Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmiş ile cümle

getirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü dönüşüyle, problemleri de birlikte getirmiştir.Nach dem Umzug traten Probleme auf.
Olay, uluslararası düzeyde ses getirmiş ve protesto edilmiştir.Dieser Protest löste einen Skandal aus und wurde international beachtet.
Başarılı oyunculuğu kendisine iki defa Emmy Ödülü, bir defa da Tony Ödülü getirmiştir.Dafür wurde er zum zweiten Mal mit einem Tony Award ausgezeichnet.
Atların hızı savaş arabalarını daha da etkin hale getirmiştir.Ferner stürzten die Pferde nun leichter im Kampf.
Ayrıca doktorlarını, dişçilerini de beraberlerinde getirmişlerdi.Die Chirurgen nahmen auch ihre Lehrlinge mit.
HapMap projesi benzeri çalısmalara büyük kolaylık getirmiştir.Die Zeitumstände erleichterten das Sammeln erheblich.
Clark Kent'in sırrını çözmeyi saplantı haline getirmiştir.Lois verspricht, Clarks Geheimnis zu bewahren.
Katie onu barınaktan almış ve eve getirmiştir.Frau Edelmann versprach ihnen Hilfe und brachte sie zu sich nach Hause.
Çin, sürekli ekonomik kalkınmayı sağlamak için "beş yıllık plan" stratejisini yerine getirmiştir.Die Volksrepublik China verwendet Fünfjahrespläne zur Planung der Volkswirtschaft.
Fakat servetleri onları giderek panaroyak hale getirmiştir.Die Erbschaften machten aus ihm wieder einen vermögenden Mann.
İsrail bu kişileri İsrail'in kayıp kabilelerinden olduğunu dile getirmiştir.Die Gemeinschaft betrachtet sich als Abkömmlinge der verlorenen zehn Stämme Israels.
Bu da Arnavutluk'u, Avrupa'daki en eski şarap üreticilerinden biri haline getirmiştir.Damit zählt das Gebiet zu den ältesten Weinbauländern in Europa.
Bunu oditoryum konuşmalarında sık sık dile getirmiştir.Er erwähnt dies häufig während seiner Moderation.
19. yüzyılın sonlarında düzenledikleri toplantılarla taleplerini dile getirmişlerdir.Diese schlossen sich Ende des 19. Jahrhunderts zu Verbänden zusammen.
Havacılık eğitim merkezinden hava ekipleri kurtarma hava aracını Teksas'tan Florida'ya getirmişlerdir.Die Rettungskapsel der Raumfähre landet in Texas.
65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir.65 Einwohner machten keine Angabe zur Ethnie.
Osmanlı'nın gelişi Humus'a idari değişiklikler de getirmiştir.Osmonds Arbeiten hatten sich durch den Kontakt mit Huxley verändert.
Nancy, Freddy’yi gerçek dünyaya çekip getirmiştir.Cela a pour effet d'amener Freddy dans le monde réel.
Peygamberler din getirmemiş, İslamiyet üzere gelmişler, şeriat getirmişlerdir.Un messager n’avait-il pas été envoyé en avant de lui, qui fit part aux Reinafé de son arrivée prochaine ?
1586 yılında hanımı Maria Kamen şehrinde oğlu Johannes´i dünyaya getirmiştir.En 1586, son épouse Maria donna naissance à Kamen à leur fils Johannes.
Big Bang teorisi kozmolojiye yeni meseleler getirmişti.Le Big Bang amène de nouvelles questions en cosmologie.
Hubble, sık sık Leavitt’in çalışmalarıyla Nobel Ödülü’ne layık olduğunu dile getirmiştir.Hubble lui-même déclara souvent que Leavitt méritait le prix Nobel pour son travail.
Anya onu cezalandırmış ve iblis haline getirmiştir.Sa mère est abattue, tandis que la colère s'empare de lui.
6 Ocak 2011 günü oğlu Flynn Christopher Bloom'u dünyaya getirmiştir.Ensemble, ils ont un fils prénommé Flynn Christopher Bloom, né le 6 janvier 2011,.
Bunu oditoryum konuşmalarında sık sık dile getirmiştir.Il en parlait souvent dans ses interviews.
Zırhlının 15 inchlik (381 mm.) topları ağır hasarlar meydana getirmiştir.Les canons de 381 mm des 3 cuirassés causent d'énormes dégâts.
Meşrutiyet'in yaydığı fikirler az da olsa çok sesliliği beraberinde getirmişti.Elle savait transmettre ses convictions avec force mais peu de voix.
1996 yılında oğlu Nicholas'ı dünyaya getirmiştir.Elle a mis au monde son fils Tom en 1993.
Bu rolü, ona Young Artist Award adaylığı getirmiştir.Ce rôle lui a permis d'obtenir un Young Artist Awards.
Arkadaşları ona yumurta getirmişlerdir.Les enfants lui balancent des œufs.
Her zaman büyük bir yargı reformunun gerekli olduğunu dile getirmiştir.Elle milite à plusieurs reprises pour une grande réforme de la justice.
1713 yılında imzalanan Utrecht Antlaşması Yeni Fransa'ya barış getirmiştir.La paix d'Utrecht, en 1713, rendra pourtant la région à la France.
Özeren, çocukluğundan beri Kafkas melodilerini çok sevdiğini dile getirmiştir.Salta explique qu'il aime les oiseaux depuis son plus jeune âge.
Şarkının müzik-videosu da, şarkının kendisi kadar ses getirmiştir.Le vidéoclip était aussi énergique que la chanson elle-même.
1949'da satın aldığı küçük bir yayınevini dünyanın en büyük moda yayıncısı haline getirmiştir.Elle avait acheté une petite maison d'édition de presse en 1949 et l'a transformé en groupe de premier plan.
Toplamda 8 tane kupayı müzeye getirmiştir.En fin de compte j'ai ramené environ 80 paires au musée ».
Pek çok röportajında The Beatles'dan etkilendiğini dile getirmiştir.Il mène de nombreuses interviews avec The Beatles.
2013 te çıkan modern vampires of the city albümü gruba en iyi alternatif müzik albümü(2014) getirmiştir.En 2014, Modern Vampires of the City remporte un Grammy dans la catégorie de « meilleur album alternatif ».
Ne ilginçtir ki, Chievo taraftarları bu takma adı bir onur simgesi haline getirmişlerdir.Par contre, les chiites considèrent ce titre comme un compliment pour eux-mêmes.
Katılımcılar Hırvat vatandaşı ve 16 yaş üstü olma zorunluluğu getirmiştir.Les participants doivent être croates, âgés de 16 ans ou plus.
İsrail bu kişileri İsrail'in kayıp kabilelerinden olduğunu dile getirmiştir.Selon lui, certains Japonais sont les descendants des Dix tribus perdues d'Israël.
NBA'i yerel bir lig olmaktan çıkarıp dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri haline getirmiştir.La NBA rassemble 30 franchises et est devenue l'une des plus grandes ligues sportives au monde.
Maçın 77. dakikada Fethiyespor, skora denge getirmiştir.C'est à la 71e minute que le match se décante, à la faveur des hôtes.
Bu tarz eserler kendisine Ulusal Kurgusal Kitap Ödülü'nü getirmiştir.Cet important travail discographique obtint le prix Premio Nacional del Disco.
İtalya henüz savaşa girmeden Mussolini'ye kuşkularını dile getirmişti.Homme de caractère, il n'avait pas caché à Mussolini son opposition à l'entrée en guerre de l'Italie.
O Çin'den bir Çin prensesi ile evlenmiş ve o bir put tapınağınıda beraberinde Rāmitan'a getirmiştir..Il épouse une Indienne, Chinook, et s'installe avec elle dans une cabane.
"Seni seviyorum" adlı şarkı ile çıkış yapsa da "Gel Yanıma" adlı parçası daha çok ses getirmiştir.Comme elle me demandait de chanter le titre avec elle, j'ai dit « oui » tout de suite.
Hatta buna birçok röportajında da soru üzerine açıklama getirmiştir.J’ai partagé et je partage encore nombre de questionnements à son sujet.
Ancak Me 163'ün başarılı bir planör olarak tasarlanması performans bakımından bazı sorunlar da getirmişti.Aussi bonne que fût la performance, il était aussi évident que le 163 était un avion plutôt peu pratique.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Les candidats de l’opposition s’étaient retirés pour protester contre les irrégularités du scrutin.
29 Nisan’da ise Emma, Dana Brooke’u getirmiştir.Le 13 mars à Raw, elle bat Dana Brooke.
Shock the Monkey hem tek başına hem de video klip olarak ses getirmiştir.Le single Le Miracle fait l'objet d'un clip vidéo.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Le lien est établi entre misère et chômage.
Kendisine kitap verilen peygamberler yeni bir şeriat getirmişlerdir.Rasul (رسول, "mensajero"; plural: rusul) y mursal ("apóstol"; plural: mursalūn), aparecen cerca de 300 veces.
Hücre teorisi yaşamın temeli üzerine yeni perspektifler getirmiştir.La teoría celular proporcionó una nueva perspectiva sobre los fundamentos de la vida.
Bu durumu şöyle dile getirmiştir: "Benim onlarla sorunum yok."Luego, suplicante les decía: No es verdad, soy inocente.
İsrail bu kişileri İsrail'in kayıp kabilelerinden olduğunu dile getirmiştir.Creen que son miembros de las tribus perdidas de Israel.
15 Ocak 2016'da Florence May King adlı bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir.El 15 de enero de 2016 dio a luz a Florence May King, su primera hija.
Çoğu yeni teknoloji sonuç olarak bilimin askerî fonlamasını getirmiştir.Muchas de las nuevas tecnologías llegaron como resultado del financiamiento militar en la ciencia.
Daha sonra kral teker teker okları kırmalarını istemiş, oğulları ise bu isteğini yerine getirmiş.Luego el rey pidió que quebraran las flechas una por una, y los hijos lo hicieron.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod