Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmiş ile cümle

getirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı IŞİD savaşçıları ve komutanları, Türkiye'nin IŞİD'i desteklediğini dile getirmiştir.Several ISIL fighters and commanders have claimed that Turkey supports ISIL.
Alman ornitolojisine tipolojik tür kavramını ilk o getirmiştir.He introduced a typological species concept into German ornithology.
Ayrıca başbakanın eşcinsel evliliklere dair yaklaşımı karşısında sarsıldığını dile getirmiştir.She also claimed the bill was discriminatory against married couples.
Makamsal geçkiler, ezgilerin zengin ve orijinalliği bu eseri bir baş yapıt haline getirmiştir.The deep, rich sonority of his instrument becomes a primary message.
İnsanlar burayı bir yerleşim alanı haline getirmiş.The Land has been turned into a residential area.
Ne var ki, bu büyüme kendine özgü sorunları da beraberinde getirmiştir.However, expansion had resulted in its own problems.
Söylentiye göre, Avrupa'daki kan iftirası mitini bölgeye bu rahipler beraberinde getirmiştir.These priests reportedly brought the previously European blood libel myth with them.
Yahudi bilgeler bu yasağın yanında ilave engellemeler de getirmiştir.To the Jews, Judea was the Promised Land given to them by God to own.
Bu da beraberinde anlamsal değişikliği getirmiştir.This brought with it a complete uniform change.
Suriye hükümeti, Yahudi cemaatine göç de dahil birçok konuda katı kısıtlamalar getirmiştir.The Syrian government placed severe restrictions on the Jewish community, including on emigration.
Oyun yeni ışıklandırma ve animasyon teknolojileri getirmiştir.The game debuted new lighting and animation technologies, as well as AI sidekick enhancements.
Ayrıca yardımcı yapay zekayı da daha iyi hale getirmiştir.This version also received better armour protection.
Bu yasa aynı zamanda tartışmalı bir konu olan Yaz saati uygulamasını da gündeme getirmişti.This summer she went to court when a controversial case came up.
Bazı parçalarını Fransızca'dan çevirmişler ve 1882'de Cenova'da kitapçık haline getirmişlerdir.They translated the book into French and distributed it as a pamphlet in Geneva in 1882.
Kararı temyize götürme niyetini dile getirmişti.He stated his intention to appeal the decision.
Mareşal Jukov, Uranüs Harekâtı için 11 Sovyet ordusunu bir araya getirmiştir.For the purpose of Operation Uranus, Soviet Marshal Georgy Zhukov deployed eleven Soviet armies.
Bu tarz eserler kendisine Ulusal Kurgusal Kitap Ödülü'nü getirmiştir.This installment received a National Book Award.
Diğer kaynaklar ek kayıplar getirmişti.Other interceptions resulted in losses.
Mercanlar, birçok mercan kayası ve adası meydana getirmiştir.These eggs hatched forming thousands of rocks and islands.
Arkadaşları ona yumurta getirmişlerdir.He gives the eggs to Harry.
Aşırı tekrarlar bu ürkütücü eğlenceyi bile sıkıcı hale getirmiştir.This experience occasioned considerable fright, and a very humorous conversation ensued.
Şarkı ABD dışında, uluslararası bir ses getirmiştir.Outside the United States, the song achieved moderate international charting.
Bush bizzat bu albümün favori albümü olduğunu dile getirmiştir.Collins claims this album to be his favorite.
Hatta buna birçok röportajında da soru üzerine açıklama getirmiştir.He himself vowed this in several interviews.
Albümle aynı adı taşıyan parça "Bu Devran" çok ses getirmiştir.The album A Saucerful of Secrets itself also carried this title.
Bunun üzerine Sami Yusuf karar üzerine şunları dile getirmiştir: Ben.So Joseph went on to do the penciling, whereas I did the inks."
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.In doing so he broke his nose several times.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.He also exposed the misdeeds of the clergy.
Bu yaygınlık aynı doğrultuda farklılıkları da beraberinde getirmiştir.In fact, it is the diversity in their nature which brings them together.
Gençken, evlat edinmeyi düşünsede evlenip kendi kızını Dünya'ya getirmiştir.When the boy grew, she married him and their children populated the Earth.
Tüm bu özel şartlar, bölgeyi endemik türler açısından zengin bir hale getirmiştir.The region has long been geographically isolated, making it a haven for endemic species.
Kendisi çoğunlukla RnB ve rock şarkılarla büyüdüğünü dile getirmiştir.Most of them thought she sings with roaring only.
Kuş onu girişlerin kısıtlı olduğu bir odaya getirmiştir.Guards lived in a small room opening onto the Americans' quarters.
Bazı yeniçeriler bu işi bir geçim aracı haline getirmişlerdi.Some saw this as a take-over.
Aynı yıl oğlu Aydın'ı dünyaya getirmiştir.The latter year he also succeeded his father in the dukedom.
Bu görüşünü, 7 Kasım 1941 tarihinde yaptığı bir konuşmada dile getirmiştir.He made these allegations during a campaign radio speech on 24 May 1945.
29 Nisan’da ise Emma, Dana Brooke’u getirmiştir.On the April 29 episode, Bayley was defeated by Dana Brooke after a distraction by Emma.
1713 yılında imzalanan Utrecht Antlaşması Yeni Fransa'ya barış getirmiştir.After the Treaty of Utrecht in 1713, New France began to prosper.
Aynı zamanda Baha'yada yılın sanatçısı ödülünü getirmiştir.He also received Canteen Magazine's Artist of the Year Award.
O, bu ismi bir sembol haline getirmiştir.They even name it their identity symbol.
Moreese Bickham bu sözleri serbest bırakıldığında dile getirmiş.Moreese Bickham uttered these words upon being released.
Böylelikle 29.03 vektörünün ucunu, mavi 5.21 vektörünün başına denk getirmiş olduk.So that it's tail is at the head of the blue vector.
Bu, on yıllar boyunca yeni girişimlerin sonunu getirmiştir.This was a startup killer for decades.
Bu hile ile 50 dolarlık fotoğraf makinanızı 1000 dolarlık hale getirmiş oldum.I've just turned your $50 camera into a $1,000 camera with that trick.
Bir sebebi kültürümüzün gençliği bir takıntı haline getirmiş olması.Well, for one thing, we're a youth-obsessed culture.
Bu gelişme o dönemde sanat alanında çok büyük ses getirmiş olmalı.This would have the most profound effect on the history of western art
Ailem, bana bakması için, annesi bir zamanlar köle olan bir kadın getirmişti.And my family brought in a woman whose mother had been a slave to take care of me.
Parçaları teker teker şekillendirip, oyup daha sonra biraraya getirmiş olabilirler mi?They carved pieces of the band a put them together? Exactly.
Özgeçmişimi de getirmiştim.I brought my resume just in case.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.We have even managed to make the study of literature arcane.
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirThe monkeys have got their entire planet wired up to explode
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.They took the tapioca roots up to the kitchen, sliced them thinly and made delicious chips.
Yani, A'yı satır indirgenmiş basamak matris haline getirmiş oluyorum. -So essentially you're just taking A and putting it in reduced row echelon form.
Aslında bu biraz TED'e benziyordu, birçok akıllı insanı bir araya getirmişti.It was a little bit like TED: it brought a whole lot of very smart people together.
Böylece denklemi daha düzenli bir hale getirmiş olduk.And now we've cleaned up the equation a good bit.
Durun... kız arkadaşını getirmişler !Don't... your girlfriend is here!
Ama tüm inancım beni oraya kadar getirmişti.But all that belief had fueled me so long.
İnancım beni buralara kadar getirmişti.Look where my belief had brought me to.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Mr. Teszler had integrated the textile industry in that part of the South.
Dedemin keyfini yerine getirmişe benziyordun.You seem to have delighted my grandpa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod