Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmiş ile cümle

getirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer kaynaklar ek kayıplar getirmişti.Other sources have proposed additional wastes.
Modern tarımsal yöntemler, ekilebilir arazinin çoğunu infertil hale getirmiştir.Modern agricultural methods have rendered much of the arable land infertile.
Özdemir Sabancı'nın oğlu olan Demir Sabancı ile evliliğinden üç çocuk dünyaya getirmiştir.In 2002, Aslihan married Demir Sabanci. They have three children together.
1908'de, Olga kocasının son anlarını şöyle dile getirmiştir:In 1908, Olga wrote this account of her husband's last moments:
Kasım 2011'den bu yana, hükümet bu tür materyalleri içeren web sitelerine% 100 yasak getirmiştir.The Government has put a 100% ban on internet websites containing such material since November 2011.
Gupta yazısı bu iki çizgiyi 45 derece döndürüp köşegen hâle getirmiştir.The Gupta script rotated the two lines 45 degrees, making them diagonal.
Yeterli olmayan bilgi, görme olayını imkansız hale getirmiş gibi görünüyordu.Insufficient information seemed to make vision impossible.
Thales'in Mısır'dan bir “geometri” bilgisi getirmiş olması mümkündür.It is possible that Thales brought back a knowledge of “geometry” from Egypt.
Hattuşili'nin kayıtlarına göre, Azzi'ler Samuha'yı hudut bölgesi haline getirmiştir.Hattusili III records at this time that the Azzi had "made Samuha its frontier."
Bir yazar, grup teorisinin dönüşüm geometrisindeki önemini şu şekilde dile getirmiştir:One author expressed the importance of group theory to transformation geometry as follows:
2005 sürümü kar yağışının yolu çok tehlikeli hale getirmiş olması nedeniyle iptal edildi. [1]The 2005 edition was cancelled because snow had made the roads too dangerous.[3]
1981 yılında 14045 ziyaretçinin ziyaret ettiği bu galeriye sergisini getirmiştir.Brought its exhibition to this gallery which was visited by 14045 visitors back in 1981.
Güneybatı'nın satın alınması ABD'yi bir Pasifik gücü haline getirmişti.The acquisition of the Southwest had made the United States a Pacific power.
Bu onları evlat edinme için daha az değerli hale getirmişti.This made them less valuable for adoption.
Kanada, 20. yüzyılın başında yasağı getirmiştir, ancak 1920'lerde yürürlükten kaldırmıştır.Canada imposed prohibition at the beginning of the 20th century, but repealed it in the 1920s.
Genova evlidir ve 2000 yılında bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir.Genova was married and had a daughter in the year 2000.
Atların evcilleştirilmesi ve hayvancılığın gelişmesi mevsimsel göçü meydana getirmiştir.Domestication of horses and the development of animal breeding have created seasonal migration.
Bu düzenleme, Admiralty Tower'ı tüm şehir merkezinin odak noktası haline getirmiştir.This arrangement made the Admiralty Tower the focal point of the entire downtown.
Şunu dile getirmiştir:Although he argues that;
Romalılar anlaştıkları kadar altını getirmişti ama Brennus, ağırlıkların üstüne kılıcını da attı.The Romans brought the gold, but claimed that the provided weights were rigged in the Gauls' favor.
Müizzüddevle, Deylemi askerlerinin çoğunu oraya yerleştirdiği Irak'a getirmişti.Mu'izz had brought many of his Daylamite soldiers to Iraq, whom he settled there.
Baas Partisi yönetimi, 1966 Darbesi'nden bu yana sansürü yeniden gündeme getirmiştir.Ba'ath Party rule, since the 1966 coup, has brought about renewed censorship.
Tam bir yasama birliği ile federasyon arasındaki farkı dile getirmiştir.He articulated the difference between a full legislative union and a federation.
Bu da Montreal Protokolü'nü iklim değişikliğine karşı daha güçlü bir anlaşma haline getirmiştir.[2]This made the Montreal Protocol a stronger agreement against climate change.[321]
Astronomi bilgisi ona bazı harita çalışmaları da getirmişti.Astronomy also brought him some map-work.
Montesquieu bu edebi biçimi 1721'de moda haline getirmişti.Montesquieu had put this literary form into fashion in 1721.
Başkan George W. Bush bu hikâyeyi beş hafta içerisinde en az altı kez dile getirmiştir.Präsident Bush erwähnte die Geschichte in wenigen Wochen mindestens zehnmal.
Alman göçmenler bira fabrikaları kurmuşlar ve birayı yaygın bir içecek haline getirmişlerdir.Deutsche Einwanderer eröffneten Brauereien und machten Bier als Getränk populär.
Bu belgeyi Japonya'ya geri getirmiştir ve şu anda Sendai'de korunmaktadır.Das entsprechende Dokument brachte er nach Japan zurück – es ist bis heute in Sendai erhalten geblieben.
Kendisine kitap verilen peygamberler yeni bir şeriat getirmişlerdir.Bereits unter den gesandten Pflanzen waren Neuheiten.
Putin, 2001 yılında verdiği bir demeçte bu konudaki pişmanlığını dile getirmiştir.Putin brachte in dem Gespräch seine Trauer über den Vorfall zum Ausdruck.
Erken gençliğinde babası onu okuması için şehre getirmiştir.Im Kindesalter wurde er durch seinen Vater an das Lesen herangeführt.
1586 yılında hanımı Maria Kamen şehrinde oğlu Johannes´i dünyaya getirmiştir.In dem Jahr 1585 brachte seine Frau Maria ihren Sohn Johannes zur Welt.
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.Daraufhin formte er aus dem Staub der Erde den Mann und machte die Frau aus einem Yucca-Baum (Palmlilie).
Bankalar verdikleri kredileri geri istemişlerdir, borsadaki hisse kurları kâr getirmiştir.Die Banken forderten ihre Kredite zurück, die Aktienkurse an der Börse brachen ein.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?) diye bir şarkı söyleyerek bu korkusunu dile getirmiştir.Jch nam in acht ‖ waß die doch sagt; That hin mit augen schlagen.
Yaninda yeni taşınan komşusu Onegin'i getirmiştir.Er bringt einen Gast mit, den neu zugezogenen dandy-haften Nachbarn Onegin.
6 Ocak 2011 günü oğlu Flynn Christopher Bloom'u dünyaya getirmiştir.Im Januar 2011 wurde Kerrs und Blooms gemeinsamer Sohn Flynn Christopher Bloom geboren.
Pek çok röportajında The Beatles'dan etkilendiğini dile getirmiştir.Ihr wurden (meist ungute) Einflüsse auf die Beatles nachgesagt.
Bu değişiklik, ZRTP'yi pseudo-acronym hale getirmiştir.Angesichts dieser Änderung ist ZRTP nunmehr ein Pseudoakronym.
İnsanoğlu dünyayı kendi buluşlarıyla yaşanılmaz hâle getirmiştir.Die Menschen haben die Welt durch ihre eigenen Erfindungen zerstört.
Bu durum yalnızca kültürel bağlamda bir İranlı milleti meydana getirmiştir.Für eine Nachbarin bedeutet das jedoch nur Verantwortungslosigkeit.
Apurna bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştir.Bringt lebende Junge auf die Welt.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.Ihre Einquartiertung brachte einige Probleme mit sich.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.Sie bot Inachos ein Geschenk an.
Aynı adlı şarkısı büyük ses getirmiş, Alışamadım o yılın en çok dinlenen Türk pop şarkılarından olmuştur.I Forgot More Than You'll Ever Know erreichte im selben Jahr die Spitze der Hot Country Songs.
O, bu ismi bir sembol haline getirmiştir.Sein Name war zu einem Markenzeichen geworden.
Soğuk dere suyunu Muğla’ya getirmiştir.So behielt das Wasser auf dem Weg nach Köln seine angenehme Kühle.
Bu şekilde askerlik görevini yerine getirmiş olursunuz.Er wollte so die Wehrpflicht umgehen.
Bu arada 105 yaşındaki Zero'yu yanında getirmiştir.Ihn soll er im Alter von 105 Jahren gezeugt haben.
Bu rolü, ona Young Artist Award adaylığı getirmiştir.Für diese Rolle erhielt er den Young Artist Award.
Kevin Jackson, Schrader'ın eserlerinde Japonya'ya dair devam eden bir ilgi olduğunu dile getirmiştir.Kevin Jackson entdeckte in Schraders Arbeiten eine anhaltende Faszination für das Land Japan.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.Kritik wurde auch am Denkmal selbst geäußert.
Bu kişiler sadece kimsenin bu kadar büyük bir zahmete girmeyeceğini düşündüklerini dile getirmişlerdir.Ich kann euch nur raten, Leute, in so einer Situation nicht darüber nachzudenken.
O sırada Doktor içeri girer ve telefonu eline alır, yanında da bir balık getirmiştir.In dem Fall können sie den Fisch oberhalb der Tür zu sich nehmen und eine Fischkarte ziehen.
Thukydides (Tukudides ) yetişme tarzı sebebiyle de, araştırmaya yeni bir anlam getirmiştir.Wie Dschaber al-Bakr die Ermittler in Atem hielt.
Diğerleri onu adadaki çocukları test etmesi için getirmiştir.Später weiht sie die Kinder in das Geheimnis der Insel ein.
Annesi, çoğu ufak yaşlarda hayatını kaybeden dokuz çocuk dünyaya getirmiştir.Seine Frau gebar zehn Kinder, die größtenteils im Kindesalter starben.
Kuş onu girişlerin kısıtlı olduğu bir odaya getirmiştir.Dieser hatte seine Wohnung in einem dem Turm angeschlossenen, kleinen Häuschen.
Şex Cindiyi bir yerlerden getirmiş, Hayvanlarına bakması için.Sie sucht auf Müllhalden nach Nahrhaftem und folgt Viehherden, um die Tiere nach Insekten abzusuchen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod