Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Я спробував зробити свої страви хрумкими. Наприклад, додав у рецепт соняшникове насіння.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.אז בעיקרון ניסיתי לשלב קראנצ'יות בהרבה מהמתכונים שלי -- להוסיף קצת זרעי חמניה.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.وما حاولت القيام به هو اضفاء القرمشة على الكثير من وصفاتي وخاصة تلك التي تتضمن بذور عباد الشمس
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.いろんなレシピに取り入れています ひまわりの種をいれるのです これで 自分はドリトスを食べてるんだぞと
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.所以我嘗試將香脆口感 融入我嘅食譜 例如放啲瓜子。
Bu yemeğe doğranmış dana gevrek adı verilir. Gevrek ,dana eti olmayan bir sürü şey vardır.Danie nazywa się chrupiąca siekana wołowina, jest bardzo chrupka i posiekana, ale nie za dużo tam wołowiny.
Bu yemeğe doğranmış dana gevrek adı verilir. Gevrek ,dana eti olmayan bir sürü şey vardır.Een gerecht met de naam "krokante rundsreepjes" dat erg krokant is, veel reepjes heeft, maar niet veel rund.
Bu yemeğe doğranmış dana gevrek adı verilir.갈은 쇠고기를 바삭하게 튀긴 요리이지요.
Bu yemeğe doğranmış dana gevrek adı verilir.המנה הזו נקראת פרוסות בקר פריכות,
Bu yemeğe doğranmış dana gevrek adı verilir.هذا هو الطبق ويسمى لحم البقر المقطع ومقرمش ،
Bu yemeğe doğranmış dana gevrek adı verilir.とってもクリスピー、とっても細切り、でも牛肉はちょっとしかないんです
Gevrek ,dana eti olmayan bir sürü şey vardır.정말 바삭하고 정말 갈아 만든거지만 정작 쇠고기는 많지 않아요.
Gevrek ,dana eti olmayan bir sürü şey vardır.שיש בה הרבה פריכות, הרבה פרוסות, אבל לא הרבה בקר.
Gevrek ,dana eti olmayan bir sürü şey vardır.الذي لديه الكثير من القرمشة ، والكثير من القطع، وليس به الكثير من اللحم .
Gevrek ,dana eti olmayan bir sürü şey vardır.西インド風中華料理もあります
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.Consiguió un trabajo de medio tiempo en publicidad y le dieron el trabajo de publicitar Shreddies.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.Deram-lhe a tarefa de promover Shreddies.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.Gli venne chiesto di realizzare una campagna per gli Shreddies.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.Hij kreeg de opdracht Shreddies te promoten.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.Ihm wurde die Aufgabe übertragen, Shreddies zu bewerben.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.Il a eu pour mission de faire la pub des Shreddies.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.맡은 일이 슈레디스(Shreddies) 홍보였단 말이죠.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.וניתנה לו העבודה של לפרסם שרדיס.
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.وقد أعطي مهمة التسويق ل " شريديس "
Kahvaltılık gevrek pazarlaması ile ilgiliydi.これは製品を一切変えずに
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.A aj Ma Tang. Zvonku boli chrumkave a vo vnútri jemné.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Anche i ma tang, all'esterno erano davvero croccanti mentre all'interno così soffici.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Även ma tang, utsidan var väldigt krispig och insidan så mjukt.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Chiar la la 'ma tang', exteriorul era crocant dar inaunru era foarte moale.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.I ma tang, Vně byl vážně křupavej a uvnitř měkkej a hladkej.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Même le ma tang, l'extérieur était vraiment croustillant et l'intérieur tellement doux.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Nawet ma tang było chrupiące na zewnątrz, a mięciutkie w środku.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Sogar das Ma Tang war außen rum knusprig und innen drin weich.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Với món ma tang, bên ngoài phải thật giòn còn bên trong phải thật mềm.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Zelfs de ma tang, de buitenkant was echt krokant en de binnenkant zo zacht.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Ακόμα και το μα τανγκ, το εξωτερικό ήταν τραγανιστό, και το εσωτερικό τόσο μαλακό.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Даже ма танг. Снаружи он был хрустящим, а внутри мягким.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.Дори Ma Taнг, отвън, е наистина хрупкаво и вътрешноста е мека.
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı..אפילו המא-טנג, מבחוץ היה כל-כך פריך, ובפנים רך מאוד
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.حتى تانغ أماه ، كان حقا متموج من الخارج ومن داخل ذلك لين جداً
Ma tang'ın bile, dışı gevrek ve içi ise yumaşıcıktı.ほら よくドロドロしたのとか 硬いのとかあるでしょ
Mükemmel bir ţekilde terbiye edilmiţ, gevrek, sulu ve tümüyle lezzetli olduklarý garantilidir.-이 아름다운 다이아몬드 목걸이를 구입할 수 있는 시간이 50초도 남지 았았어요. - 맞아요. 이 목걸이를 구입하길 원한다면
Mükemmel bir ţekilde terbiye edilmiţ, gevrek, sulu ve tümüyle lezzetli olduklarý garantilidir.Il vous reste peu de temps pour acheter ce magnifique collier de diamants Hope, moins de 50 secondes. Gillian?
Mükemmel bir ţekilde terbiye edilmiţ, gevrek, sulu ve tümüyle lezzetli olduklarý garantilidir.Nu a mai rămas mult timp pentru a lua acest minunat colier cu diamant, mai puțin de 50 de secunde. Gillian?
Mükemmel bir ţekilde terbiye edilmiţ, gevrek, sulu ve tümüyle lezzetli olduklarý garantilidir.Už nemáte veľa času k získaniu tohto menej než 50 sekúnd. Gillian?
Mükemmel bir ţekilde terbiye edilmiţ, gevrek, sulu ve tümüyle lezzetli olduklarý garantilidir.Ya no queda mucho tiempo para que te lleves éste precioso collar de diamantes, menos de 50 segundos. ¿Gillian?
Mükemmel bir ţekilde terbiye edilmiţ, gevrek, sulu ve tümüyle lezzetli olduklarý garantilidir.- Ντομάτα, εντάξει, να βάλω και απ' αυτό; - OK, και λίγο κρεμμύδι. Ωωω, και τυρί!
Mükemmel bir ţekilde terbiye edilmiţ, gevrek, sulu ve tümüyle lezzetli olduklarý garantilidir.Джиллиан? - Все верно, Джон, Вы уже хотите позвонить нам, чтобы получить это красивое бриллиантовое ожерелье.
Sütlü gevrekle kahvaltı yapmaktan hoşlanırım.Me gusta desayunar cereales con leche.
Yaklaşık 19-21 günlükken ördek embriyosu, gevrek kemiklerini hissedebileceğiniz kadar olgunlaşacaktır.Entre os 19 e 21 dias os embriões estão formados o suficiente para que se sinta os ossinhos crocantes.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.Beispiel: Wir lieben das Gefühl von Knusprigem im Mund.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.Dám vám jeden příklad, máme rádi křupavost, ten pocit v ústech.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.En sam primer, uživamo v hrustljavosti, polnosti.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.För att nämna bara ett exempel, så älskar vi knaprighet, att det känns i munnen.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.Hogy csak egy példát említsek, szeretjük a ropogósat, a testeset.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.한가지 예를 들어 보면, 우리는 와삭거림과 입맛을 좋아하죠.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.Maar één voorbeeld: we houden van knapperigheid, het gevoel in de mond.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.Một ví dụ, Chúng ta thích đồ ăn có vị giòn, cảm nhận khi ăn.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.Para dar apenas um exemplo, adoramos coisas estaladiças, senti-las na boca.
Yalnızca bir örnek vermem gerekirse, gevrek yiyecekleri seviyoruz.Per fare un esempio, amiamo la croccantezza e la consistenza.