Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Menschen, die gerne Geschichten erzählt hätten, trollen schließlich nächtelang im Internet.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Mensen die graag verhalen hadden verteld, houden de hele nacht lang huis op het internet.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Những người thích thú kể chuyện cuối cùng lại lang thang trên Internet cả đêm.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Oameni cărora le-ar fi plăcut să spună povești sfârșesc pierzând nopțile pe internet.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Pessoas que teriam gostado de contar histórias acabam a provocar na Internet toda a noite.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Tacy, których bawiłoby opowiadanie historii, trolują po nocach w Internecie.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Люди, которые могли бы отлично писать рассказы, всю ночь троллят кого-то в Интернете.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.Люди, які б із задоволенням розповідали історії, всю ніч пишуть дурниці в Інтернеті.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.אנשים שהיו נהנים לספר סיפורים מוצאים עצמם עושים "טרולינג" באינטרנט כל הלילה.
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.الأشخاص الذين استمتعوا بقص القصص ينتهي بهم المطاف يقضون الليل بطوله على الانترنت .
Hikaye anlatmayı sevebilecek insanlar da bütün gece internette geyik yaparlar.一晩中 インターネットで騒いでいる そこでは 文章を書く才能が 暗黒の一面を見せる
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,äkkiä hän lähti hänen jälkeensä, niinkuin härkä menee teuraaksi, niinkuin hullu jalkaraudoissa kuritettavaksi,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,De odată a început să meargă după ea, ca boul care se duce la măcelărie, ca un cerb care aleargă spre cursă,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,egli incauto la segue, come un bue va al macello; come un cervo preso al laccio
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Ele a segue logo, como boi que vai ao matadouro, e como o louco ao castigo das prisões;
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,En seguida se va tras ella, como va el buey al matadero, como un cordero al que lo ata; va como un venado
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Han følger henne straks, lik en okse som går til slakterbenken, som i fotjern, hvormed dåren tuktes,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Hắn liền đi theo nàng , Như một con bò đến lò cạo , Như kẻ ngu_dại bị cùm dẫn đi chịu hình_phạt ,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Hắn liền đi theo nàng, Như một con bò đến lò cạo, Như kẻ ngu dại bị cùm dẫn đi chịu hình phạt,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Hij liep haar achterna, als een koe naar het slachthuis, als een boef op weg naar het schavot,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Išiel hneď za ňou, jako ide vôl na zabitie a jako blázon v putách, aby bol káznený,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,소년이 곧 그를 따랐으니 소가 푸주로 가는 것 같고 미련한자가 벌을 받으려고 쇠사슬에 매이러 가는 것과 일반이라
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Šel za ní hned, jako vůl k zabití chodívá, a jako blázen v pouta, jimiž by trestán byl.
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,tankeløst følger han hende som en Tyr, der føres til Slagtning, som en Hjort, der løber i Nettet,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Utána megy; mint az ökör a vágóhídra, és mint a bolond, egyszer csak fenyítõ békóba;
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Wnet poszedł za nią, jako wół, gdy go na rzeź wiodą, a jako głupi do pęta, którem karany bywa.
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,za njo gre takoj, kakor gre vol v klalnico in kakor neumnež v kazen v okovih –
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Ευθυς ακολουθει αυτην κατοπιν, καθως ο βους υπαγει εις την σφαγην, η καθως η ελαφος πηδα εις τον βροχον,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Изведнъж той тръгна подире й, Както отива говедо на клане, Или както безумен в окови за наказание,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Тотчас он пошел за нею, как вол идет на убой, и как олень – на выстрел,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,הולך אחריה פתאם כשור אל טבח יבוא וכעכס אל מוסר אויל׃
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,ذهب وراءها لوقته كثور يذهب الى الذبح او كالغبي الى قيد القصاص
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,少 年 人 立 刻 跟 隨 他 、 好 像 牛 往 宰 殺 之 地 、 又 像 愚 昧 人 帶 鎖 鍊 、 去 受 刑 罰
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,少年人 立刻 跟隨 他 、 好像 牛往宰 殺 之 地 、 又 像 愚昧 人 帶鎖鍊 、 去 受刑罰
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Anobrž i laň na poli, což porodí, opustí; nebo mladistvé trávy nebude.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Chiar şi cerboaica de pe cîmp naşte şi îşi părăseşte puii, pentrucă nu găseşte verdeaţă.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Da, tudi košuta na polju zapušča mladiče, ko jih je rodila, ker ni nobene trave.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Denn auch die Hinden, die auf dem Felde werfen, verlassen ihre Jungen, weil kein Gras wächst.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.For endog hinden på marken forlater sine nyfødte unger fordi det ikke er gress,
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.g a szarvas-üszõ is megellik a mezõn, és ott hagyja [fiát,] mert nincsen fû.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Hasta la gacela en el campo, al parir, abandona su cría, porque no hay hierba
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Ja, också hinden på fältet övergiver sin nyfödda kalv, därför att intet grönt finnes
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.들의 암사슴은 새끼를 낳아도 풀이 없으므로 내어버리며
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.La cerva partorisce nei campi e abbandona il parto, perché non c'è erba
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Lebo i jelenica na poli porodí a opustí, pretože nebude trávy.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Même la biche dans la campagne Met bas et abandonne sa portée, Parce qu`il n`y a point de verdure.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Nai cái đẻ con ra trong đồng và bỏ đi , vì không có cỏ .
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Nai cái đẻ con ra trong đồng và bỏ đi, vì không có cỏ.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Owszem i łani, co na polu porodziła, opuści; bo na polu trawy nie będzie.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Peurakin kedolla poikii ja hylkää vasikkansa, kun ei ole mitään vihantaa.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Pois até a cerva no campo pare, e abandona sua cria, porquanto não há erva.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Rumput tidak ada lagi, sebab itu induk rusa pergi. Anaknya yang baru lahir ditinggalkannya di padang belantara
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Selv Hinden på Marken forlader sin nyfødte Kalv, thi Græs er der ikke.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Zelfs het hert verlaat haar jong, omdat zij geen gras kan vinden.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Και η ελαφος ετι, γεννησασα εν τη πεδιαδι, εγκατελιπε το τεκνον αυτης, επειδη χορτος δεν ητο.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Даже и лань рождает на поле и оставляет детей , потому что нет травы.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Още и кошутата ражда на полето И оставя рожбата си, понеже няма трева.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.כי גם אילת בשדה ילדה ועזוב כי לא היה דשא׃
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.حتى ان الايلة ايضا في الحقل ولدت وتركت لانه لم يكن كلأ.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.田 野 的 母 鹿 、 生 下 小 鹿 、 就 撇 棄 、 因 為 無 草