Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmiş ile cümle

getirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.In zijn tijd als senator was een rookverbod in discussie.
Makamsal geçkiler, ezgilerin zengin ve orijinalliği bu eseri bir baş yapıt haline getirmiştir.Sombere en abrupte klachten karakteriseren het begin van dat werk.
Parça çok ses getirmiştir.De soort maakt opvallend veel geluid.
Godard Amerika adlı şeyle ilgili ne düşünüyorsa bu filmde bunları değişik bir uslupla dile getirmiştir.Godard heeft deze film door een Amerikaan laten financieren.
Takei'nin Sosyal medyaya katılması ona yeni bir şöhret getirmiştir.Zaangażowanie Takei w media społecznościowe przysporzyło mu dodatkową sławę.
Alman ornitolojisine tipolojik tür kavramını ilk o getirmiştir.Wprowadził do niemieckiej ornitologii typologiczne pojęcie gatunku.
İki adam da yanlarında destek getirmiştir.Następnie losowano dwóch zwycięzców.
İlk çocuğu kızını 2 Temmuz 2009 tarihinde dünyaya getirmiştir.2 lipca 2009 roku urodziła swoją pierwszą córeczkę.
Çıkardığı Rom-Pop ve Queen of Romany adlı albümleri ses getirmiştir.Światową sławę przyniosły jej albumy Rom-Pop i Queen of Romany.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.Persusz na pożegnanie ofiarował mu duże dary.
Rickenbacker'in cesareti onu Amerika'da bir kahraman haline getirmişti.Po wojnie, Rickenbacker stał się popularny i został uznany za bohatera narodowego w USA.
27 Eylül 2012 tarihinde Noah Shannon Green adını verdiği oğlunu dünyaya getirmiştir. ^ Röportaj27 września 2012 urodziła syna Noaha Shannona Greena.
Pek çok röportajında The Beatles'dan etkilendiğini dile getirmiştir.Możemy na nim znaleźć dużo nawiązań do twórczości The Beatles.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Opozycja ogłosiła, że wybory nie mają sensu.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.On jednak krytycznie wyrażał się o umiejętnościach mnichów.
Olay, uluslararası düzeyde ses getirmiş ve protesto edilmiştir.Wydarzenia spotkały się z międzynarodową krytyką i potępieniem.
O doğmadan önce ailesi bir kız çocuğu dünyaya getirmiş ancak bebeklik döneminde ölmüştür.Przed jej narodzeniem ojciec rozkazał zabić dziecko, gdyby okazało się dziewczynką.
Ancak bu olay, maçı çok sert hale getirmişti.Po tym wydarzeniu gra stała się bardzo ostra.
Natalia Avelon Ville Valo ile birlikte seslendirdiği Summer Wine şarkısıyla büyük ses getirmiştir.Na potrzeby ścieżki dźwiękowej tego filmu, Avelon nagrała z Ville Valo singiel Summer Wine.
Macar şiirine biçim ve öz açısından birçok yenilik getirmiştir.Jemu, jako jednemu z nielicznych powiodła się ucieczka z twierdzy.
Felsefeye ‘arkhe’ terimini de ilk o getirmiştir.Oni również jako pierwsi przedstawili pojęcie fonemu.
Dünya genelinde Radyolarda, Televizyonlarda ise 2 Milyar dinleyiciye ulaşarak büyük ses getirmiştir.Natomiast samą ceremonię dzięki telewizji śledziło, według szacunków, około 2 miliardów ludzi.
Turizm 2005 yılında ülke ekonomisine yaklaşık 400 milyon € gelir getirmiştir.W 2005 roku inwestycje w sektorze turystyki wyniosły 400 mln euro.
1988 yılında parlamentodan geçen bu yasa Skotch üretimine bellirli koşullar getirmiştir.W lipcu 2008 parlament francuski przyjął ustawę wprowadzającą elastyczne rozwiązania w zakresie czasu pracy.
Arkadaşları ona yumurta getirmişlerdir.Oboje rodziców wysiaduje jaja.
Eğitimini tamamladıktan sonra abisinin baskısı üzerine sinemaya giriş yaptığını dile getirmiştir.Wątpić jednak należy, czy po ukończeniu studiów wracali do rodzinnego Sławkowa.
Aşırı tekrarlar bu ürkütücü eğlenceyi bile sıkıcı hale getirmiştir.Ten zamierzony rozdźwięk dawał zaskakujący efekt dramaturgiczny.
Kilise'nin 1555'te yazdığına göre Portekizliler, cinsel amaçlar için Portekiz'e birçok köle Japon getirmiştir.W 1555, w następstwie sporów z kupcami portugalskimi, wypędził niemal wszystkich Europejczyków.
Blok 1 gelişimleri ayrıca yeni tip güç başlıklarınıda yanında getirmiştir.Pocisk wersji Block 3 został również wyposażony w nową efektywniejszą głowicę.
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.Przez tę aktywność złamał kilka razy nos.
Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir onlara.Któregoś dnia do brzegu wyspy przybija łódź z ciałem martwego mężczyzny i żywym niemowlęciem.
Drayton, Sally'i yakalayıp bağlayıp eve getirmiştir.Lynette ją pocieszyła i zabrała na drinka.
Norman, oğlu Harry'nin beynini yıkayarak etkisiz hale getirmiştir.Cała sytuacja rozwściecza wuja Harry’ego.
Bu kişiliği onun sonunu getirmiştir.Koniec jego życia przyniósł mu uznanie.
Yarışmada 5. olarak Kıbrıs'a o zamana dek en iyi sonucu getirmiştir.Do końcowej punktacji zaliczano zawodnikom 5 najlepszych wyniki.
Apurna bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştir.魔性の子) – horror o chłopcu pochodzącym z innego świata.
Hatta Yunan hakimler bile onun Amerikalı olduğuna kanaat getirmişlerdi.Greccy zawodnicy byli wyraźnie słabsi od Amerykanów.
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.Vid den första skapades de människor som fanns på Jorden före Adam, föradamiterna.
Bu kaybı onu yine erken yaşta annesini kaybetmiş olan John Lennon ile bir araya getirmiştir.Detta förenade honom med John Lennon, vars mor också dog tidigt.
Hubble, sık sık Leavitt’in çalışmalarıyla Nobel Ödülü’ne layık olduğunu dile getirmiştir.Hubble själv sa ofta att Leavitt förtjänade Nobelpriset för sitt arbete.
Bu gemilerin keşfi Red Bay'i Amerika'daki en değerli su altı arkeolojik alanlarından biri haline getirmiştir.Upptäckten av dessa fartyg gör Red Bay till en av de främsta undervattensarkeologiska platserna i Amerika.
Bu da Arnavutluk'u, Avrupa'daki en eski şarap üreticilerinden biri haline getirmiştir.Georgien är en av Europas äldsta vinproducenter.
6 Ocak 2011 günü oğlu Flynn Christopher Bloom'u dünyaya getirmiştir.I januari 2011 föddes deras son Flynn Christopher Blanchard Copeland Bloom.
Bart, evine geri dönmüş ve ailesine hediyeler getirmiştir.Bart återförenas med sin familj, och ger dem presenter från Frankrike.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.Fackföreningsrörelsen kom även nu att vålla honom åtskilliga problem.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.Hon mottog även privata gåvor av Karin.
1958 yılında, dış ödemeler dengesindeki bozukluk alınan dış borçları ödenemez hale getirmişti.I augusti 1982 meddelade Mexiko att man inte längre kunde betala räntorna på sin utlandsskuld.
1 Haziran 2009'da Sharon Robert Westerholt ile ikinci bir oğlan dünyaya getirmiştir.I slutet av 2011 fick paret Robert Westerholt och Sharon den Adel sitt tredje barn.
Bu da DICOM tabanlı uygulama geliştirme işini zorlu bir iş haline getirmiştir.Dock har det lett till att det har blivit en svår fråga med upphovsrätten.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Det var kris och arbetslöshet.
Gençken, evlat edinmeyi düşünsede evlenip kendi kızını Dünya'ya getirmiştir.Vid födseln var det hennes uppgift att motta barnet i dess inträde i världen.
Polina, Rusya'ya ikinci kez Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması zaferi getirmiştir.För andra gången i Eurovisionens historia vann Tyskland.
Arkadaşları ona yumurta getirmişlerdir.Dinosaurierna lade ägg.
Katılımcılar Hırvat vatandaşı ve 16 yaş üstü olma zorunluluğu getirmiştir.De som ville ställa upp i uttagningen måste vara över sexton år och måste vara kroatiska medborgare.
Ne var ki, bu büyüme kendine özgü sorunları da beraberinde getirmiştir.Однак сама ця спроба приведе до росту сукупної плутанини.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.Той відправився до Єлисея з багатими дарами.
Bu rolü, ona Young Artist Award adaylığı getirmiştir.Ця роль принесла їй номінацію на премію «Young Artist Award».
Tarikata bir disiplin getirmiştir.Саме цього і навчає дисципліна.
Rhea Silvia Mars'ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiydi ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmişti.Рея Сільвія була дівою-весталкою, зґвалтованою Марсом, від якого в неї народилися напівбожествені двійнята.
Tibet’e Budizm’i bu yüzyılda Padmasambhava getirmiştir.Проникнення буддизму в Тибет відбувалося протягом кількох століть.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod