Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmiş ile cümle

getirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sesimi beğeniyorum ve kimseyi bu sesten mahrum bırakmak istemedim." sözleriyle dile getirmiştir.Čakal sem, nisem jih ubil, preden ne slišim vaše besede o tem."
Neo-marksistlerden Antonio Gramşi Marx'ın düşüncelerine 'hegemonya' kavramını getirmiştir.Italijanski mislec Antonio Gramsci pa je iz marksizma izpeljal teorijo o vodenju družbe.
HapMap projesi benzeri çalısmalara büyük kolaylık getirmiştir.Gradnjo kupol je močno olajšal izum betona.
Beraberinde kimi İsveç şarkılarının notalarını da getirmişti.Na njem je prepevala švedske ljudske pesmi.
Turizm 2005 yılında ülke ekonomisine yaklaşık 400 milyon € gelir getirmiştir.Leta 2010 je bilo v lokalno gospodarstvo vloženih 544 milijonov £, ki jih prinesel turizem.
Levon, doğum günü hediyesi olarak Baran'a Havin'i getirmiştir.Pravice je dal Joelu kot darilo za rojstni dan.
Bu turne için, Britney birkaç dansçı eklemiş ve ateş efektleriyle gösteriyi daha ilgi çekici hale getirmiştir.Šiam turui Britney pasisamdė daugiau šokėjų bei naudojo specialius ugnies efektus.
Turizm 2005 yılında ülke ekonomisine yaklaşık 400 milyon € gelir getirmiştir.Turizmo sritis 2005 m. pritraukė apie 400 mln. eurų investicijų.
Torricelli, rüzgârların oluşmasına ilk bilimsel açıklamayı getirmiştir.Evangelista Torricelli sukūrė pirmą barometrą ir paaiškino vėjo priežastį.
1586 yılında hanımı Maria Kamen şehrinde oğlu Johannes´i dünyaya getirmiştir.1586 m. jo žmona Marija pagimdė sūnų Johanesą.
Elizabeth 3 çocuk dünyaya getirmiştir.Elžbieta augino tris vaikus.
Bunu yazar Goulding de dile getirmişti.Tai buvo jau nurodęs B. Vilentas.
Ve son olarak 1975 yılında "Ding-a-Dong" adlı şarkısıyla Teach-In Hollanda'nın son birinciliğini getirmiştir.1975 m. grupė Teach-In su daina Ding-a-dong laimėjo konkursą - tai buvo Nyderlandų ketvirtoji pergalė.
Varlıkların her zerresinde Tanrı'yı arayışını coşkun bir şekilde dile getirmiştir.Teresei į širdį kiekvienąkart pripildydamas ją Dievo meilės.
Stalin, Sibirya'dan ve Uzakdoğu'dan bazı birlikleri bölgeye getirmişti.Rėmė persikeliančius į Sibirą ir Tolimuosius Rytus asmenis.
Ancak bu olay, maçı çok sert hale getirmişti.Per šį čempionatą, sukėlė patį prieštaringiausią incidentą.
Yaşlılığında ise, bu çalışmalarının edebi eserlerinden çok daha fazla değere sahip olduğunu dile getirmiştir.Kilo legenda, kad būdamas girtas jis sukūrė savo talentingiausius kūrinius.
Demokrasiyi uluslararası ilişkiler disiplininde özellikle cumhuriyetçi liberal düşünürler dile getirmişlerdir.Demokratinė taikos teorija priskiriama liberaliajai tarptautinių santykių minties tradicijai.
Heinrich Lissauer ise agnozi hakkındaki fikirlerini Wernicke ve Kussmaul’un ardından dile getirmiştir.Heinrich Lissauer jagas oma ideid agnoosia kohta peale Wernicke´t ja Kussmaul´i.
6 Ocak 2011 günü oğlu Flynn Christopher Bloom'u dünyaya getirmiştir.2011. aasta jaanuaris sündis neil poeg Flynn Christopher Blanchard Copeland Bloom.
1713 yılında imzalanan Utrecht Antlaşması Yeni Fransa'ya barış getirmiştir.Aastal 1713 saabus Uus-Prantsusmaale Utrechti rahulepinguga rahu.
Diğer kaynaklar ek kayıplar getirmişti.Asutused aga näitasid ainult kahjumeid.
Bu rolü, ona Young Artist Award adaylığı getirmiştir.Ta on saanud noore artisti auhinna (Young Artist Award).
Jessie biseksüelliğe açık olduğunu bir konuşmasında dile getirmiştir..Enne Silviaga abiellumist oli Bayly avalikult öelnud, et ta on biseksuaalne.
Fransız direktuvarı Avusturya'nın yeni bir savaş istediğine kanaat getirmişti.Lisaks oli Prantsuse Direktoorium veendunud, et austerlased plaanisid salakavalalt alustada uut sõda.
Soğuk dere suyunu Muğla’ya getirmiştir.Külm vesi jõuab kollektorisse pumba abil.
Ama rüyasından bir şey getirmiş olduğunu anlar; kötü adamın şapkası.Tuul puhus mehel mütsi peast ära (tuntu) - Tuul puhus ära mütsi mehe peast (tundmatu).
Solo çalışması hayli ses getirmiştir.Telefonihääletusega kogus enam hääli Suisapäisa.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Ta väljendas meeleheidet, mida temas tekitas vaesus ja ebaõiglus.
Bu da Arnavutluk'u, Avrupa'daki en eski şarap üreticilerinden biri haline getirmiştir.Itaalia teenis kasu kui suurim veinitootja Euroopas.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.12세기에 휴고 산탈리아가 이 심볼시스템을 이슬람으로 부터 스페인으로 전해
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.A 13. században Santallai Hugó hozta Spanyolországba az iszlám misztikusoktól.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.Au XIIe siècle, Hugo Santalia l'a introduite en Espagne après avoir vu des mystiques musulmans.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.En el siglo 12, Hugo Santillana lo trajo de los místicos musulmanes a España.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.I det 12. århundrede importerede Hugo af Santalla det i Spanien fra islamske mystikere.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.Im 12. Jahrhundert brachte Hugo von Santalla ihn von den islamischen Mystikern nach Spanien.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.In de 12e eeuw bracht Hugo van Santalla dit vanuit de islamitische mystici mee naar Spanje.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.În secolul 12, Hugo Santalia l-a adus de la misticii islamici în Spania.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.Nel 12° secolo, Hugo Santalia la portò dai mistici Islamici in Spagna.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.No século XII, Hugo de Santalla trouxe os místicos islâmicos para Espanha.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.W XII w. Hugo Santalia przywiózł ten kod od mistyków muzułmańskich do Hiszpanii.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.Τον 12ο αιώνα, ο Χιούγκο της Σάνταλλια το έφερε από Ισλαμιστές μυστικιστές στην Ισπανία.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.В 12 веке Уго Санталия привёз нечто от исламских мистиков в Испанию.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.През 12-ти век, Хюго Санталия го донесъл в Испания от ислямски мистици.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.במאה ה-12, הוגו סנטליה הביא אותו ממניעים של מיתוסים איסלמיים אל ספרד.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.في القرن الثاني عشر، جلبها هوغو أوف سنتالا من المسلمين الصوفيين في إسبانيا.
12. yüzyılda Hugo Santalla bunu tasavvuftan İspanya'ya getirmiştir.そこでジオマンシーとして錬金術の世界に広まりました
24 getirmiştir. Hava Kalitesi Direktifi (Directiva privind calitatea aerului (24) a
50 getirmiştir (36).Directiva Apei Potabile (DAP) stabileşte standarde de calitate pentru apa “la robinet” (36).
50 getirmiştir (36).Direktivaopitnivodi(DWD)določastandardekakovostipitnevode"iz pipe" (36).
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Ah,am de facut o livrare de haine de la spalatoria Jan Di.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Ah... Je viens livrer du linge.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Àh, tôi đến giao đồ giặt là.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Imam dostavo iz JanDi čistilnice.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Jeg har en levering fra Jan Di's tekstilrensnings service.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim...예, 저... 잔디 세탁에서 배달왔는데요.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Mám tu dodávku z čistírny JanDi.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Oh, aku disini untuk mengantar beberapa pakaian laundry
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Oh, egy megrendelés a Jan Di Tisztítóból.
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.Oh, ich bringe die Reinigung.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod