Ana içeriğe geç
Sözlük

gezegende ile cümle

gezegende kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Havasız ama dünya ile aynı kütle ve yerçekimine sahip bir gezegendeyiz. -Let's assume that there's no air, but it's on a planet of the same mass, so the gravity is the same.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.And it would only be the second disease ever wiped off the face of the planet.
Yıldızların etrafında gördüğümüz her gezegende hayat var mı?Is there life on every planet that you can see around the stars?
Sağ tarafta, gezegende nereye doğru gittiğimize dikkat da etmemiz gerekiyor.On the right, also, we have to take into account the environment of the planet where we are going.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.There are some creatures on this planet already that don't really do aging.
Ki bu gezegende bildiğimiz tek yaşam formu.Which is all the life that we know on the planet.
Eğer 2 mailyar yıl geriye giderseniz, şu anki dünya gibi bir gezegende olmadığınızı görürsünüz.If you go back two billion years, you're not on an Earth-like planet any more.
O bulduklarını gezegendeki hiçbir kemikle eşleştirememişti. ve sonunda dedi ki:He couldn't match it up to any bones on the planet, and he said, Aha!
Nautilus, hayvanların varoluşlarından beri—500 milyon yıldır—bu gezegende bulunmaktadırlar.It's been on this planet since the animals first started -- 500 million years.
Bu gezegendeki her bir eğilim için bir de karşı-eğilim var.It's very slow. For every trend on this planet, there's a counter-trend.
Burası gezegende tamamen bilinmeyen son kalan ufak yerdir.This is where the last little nugget of totally unknown territory remains on this planet.
"Bu gezegende yaşayan herkesin kardeş olduğuna inanıyor musun?" "Evet, evet inanıyorum." dedim.And then they said, "Do you believe that we're all brothers and sisters on this planet?"
Ve bizler kaynaklarý belli olan bir gezegende yaţýyoruz, ve gezegen bu ihtiyaçlarý karţýlayamaz.And so it would seem that if your entire culture is based on,
Gezegendeki yaţamý kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmamýzdýr.If we use other end-use efficiency this much, if we have higher-mileage cars, this much.
Oldukça karmaşık gezegendeki en hızlı görsel algılama sistemine sahiptirler.Oldukça karmaşık gezegendeki en hızlı görsel algılama sistemine sahiptirler.
İkincisi, Dünya Kupası bu gezegende yaşayan herkesin hakkında konuştuğu bir olay.Second, the World Cup is an event which everybody on the planet loves talking about.
Bu nedenle yeteri kadar büyük bir etki, gezegendeki bütün hayatı yok edebilir.A sufficiently large impact may extinguish all complex life on a planet.
Şafak ve alacakaranlık, örneğin Tatooine gibi bir gezegende ortaya çıkabilecek.Dawn and dusk would occur on such a planet as they would on Tatooine.[4]
Oldukça gelişmiş bir ülke olan Wakanda, gezegendeki teknolojik açıdan en gelişmiş ülkedir.A highly developed country, Wakanda is the most technologically advanced nation on the planet.
Okyanuslar, hacimsel olarak gezegendeki yaşanabilir alanın çoğunluğunu sağlar.[1]By volume the ocean provides most of the habitable space on the planet.[2]
Başka bir gezegenden geliyorum.Ich komme von einem anderen Planeten.
O gezegendeki en iyi şarkıcı."Die schlechteste Sängerin der Welt.
Başka gezegende yaşamaktadır.Leben auf fremden Planeten.
Gezegende arabalardan başka bir şey yaşamamaktadır.Es gibt keine Autos mehr, nur noch Flugzeuge.
Ancak gezegende tuhaf giden bir şeyler vardır.Es gibt Eigentümlichkeiten bei jedem Planeten im Weltall.
Bence onun yüzü gezegendeki en güzel yüz.Die Augen sind das Auffälligste in dem Bild.
Başka bir gezegende yaşam olabileceğini düşünemiyorum.J'ai du mal à concevoir qu'il y ait de la vie sur une autre planète.
Başka bir gezegenden biriyle tanışsanız ne yaparsınız?Que feriez-vous si vous rencontriez un homme d'une autre planète ?
Doktor, uzaydaki her yerde İskoçya'nın olduğunu ve her gezegende bağımsızlık ilan ettiklerini söylemiştir.Le Docteur dit à Bill que l'Écosse a demandé l'indépendance partout dans l'univers.
Bence onun yüzü gezegendeki en güzel yüz.Mes yeux errent sur le plus beau paysage du monde.
Diğer çevre kitapları gibi o da insan ırkının gezegendeki etkilerini ele alır.Il arborait, tout comme d'autres, les emblèmes du courant national hongrois.
Her oyuncu rastgele bir gezegende başlar.Tous les joueurs commencent sur une planète similaire à la Terre.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla, hija de Tegan, es la líder de una aldea en el planeta Athos.
Başka gezegende yaşamaktadır.Vive en otro mundo.
Bu gezegende dünyayı bekleyen büyük tehlikeyi öğrenirler.Comprender los grandes retos del planeta.
TARDIS, Xeros adlı gezegendeki Uzay Müzesinin yanına gelir ama bir zaman yörüngesinden atlar.La TARDIS aterriza cerca de un enorme museo espacial en el planeta Xeros, pero se ha saltado hacia el futuro.
Başka gezegenden gelen bir yaratıktır.Dice que es de otro planeta.
Tamara gezegende kalmayı düşünmeye başlar.Basara decide buscar a Sivil en el planeta.
Bence onun yüzü gezegendeki en güzel yüz.Su himno es el Cara al sol.
Ancak gezegende tuhaf giden bir şeyler vardır.Mientras tanto en el espacio exterior algo terrible está por ocurrir.
Başka gezegenden gelen bir yaratıktır.Mamma, io vengo da un altro pianeta?
Gezegende Viking-1 altı yıl, Viking-2 ise üç yıl kaldı.Il Viking 1 rimase operativo per sei anni mentre il Viking 2 per tre.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla Emmagan, figlia di Tagan, era una leader di un villaggio del pianeta Athos.
Oyunun hikâyesi Tuul isimli gezegende geçmektedir.Gli incontri si disputano sul pianeta Senza Nome.
Başka gezegenden gelen bir yaratıktır.В него вселяется существо с другой планеты.
Bence onun yüzü gezegendeki en güzel yüz.Его фигура считалась красивейшей в мире мужской фигурой.
Tamara gezegende kalmayı düşünmeye başlar.Сергей решает отправиться на поиски родной планеты.
Başka gezegende yaşamaktadır.На чужой планете.
O gezegendeki en iyi şarkıcı."«Он – лучший распасовщик на планете».
Uzaylı bir hurdalık gezegende toplanan Doktor, Graham, Yasmin ve Ryan; sonik mayına yakalanır.Роясь на планете-свалке, Доктор, Грэм, Ясмин и Райан попадают под взрыв звуковой мины.
Ancak gezegende tuhaf giden bir şeyler vardır.В пространстве существуют плоскости.
Merkür Güneş Sistemindeki dört yerbenzeri gezegenden biridir ve Dünya gibi kayalık gövdesidir.عطارد هو واحد من أربعة كواكب صخرية في المجموعة الشمسية، وهيئته الصخرية تماثل الأرض.
Başka gezegenden gelen bir yaratıktır.ومثل مغني من كوكب أخر".
Ancak gezegende tuhaf giden bir şeyler vardır.كان لهذه الجبال تأثير غير عادي على طقس الكوكب.
Sadece kadınların yaşadığı bir gezegenden misin?هل أنت من كوكب لا تعيش فيه إلا النساء؟
Warcraft oyunlarının birçoğu Azeroth adı verilen gezegende geçmektedir.A maioria da ação no mundo Warcraft acontece no planeta de nome Azeroth.
Royce, insanların av gibi avlandığı bir oyunda kullanılan bir gezegende olduklarını iddia eder.Royce deduz que está num planeta usado como uma reserva de caça, onde os seres humanos são caçados como jogo.
Diğer çevre kitapları gibi o da insan ırkının gezegendeki etkilerini ele alır.Como outros livros ambientais, discute o impacto que os seres humanos têm causado no planeta.
Başka gezegenden gelen bir yaratıktır.Acredita que sua espécie veio de outro planeta.
Başka gezegende yaşamaktadır.Ele vai para outro planeta!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod