Motorlu teknelerle birkaç saatlik gezintiler organize edilebiliyor.Po hladině se konají vyhlídkové jízdy motorovou lodí.
Ancak Kırmızı Prens gezintiyi tamamlayamamalıdır.Desigur, el vrea ca Prințul Roșu să nu poată face același lucru pornind de la Castelul Roșu.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Duminicile, obișnuia să facă plimbări lungi în pădure.
Yaklaşık bir kilogram yabani enginarı toplamak, ancak birkaç saat kır gezintisi yapılmasıyla mümkün olur.Ridichea ajunge să cântărească mai mult de 1 kg, totuși se poate recolta când este mică.
Şamanlar ise bu tür gezintileri bilinçli halde yapabilirler.Simșii pot primi suveniruri din aceste vacanțe.
Kent kanalları artık çoğunlukla yük ya da yolcu ulaşımı için değil, tekne gezintileri için kullanılmaktadır.A csatornákat ma már csak teherszállításra illetve szabadidős hajózásra használják.
Sonrasında Goethe bu gezintiyi Italian Journey'de anlattı.Ideutazásának élményeit Goethe is leírta az Utazás Itáliában című művében.
Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkânlar vardır.Az utca mindkét oldalán éttermek, üzletsorok vannak.
Geniş bir bölgede şişirme botlarla gezinti yapmak mümkündür.Alueen vesissä voi jopa törmätä mahtavaan valashaihin.
Gezinti sırasında yaban domuzu ya da ceylanları görmek mümkündür.Από το λιμάνι μπορεί κανείς να επισκεφθεί το Άγιον Όρος ή τα κοντινά νησάκια Δρένια.
Sahilde gezinti yaptık.Πήγαμε για βόλτα στην παραλία.
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.Tyrion, der ønsker at se "kanten af verden" ledsager dem.
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.I Reisen til Ixtlan går veien til målet ved at man lærer å 'stanse verden'.»
Doğu limanı ise günümüzde artık yalnızca gezinti teknelerini barındırır.I dag brukes den tidligere havnen bare av fritidsbåter.
İkisi zaman zaman Mânâ gezinti yeri`ne gitmekte gezinmekte, sohbet etmektedirler.Begge reiser av og til bort.
Sayfalar arasında gezinti tuşunu kullanarak veya numaralarla gezinebilir (hızlı arama).Marga laju dapat digunakan dengan (diam) berdiri maupun berjalan di atasnya.
Gezintinin sonunda, Augustus ve Hazel öpüşürler ve oradaki turistler onları alkışlar.Pada akhir tur, Augustus dan Hazel berbagi ciuman romantis, dengan tepuk tangan dari penonton.
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.Tyrion đi theo Jon vì muốn nhìn thấy "nơi tận cùng của thế giới".
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.ティリオンは世界の果てを見たいと望み同行する。
Birçok gezinti gemisi bir hafta boyunca adada duraklamaktadır.彼らはそんな島で1週間を過ごそうというのだ。
Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkânlar vardır.通りの両側には家と店がある。
Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı.欧米の中長距離路線で活躍した。
Kent kanalları artık çoğunlukla yük ya da yolcu ulaşımı için değil, tekne gezintileri için kullanılmaktadır.この運河は貨物輸送用であり、旅客交通は観光船を除き航行できない。
Sonrasında Goethe bu gezintiyi Italian Journey'de anlattı.歌德在《意大利游记》中描述了他的意大利之旅。
Çok yönlü bir sürücü olan Clark, Indianapolis 500'de spor araba ve gezinti arabalarıyla yarışmıştır.克拉克是一个多面型的车手,他参加过跑车赛事,房车赛事和印第500。
Eserde 9 kadın bir cami avlusunun dış tarafında iki ayrı grup hâlinde gezinti yapmaktadır.二鬼拍門:雙車逼近對方九宮的一種戰術。
Doğu limanı ise günümüzde artık yalnızca gezinti teknelerini barındırır.今天,老港仅作为当地的游船码头。
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.她因為露娜的一句話「去看看這個世界吧」而踏上旅途。
Birçok gezinti gemisi bir hafta boyunca adada duraklamaktadır.他們打算在島上度過1個星期。
Sonrasında Goethe bu gezintiyi Italian Journey'de anlattı.나중에 그는 그 글을 자신의 여행기인 이탈리아 여행에 받아들였다.
Birçok gezinti gemisi bir hafta boyunca adada duraklamaktadır.כמה אוניות תענוגות עוגנות באי מדי שבוע.
Derelerde kano veya deniz bisikleti ile gezinti yapılabiliyor.Kroz kanjon je moguće jahati ili pješačiti.
Adalarda gezintiFince _ İsveççe _ İngilizceActividades al aire libre en el archipiélagofinés _ sueco _ inglés
Adalarda gezintiFince _ İsveççe _ İngilizceFriluftsliv i skärgårdenfinska _ svenska _ engelska
Adalarda gezintiFince _ İsveççe _ İngilizcePlein air dans l'archipelfinnois _ suédois _ anglais
Adalarda gezintiFince _ İsveççe _ İngilizceUlkoilu saaristossasuomi _ ruotsi _ englanti
Adalarda gezintiFince _ İsveççe _ İngilizceПрогулка по островуфинский _ шведский _ английский
Adalarda gezintiFince _ İsveççe _ İngilizceالتجول في الأرخبيلالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Adalarda gezintiFince _ İsveççe _ İngilizce在群岛里运动芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Ama onların gezintileri var.Aber die haben Karussells.
Ama onların gezintileri var.Maar zij hebben attracties.
Ama onların gezintileri var.Mais ils ont des maneges .
Ana pencerede bir gezintiEen rondleiding door het hoofdscherm
Ana pencerede bir gezintiEn oversigt over hovedskærmen
Ana pencerede bir gezintiEn översikt över huvudskärmen
Ana pencerede bir gezintiUma viagem pelo ecrã principal
Ana pencerede bir gezintiUna muestra de la pantalla principal
Ana pencerede bir gezintiUna panoramica della schermata principale
Ana pencerede bir gezintiКоротка подорож головним вікном
Ana pencerede bir gezintiТур по главному экрану
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Arathornin taittaessa yksinäistä taivaltaan kylmille vuorille
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Enquanto Arathorn fez seu caminho solitário paras as montanhas frias,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Mentre Arathorn attraversava da solo le fredde montagne,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Mientras Arathorn se abría camino en soledad a través de las frías montañas,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Podczas gdy Arathorn przemierzał samotnie zimne góry,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Tandis qu'Arathorn marchait seul en direction des montagnes froides,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Zatiaľ čo Arathorn osamelo putoval do chladných hôr,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,Zatímco Arathorn osaměle putovat do chladných hor,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,И когда Араторн в одиночку пробирался к холодным горам,
Arathor bu yanlız gezintiyi soğuk dağlara yaparken ,ギルラインは待っていた