Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmiş ile cümle

getirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hatta buna birçok röportajında da soru üzerine açıklama getirmiştir.Ha confermato questa cosa anche in diverse interviste.
Diğerleri onu adadaki çocukları test etmesi için getirmiştir.Coloro che hanno effettuato l'esperimento cercano le bambine per eliminarle.
Dukey'i konuşabilir hale onlar getirmiştir.Si fa chiamare Ducky.
Şiiri sessiz bir şarkı olarak tanımlamışlar ve müziği şiirin amacı durumuna getirmişlerdir.Gli chiedono cosa sia successo a lui e la simpatica spugna intona quindi una canzone per spiegarglielo.
Çok geniş yeşilliklere sahip olması hayvancılığı son derece kolay hale getirmiştir.Essendo una pianta grassa di natura infestante la sua coltivazione risulta essere molto facile.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.L'integrazione comportò comunque dei problemi.
Söylev Rousseau’ya birincilik ödülünü getirmiştir ve onun için bir başlangıç noktası olma özelliğini taşır.Il contributo valse a Rousseau il primo premio e una fama notevole.
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.Io stesso ho udito raccontare più volte l'episodio dalla bocca della contessa.
Katie onu barınaktan almış ve eve getirmiştir.Achimi tornò a casa e lo fece.
Ancak yine de birçok Alman tankını etkisiz hale getirmiştir.Neppure riuscirono a metter fuori combattimento i carri armati tedeschi.
Dördüncü sezonda da Samuel'i alt etmeyi amacı haline getirmiş, kilit karakterlerden biri olmuştur.Nella quarta stagione lavoreranno insieme per sconfiggere Samuel.
Anya onu cezalandırmış ve iblis haline getirmiştir.Разъярённый Майк набросился на своего обидчика и жестоко избил его.
Kendisine kitap verilen peygamberler yeni bir şeriat getirmişlerdir.Новому пророку также будет открыто Писание и он последует вероисповеданию сабиев.
Bahar 2008'de, göç etmiş Lübnanlı Yahudiler sinagogun renove edilmesi arzularını dile getirmiştir.Несмотря на это, к весне 2008 года, еврейские эмигранты выразили желание выделить средства на ремонт синагоги.
15 Ocak 2016'da Florence May King adlı bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir.15 января 2016 Кэндис родила девочку, которую назвали Флоренс Мэй Кинг.
Alman göçmenler bira fabrikaları kurmuşlar ve birayı yaygın bir içecek haline getirmişlerdir.Немцам они посылают бутылку пива, чтобы их раздразнить.
Ateşi, darı tohumunu halkına getirmiş, şarap mayalamasını onlara öğretmiştir.Он подошёл вплотную к охваченному пламенем парому и снял с него людей.
O, bu ismi bir sembol haline getirmiştir.Это имя стало его псевдонимом.
Yazar, arkadaşı Nâzım Hikmet ile olan anılarını bu kitapta bir araya getirmiştir.Мухаммад объявил их вероотступниками, которые не следуют науке и Священному Писанию.
Suriye hükümeti, Yahudi cemaatine göç de dahil birçok konuda katı kısıtlamalar getirmiştir.Правительство Сирии наложило на евреев ряд ограничений, в том числе на эмиграцию.
Yerine Ekber ve erşad sistemini (ailenin aklı başında olan en büyük üyesi) getirmiştir.Взамен он пообещал ему власть и обладание Идрилью.
Film, birçok tartışmayı da berbaerinde getirmiştir.Фильм породил многочисленные дискуссии.
Apurna bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştir.Горе придавило осиротевшего мальчика.
Kendisini de saltanat vekilliğine getirmiştir.Там же он и обучился гончарному ремеслу.
Bu rolü, ona Young Artist Award adaylığı getirmiştir.Эта роль принесла ей премию Young Artist Award.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.Прощальный подарок Шарона.
13 Ağustos 2011'de Haven Garner Warren isimli ikinci kızını dünyaya getirmiştir.13 августа 2011 года у пары родилась вторая дочь — Хэвен Гарнер Уоррен.
Bu durumu şöyle dile getirmiştir: "Benim onlarla sorunum yok."Мухаммад заявил им: «Воистину я не прорицатель.
Oğlu Lucius ise milattan önce 483 ve 470 yıllarında konsül görevini yerine getirmiştir.Его сын Луций был консулом в 483 и 470 г. до н.э. Тит Ливий.
Hill filmin kanlı olmasını istemediklerini bizzat dile getirmiştir.По словам Дебры Хилл, создатели фильма «не хотели, чтобы фильм был кровавым.
1586 yılında hanımı Maria Kamen şehrinde oğlu Johannes´i dünyaya getirmiştir.1586 году его жена Мария родила сына Иоганесса, в городе Камене.
Fransız direktuvarı Avusturya'nın yeni bir savaş istediğine kanaat getirmişti.Директория, в свою очередь, была убеждена, что австрийцы тайно готовились к новой войне.
Yeşilçam filmleri ekrana getirmiştir.Съемки проходили с использованием зелёного экрана.
İnancının gereğini yerine getirmiştir.Он был подчинён своей вере.
Muhalifleri seçime hile karıştığı ithamlarını dile getirmişlerdir.Подача исков против тех, кто распространяет клевету.
Bu eser opera janrında iki önemli yenilik getirmiştir.Марк сделал две голевые передачи в той встрече.
Bu otobiyografi Angelou'ya uluslararası tanınırlık ve beğeni getirmiştir.Это открытие принесло Энгельгардту и Любимовой мировую известность.
Nancy, Freddy’yi gerçek dünyaya çekip getirmiştir.Она является неким сторожем, не пускающим Фредди в мир реальности.
Biraz da bunu dengelemek için işçilikten gelme Macar kökenli birini yönetime getirmişlerdi.Однажды к ним обратился с жалобой один пожилой человек, работающий уборщиком.
İtalya henüz savaşa girmeden Mussolini'ye kuşkularını dile getirmişti.Муссолини вплоть до конца Второй мировой войны не прекращал свою политику итальянизации Тироля.
Kızlar Ağası bu arada boş durmamış ve en ünlü dansçıları padişahın huzuruna getirmiştir.Однако неизвестно, участвовали ли тогда сами принцы и приглашённое высшее дворянство в танцах.
Rus İç Savaşı, Rusya'daki pek çok bilim insanının bilimle ilgisi olan ailelerine zorluklar getirmişti.Ещё долго французский учёный поддерживал научные контакты с коллегами из России.
Atların hızı savaş arabalarını daha da etkin hale getirmiştir.Его кони были быстрее Борея.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”Мы сами создали этот миф».
Hücre teorisi yaşamın temeli üzerine yeni perspektifler getirmiştir.قدمت نظرية الخلية منظوراً جديداً للأسس الرئيسية في الحياة.
II. Dünya Savaşı sırasında kurulan kadın birlikleri çoğunlukla hemşire görevleri yerine getirmiştir.ومعظم الوحدات النسائية التي أسست خلال الحرب العالمية الثانية، نفذت مهام التمريض.
Öte yandan Roma'ya yakınlık bu şehir devletlerini kolay ve açık birer hedef haline getirmişti.وكان في ذلك وفي قربهم من روما، جعل منهم أهدافاً سهلة وواضحة.
Rhea Silvia Mars'ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiydi ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmişti.وكانت ريا سيلفيا العذراء الطاهرة التي تعرضت للاغتصاب من مارس، مما يجعل التوائم نصف الإلهي.
Hikâye bittiğinde, X sözünü yerine getirmiş ve Esmé'ye yoksunlukla dolu bir öykü yazmıştır.وفي نهاية الحكاية نفذ X وعده وكتب قصة إلى أسماء مملؤة بالحرمان .
Çoğu yeni teknoloji sonuç olarak bilimin askerî fonlamasını getirmiştir.وقد جاءت العديد من التقنيات الجديدة كنتيجة للتمويل العسكري للبحث العلمي.
1747 yılında Pierre Louis Maupertus mekanik dalına küçük prensipler getirmiştir.في عام 1747، بدأ بيير لويس موبرتيوس بتطبيق الحد الأدنى من مبادئ الميكانيكا.
Alcott Küçük Kadınlar'ın devamını Little Men (1871) ve Jo's Boys (1886) ile getirmiştir.وأتبعت ألكوت نساء صغيرات باثنين من الأخوات مارش، رجال صغار (1871) أبناء جو (1886).
Anya onu cezalandırmış ve iblis haline getirmiştir.أخيرًا اهتاجت الأم هياجًا شديدًا وودّت لو قتلتها.
Keşif gezisi aslında az da olsa kâr getirmişti, ancak denizciler tam ücretlerini alamadılar.خرجت البعثة بربح اقتصادي بسيط، ولكن طاقم الرحلة لم يستلموا أجرهم بالكامل.
Fakat bu hükumet aynı zamanda, Romanya'ya Sovyet hakimiyetini de getirmişti.وفي ذات الوقت، سيقدم السوفيت طلبًا مماثلًا لبلغاريا.
(7 nolu burcu son yıllarda belediye değiştirerek top atış yeri haline getirmiştir).(البلدات بخط غليظ): يبين الجدول التالي التغيير في عدد السكان خلال العقود الأربعة الماضية.
Bu durumu şöyle dile getirmiştir: "Benim onlarla sorunum yok."ففعل به، وأما صاحبه فقال له: «لا أفعل ذلك!»
1974 yılında üretime geçen Türkiye'nin üçüncü Demir-Çelik Fabrikası, kent yaşamına büyük canlılık getirmiştir.المصنع التركي لـ الغزل والنسيج الثالت الذي تأسس في 1974 أعاد الحيوية المدينة بشكل كبير.
Bu rolü, ona Young Artist Award adaylığı getirmiştir.سيتكوم المراهقين هذه جعلت جو تترشح لعدة جوائز الفنان الشاب.
Ayrıca Honda ülkemize ilk kez Hybrid otomobili bu kasayla getirmiştir.احتفظت هوي في البداية بمحفظة النقل أيضًا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod