Gevezelik etmeyi bırakın ve işinizi bitirin.Stop chattering and finish your work.
İşten konuşmadan önce biraz gevezelik edelim mi?Shall we shoot the breeze for a while before talking business?
Gevezelik edeceğine çevir!Translate instead of chattering!
Çok gevezelik var.There's a lot of chit-chat.
Gevezelik yaptık.We made waffles.
Gevezelik ediyorsun.You're babbling.
Gevezelik etmeyin!!Stop babbling.
Tom gevezelik ediyor mu?Is Tom babbling?
Tom gevezelik etmiyor.Tom isn't babbling.
Tom gevezelik ediyordu.Tom was babbling.
Tom gevezelik yapmıyordu.Tom wasn't babbling.
Tom gevezelik ediyor gibi görünüyor.Tom seems to be babbling.
Tom gevezelik ediyor, değil mi?Tom is babbling, isn't he?
Gevezelik yapmayı keser misin?Would you stop babbling?
Ne hakkında gevezelik ediyorsun?What are you babbling about?
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Both display tendencies toward loafing and cowardice.
Gevezelik etmeye gelmedim.They are good for jaw muscles
(15) "O sadece kendi dünyasında gevezelik ediyor [kahkahalar].(15) "He's just in his own world babbling on and on [laughter].
Dudakları sessizse, parmak uçlarıyla gevezelik eder."If his lips are silent, he chatters with his fingertips."
Hepimiz parmak uçlarımızla gevezelik ederiz.We all chatter with our fingertips.
Size parmak uçlarıyla gevezelik eden Dominique Strauss-Kahn ile Obama'yı göstereceğim.I'm going to show you Dominique Strauss-Kahn with Obama who's chattering with his fingertips.
Gevezelik bitti mi?Done chatting?
Kadýnlarýn gevezeliklerini dinlemek hiç eðlenceli deðil.It's no fun listening to women's talk.
Miyavlamanın farklı tonları vardır ve bazen kediler gevezelik eder, mırıldanır veya fısıldarlar.They have diverse tones and are sometimes chattered, murmured or whispered.
Abdül Hassan gevezelik yapmayı tıraş etmekten çok daha fazla sevmektedir.Julia Behrendt liebt das Tanzen mehr als alles andere.
Abdül Hassan gevezelik yapmayı tıraş etmekten çok daha fazla sevmektedir.Saten aime faire des blagues à Uiharu comme soulever sa jupe.
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Ambos se acusaron de cobardía y perfidia.
Gevezelik yapmayı keser misin?La smetti di blaterare?
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Я закликаю обидві сторони виявити стриманість.
İşten konuşmadan önce biraz gevezelik edelim mi?Înainte de a vorbi despre muncă putem sporovăi puțin?
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Begge køn har rustrød hale og overgump.
Gevezelik miniperisidir.Ilustratorica je minijatura.
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Abu nueina į smuklę ir baliavoja.
(15) "O sadece kendi dünyasında gevezelik ediyor [kahkahalar].(15) 교수님은 그냥 혼자 계속 중얼거리시면서 자신만의 세계에 빠져 계신 것 같아요.
(15) "O sadece kendi dünyasında gevezelik ediyor [kahkahalar].(15) "הוא נמצא בתוך עולם משל עצמו וממלמל עוד ועוד [צחוקים]
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Daar vindt al dat gebabbel plaats, dat mij en mijn binnenwereld verbindt met mijn buitenwereld.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Det är det ständiga tjattret som länkar mig och min inre värld till den yttre världen.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Det er den konstante hjernesnak, der forbinder mig og min indre verden med min ydre verden.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Dialah celotehan otak yang menghubungkan saya dan dunia internal saya ke dunia eksternal saya.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.É aquela voz permanente dentro do cérebro que me liga a mim e ao meu mundo interno ao meu mundo externo.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.È quel continuo brusio del cervello che collega me ed il mio mondo interno al mio mondo esterno.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Es esa voz que escuchamos en el cerebro que me conecta a mí y mi mundo interno con mi mundo externo.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Es ist diese kleine Stimme, die mir sagt:
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Este acel taifas neîntrerupt care mă conectează pe mine și lumea mea interioară cu cea exterioară.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Ez a folyamatos agyi beszélgetés köt össze engem és a belső világomat, a külső világommal.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Jedná se o to neustále pokračující žvanění mozku, které propojuje můj vnitřní svět s okolním prostředím.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Je nekonečným vravom, ktorý spája mňa a môj vnútorný svet s vonkajším svetom.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.지속적인 뇌 수다장이입니다. "이봐, 집에 가는 길에 바나나를 픽업하는 거 잊지 마.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Nó là phần não đối thoại liên tục, kết nối tôi và thế giới nội tại với thế giới bên ngoài.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.To je ta neprestani možganski klepet, ki mene in moj notranji svet poveže z zunanjim svetom.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.То е този непрекъснат мозъчен брътвеж, който свързва мен и моят вътрешен свят с външният ми свят.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Це той безупинний внутрішній монолог, який з'єднує мене та мій внутрішній світ із зовнішнім світом.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Это тот непрекращающийся внутренний диалог, который связывает меня и мой внутренний мир с внешним миром.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.זהו אותו פטפוט תמידי במוח המקשר אותי ואת עולמי הפנימי אל עולמי החיצוני.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.إنها تلك الثرثرة المخية المستمرة التي تربطني وتربط عالمي الداخلي بعالمي الخارجي
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.内面の世界と外の世界とを つないでいます その小さな声が 私に囁きます"帰る途中で-"
Bu kadar gevezelik yeter.Basta de circunloquios.
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!¡Basta de cháchara, Srta. Lust!
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Basta de conversa fiada, Miss Lust!
Bu kadar gevezelik yeter, Bayan Lust!Dość tych bredni, panno Lust.