Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmez ile cümle

getirmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
REST, bu konuda bir kısıtlama getirmez.Freeware by podobné obmedzenia nemal.
Bu sebeple yatış zilinin çalmasının ardında şarkısını söylemeyi aklına bile getirmez.Priemerný človek nebude schopný po vypočutí pesničky len tak zabudnúť jej názov.
REST, bu konuda bir kısıtlama getirmez.Metafüüsika ei lisa sellele midagi juurde.
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.A já říkal: "Tohle je opravdu krásné, to je abych měl na cestě štestí?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.A ja som si myslel: "Ach to je zlaté, viete, je to pohľadnica pre šťastie na mojom turné?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.E ho pensato "oooh, che carino che sei, cos'è, un porta fortuna per il tour del libro"?
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.En ik dacht, "Ah, dat is echt lief, je weet wel, is dat een geluksbrenger voor de boek-tour?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.És azt gondoltam, "Á, ez nagyon kedves, ez egy Jószerencsét-kártya a könyv-turnéra?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.저는 생각했지요, "아, 이거 정말 사랑스럽구나, 북 투어를 위한 행운의 카드일까?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.Og jeg tænkte, "Årh, det er rigtig sødt. Er det et held og lykke på bog touren kort?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.Pomyślałem: "Och jakie to słodkie. Czy to kartka na szczęście?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.Si m-am gandit "Ce dragut, e o felicitare sa-mi poarte noroc in turneu?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.Und ich fragte, "Oh, das ist sehr lieb, soll sie mir Glück bringen für die Lesereise?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.Y pensé, "Aah, esto es muy dulce, ¿es una tarjeta de buena suerte para la gira del libro?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.Και σκέφτηκα, ξέρετε "Αχ, τι γλυκό, είναι κάρτα για καλή τύχη στην περιοδεία του βιβλίου;"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.И аз помислих, "Аа, това е толкова мило, знаеш ли, това като пожелание за късмет по време на турнето ли е?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.И я подумал, "Ах, как это мило! Неужели это знак к удаче в моей поездке?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.І я подумав: "Ах, як це мило. Це листівка з побажанням удачі в турне?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.ואני אמרתי, "אוי, זה באמת חמוד, זו ברכה למזל למכירות הספר?"
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.وفكرت " آه , هذا جميل جدا" , انت تعلم , هل هي بطاقة لتمني التوفيق لي في جوله الكتاب ؟
"Aah, bu gerçekten hoş ve kitap turunda şans getirmez mi?" dedim.本のツアーのお守りかな」というと 「違うよ お父さんは世界で一番
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Alleen klagen zonder een alternatief voor te stellen, betekent niets.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Att bara klaga utan att föreslå ett alternativ erbjuder ingenting.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Doar plângându-ne fără a propune o alternativă nu înseamnă nimic.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Lamentarsi soltanto senza proporre un'alternativa non porta a niente.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Nur zu jammern, ohne eine Alternative anbieten zu können, bringt nichts.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Panaszkodni anélkül, hogy megoldást kínálnánk, nem vezet semmire.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Pouhé stěžování si bez předložení alternativy je k ničemu.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Rien ne sert de se plaindre sans offrir d'alternative.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Samo narzekanie bez propozycji alternatywy nic nie zmieni.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Valittaminen ehdottamatta mitään vaihtoehtoa ei tuo mitään uutta.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Zgolj pritoževanje brez predlagane alternative, ne ponuja ničesar.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Απλά διαμαρτυρόμενοι χωρίς να προτείνουμε μια εναλλακτική λύση δεν προσφέρει τίποτα.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Просто выражать недовольство, не предлагая альтернатив, бесполезно.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Простото оплакване, без да се предлага алтернатива, не води до нищо.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.الشكوى بدون اقتراح بديل لا تقدم شيئا.
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ako pa me ne boste poslušali in ne boste izpolnjevali vseh teh zapovedi,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ale ak by ste ma neposlúchali a nečinili by ste všetkých týchto prikázaní
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Dar dacă nu Mă ascultaţi şi nu împliniţi toate aceste porunci,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ha pedig nem hallgattok reám, és mind e parancsolatokat meg nem cselekeszitek;
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.그러나 너희가 내게 청종치 아니하여 이 모든 명령을 준행치 아니하며
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Maar als u niet naar Mij luistert, Mij niet gehoorzaamt
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Mais si vous ne m`écoutez point et ne mettez point en pratique tous ces commandements,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ma se non mi ascolterete e se non metterete in pratica tutti questi comandi
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Mas, se não me ouvirdes, e não cumprirdes todos estes mandamentos,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Men dersom I ikke lyder mig og ikke holder alle disse bud,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Men hvis I ikke adlyder mig og handler efter alle disse Bud,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Men om I icke hören mig och icke gören efter alla dessa bud,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Mutta jos te ette kuule minua ettekä pidä kaikkia näitä käskyjä,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Pakli nebudete mne poslouchati, a nebudete činiti všech přikázaní těchto,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız."Pero si no me escucháis y no ponéis por obra todos estos mandamientos
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Song nếu các ngươi không nghe ta , không làm theo các điều răn nầy ,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Song nếu các ngươi không nghe ta, không làm theo các điều răn nầy,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.TUHAN berkata, "Kalau kamu tidak mendengarkan Aku dan tidak melakukan perintah-Ku
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Werdet ihr mir aber nicht gehorchen und nicht tun diese Gebote alle
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Αλλ' εαν δεν μου υπακουσητε και δεν εκτελητε πασας ταυτας τας εντολας μου,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Если же не послушаете Меня и не будете исполнять всех заповедей сих,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Но ако не Ме послушате и не извършите всичките тия заповеди,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.ואם לא תשמעו לי ולא תעשו את כל המצות האלה׃
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.لكن ان لم تسمعوا لي ولم تعملوا كل هذه الوصايا
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod