde je.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Разана е от анонимен индианец-куакутл от южна Аляска на мисионер през 1896, ето я.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olanZostał wyrecytowany przez pewnego Indianina z plemienia Kwakutl z południowej Alaski misjonarzowi w 1896.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olanОно было рассказано миссионеру южной Аляски неизвестным индейцем из племени квакутл в 1896 г.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olanסיפר אותו אינדיאני אלמוני משבט קווקוטל מדרום אלסקה
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olanقالها مجهول من هنود الكواكتل في جنوب ألاسكا
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Das war einer seiner ersten Auftritte als Vizepräsident in Afrika.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Đó là một trong các chuyến đi đầu tiên của ông với tư cách Phó Tổng Thống tới một quốc gia châu Phi.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Es una de las primeras salidas a un país africano como vice presidente.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Et ce fut l'un de ces premiers déplacement en Afrique en tant que vice-président.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Ez volt az egyik első afrikai szereplése alelnökként.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Foi uma das suas primeiras visitas como vice-presidente a um país africano.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Hij is nog niet vaak als vice-president naar Afrika geweest.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.그때 닉슨은 부대통령으로 아프리카를 처음 방문했기 때문에
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Si e una din primele sale vizite in calitate de vicepresedinte intr-o tara africana.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.To jedna z jego pierwszych wizyt w kraju afrykańskim jako wiceprezydent.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Това е едно от първите му излизания като вицепрезидент в африканска страна.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Это был один из его первых визитов в африканские страны в качестве вице-президента.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.זו אחת ההופעת הראשונות שלו כסגן הנשיא למדינה אפריקאית.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.و كانت تلك أولى زياراته لدولة إفريقية كنائب للرئيس.
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.何をすべきかよく分からず