Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmiş ile cümle

getirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir."Ambasadorii" lui Hans Holbein. Iar Hans Hlbein lucra pentru
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir."Ambassadors" oleh Hans Holbein. Dan Hans Holbein bekerja untuk Henry VII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir."Embajadores" de Hans Holbein. Hans Holbein trabajaba para Enrique VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Hans Holbein trabalhou para Henrique VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Hans Holbein travaillait pour
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir. Hans Holbein, VIII.Holbeins "Ambassadörerna." Och Hans Holbein jobbade för Henrik VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir. Hans Holbein, VIII.Χολμπάιν "Οι Πρεσβευτές." και ο Χανς Χολμπάιν εργάσθηκε για τον Ερρίκο τον 8ο.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Holbeina. Hans Holbein je ustvarjal za Henrika VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Holbein's "Ambassadors". En Hans Holbein werkte voor Henry VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Holbeins "Die Botschafter" verwendet wurden.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Holbein's "Những đại xứ." ("Ambassadors.") Và Hans Holbein đã làm việc cho
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Holbein's-ových "Ambasádoroch". A Hans Holbein pracoval pre Henryho VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.А Ханс Холбайн работел за Хенри VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Ганса Гольбейна. Ганс Гольбейн работал на Генриха VIII.
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.של הנס הולביין. והנס הולביין עבד
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.( هانز هولينز ) و عمل ( هانز ولينز )
"Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.ヘンリー8世に仕えていました これは階段の壁に掛けられました
Ancak bu erken dönem birleşimler beraberinde Hans Holbein'in "Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Ezek korai alkalmazásai az olyan illúzióknak, melyek Hans Holbein "Követek" című művének is lényegi elemei.
Ancak bu erken dönem birleşimler beraberinde Hans Holbein'in "Ambassadors" gibi eserlerini de getirmiştir.Tohle je prvotní začlenění iluzí přenesené do -- jakéhosi vysokého místa ve "Vyslancích" Hanse Holbeina.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Aber wissen Sie, wir sind wirklich von diesem linearen Erzählschema besessen geworden.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale mamy obsesję na punkcie liniowości.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale, víte, stali jsme se posedlí touto povídkou o jasném nalinkování.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.De tudjátok, megszállottjai lettünk ennek a lineáris narratívának.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Însă ştiţi, am devenit obsedaţi de această poveste liniară.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.하지만, 우린 여전히 직선적 인생관에 사로잡혀 있어요.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Maar weet je, we zijn geobsedeerd geworden door deze lineaire aanpak.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mais vous savez, nous sommes devenus obsédés par ce récit linéaire.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mas ficámos obcecados com esta narrativa linear.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ma siamo diventati ossessionati da questa storia della linearità.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ni vet, vi har blivit besatta med denna linjära berättelse.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ved I hvad, vi er blevet besat med dette linieære narrativ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mutta meille on tullut pakkomielle tästä lineaarisuuden oletuksesta.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Nhưng chúng ta đã quá lệ thuộc vào kiểu suy nghĩ tuyến tính này.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Pero ya sabes, nos hemos obsesionado con esta narración lineal.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Tapi anda tahu, kita telah menjadi terobsesi dengan pemikiran tentang linearitas ini.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Toda veste, postali smo obsedeni s to linearno pripovedjo.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Viete, stali sme sa posadnutí touto rozprávkou o linearite.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Αλλά η γραμμικότητα μας έχει γίνει εμμονή.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Але нас захопила ця лінійна поведінка.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но мы слишком одержимы таким линейным развитием.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но нали знаете, ние сме станали обсебени от този линеен разказ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.אבל הפכנו לכפייתיים עם הנרטיב הליניארי.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.ولكن كما تعلمون، أصبحنا مهوسين مع هذه القصة عن الخط المستقيم.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.考えに囚われており 教育の最大の山場は
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Aber er machte diese fantastische Bemerkung über ihre Zusammenarbeit.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Ale řekl fantastickou věc o jejich pracovním vztahu.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.El a declarat ceva fantastic despre colaborarea lor:
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.그는 그들의 이 환상적인 업무 관계에 대해서,
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Maar hij zei iets fantastisch over hun werkrelatie:
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Ma George disse questa cosa fantastica sul loro rapporto di lavoro.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Mais il a dit cette chose fantastique sur leur relation de travail.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Mas ele disse esta coisa fantástica sobre a relação de trabalho deles.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Mégis ezt a fantasztikus dolgot nyilatkozta a munkakapcsolatukról:
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Men han sa denna fantastiska saken om deras arbetsrelation.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Namun dia mengatakan hal ini tentang hubungan kerja mereka.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Pero dijo algo fantástico acerca de su relación de trabajo:
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Tuy nhiên ông ấy đã noi về điều tuyệt vời về mối quan hệ công việc của họ.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Αλλά είπε κάτι το εκπληκτικό για την επαγγελματική τους σχέση.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Але він сказав одну чудову річ про їхню співпрацю.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.Но он сказал одну великолепную вещь по поводу их сотрудничества.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod