O zaman buradaki boşluğa bir şey getirmemiz gerek ki işlemi yapabilelim.Não dá para diminuir " 0 - 6 "
O zaman buradaki boşluğa bir şey getirmemiz gerek ki işlemi yapabilelim.Por lo tanto, hay que poner algo en este espacio aquí,
O zaman buradaki boşluğa bir şey getirmemiz gerek ki işlemi yapabilelim.אז אנו צריכים משהו שייכנס לחלל הזה כאן,
O zaman buradaki boşluğa bir şey getirmemiz gerek ki işlemi yapabilelim.基本的にここでするのは(学校によってこの名前は違うかもしれませんが)繰り下がりあるいは再編成です.
Peki, bu doğruysa günümüzün matbaasının ötesine giderek bunu geri getirmemizin bir yolu var mı?Dacă e adevărat, e vreo cale, când trecem dincolo de tiparul de azi, să aducem cumva asta înapoi?"
Peki, bu doğruysa günümüzün matbaasının ötesine giderek bunu geri getirmemizin bir yolu var mı?Jeśli to prawda, czy jest jakiś sposób, kiedy wychodzimy poza dzisiejszy druk, żebyś jakoś to przywrócić?
Peki, bu doğruysa günümüzün matbaasının ötesine giderek bunu geri getirmemizin bir yolu var mı?그렇다면, 혹시 오늘날 인쇄의 한계를 넘어 그런 것들을 다시 들여올 방법이 있을까?
Peki, bu doğruysa günümüzün matbaasının ötesine giderek bunu geri getirmemizin bir yolu var mı?Nếu nó đúng, thì có cách nào, khi chúng ta tiến xa hơn hôm nay, để mang nó trở về lại?
Peki, bu doğruysa günümüzün matbaasının ötesine giderek bunu geri getirmemizin bir yolu var mı?"OK," als dat klopt, is er dan een manier buiten de drukkerij van vandaag om dat basisidee terug te brengen?
Peki, bu doğruysa günümüzün matbaasının ötesine giderek bunu geri getirmemizin bir yolu var mı?אם זה ככה, האם יש דרך כשיוצאים מעבר לדפוס להחזיר את זה בחזרה?
Peki, bu doğruysa günümüzün matbaasının ötesine giderek bunu geri getirmemizin bir yolu var mı?إن كانت تلك حقيقة, أتوجد أية طريقة, عندما نصل إلى ما بعد مطبوعات اليوم, أن نستعيدها بشكل ما؟
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.이 커튼 뒤에 있는 두 명의 마법사들이 결과물을 스크린에
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.2人の達人がいて 結果を画面に出す 手伝いをしてくれています
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Cei doi vrăjitori pe care-i am și se află în spatele cortinei mă vor ajuta să aduc rezultatele pe ecran.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.De twee technici achter het gordijn zullen me helpen om de resultaten op het scherm te brengen.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Die zwei Spezialisten hinter dem Vorhang werden mir helfen, das Resultat auf den Bildschirm zu bringen.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Dva kouzelníci, které mám s sebou a kteří jsou za oponou mi pomohou dát výsledky na plátno.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Hai nhà pháp sư của tôi ở cánh gá sẽ giúp tôi đưa kết quả lên màn hình.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.I due esperti che mi aiutano e che sono dietro le quinte mi aiuteranno a portare i risultati sullo schermo.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Jest tu ze mną dwóch fachowców, którzy pracują przy scenie, żeby zaprezentować wam wyniki na ekranie.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Kedua penyihir saya yang ada di balik layar itu akan membantu saya menampilkan hasilnya di layar.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Két varázslóm, aki a függöny mögött áll, mindjárt segít megjeleníteni az eredményt a képernyőn.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Os dois mágicos que tenho e que estão atrás da cortina ajudar-me-ão a passar os resultados no écran.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Tengo dos magos que están detrás de la cortina y me ayudarán a mostrar los resultados en la pantalla.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Два волшебника что прячутся за занавеской позволят вывести результаты на экран
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.Двамата магьосници, които имам, които са зад завесите, ще помогнат да покажа резултата на екрана.
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.שני האשפים שאיתי שמאחורי הקלעים יעזרו לי להביא
Perdenin arkasındaki iki sihirbaz bununla ilgili kayıtları ekrana getirmeme yardımcı olacak.العبقريان اللذان لدي واللذان خلف الستار سيساعداني على نقل
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Ele só me disse para te levar a um encontro em Resembool.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Hän käski tuomaan sinut tapaamiseen Resembooliin.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Han sa att jag skulle ta dig till Resembool för ett möte.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Han sagde, at jeg skulle tage dig med til et møde i Resembool.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Mi ha solo detto di portarti a Resembool per un incontro.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Nakazał mi dostarczyć cię na spotkanie do Resembool.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Simplemente me dijo que fuéramos a Resembool para una cita.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Μου είπε να σε φέρω για ραντεβού στη Ριζεμπούλ.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Он просто велел мне привезти вас на встречу в Резембул.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chirs m-a rugat să aduc şi nişte statistici, aşa că asta am făcut.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris also bat mich, einige Statistiken mitzubringen, und das hab ich getan.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris dặn tôi phải đem theo một ít số liệu và chúng đây
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris heeft me gevraagd wat statistieken mee te nemen, en dat heb ik gedaan.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris m'a demandé d'emmener des statistiques donc je l'ai fait.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris megkért, hogy hozzak statisztikákat is, így is tettem.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris me pidió que me trajera algunas estadísticas así que eso hice.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris mi ha chiesto di portare con me delle statistiche, e così ho fatto.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Chris poprosił mnie o pokazanie danych statystycznych, tak więc oto te dane.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.크리스가 통계를 좀 보여주라고 해서, 준비했습니다.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Sekarang, Chris meminta saya untuk menunjukkan beberapa statistik, jadi ini saya tunjukkan.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Tak, Chris mi řekl, abych přinesl nějaké statistiky, tak tady jsou.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Ο Κρις μου ζήτησε να φέρω μερικά στατιστικά μαζί μου, κι έτσι έκανα.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Крис ме помоли да покажа малко статистика, така че направих това.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Крис попросил меня принести статистические данные, и я так и сделал.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Так... Кріс просив принести з собою статистику. Сказано - зроблено.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.עכשיו, כריס ביקש ממני להביא איתי קצת נתונים סטטיסטיים אז עשיתי בדיוק את זה.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.الآن، طلب من كريس أن أحضر بعض الإحصاءات معي فقمن بذلك
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.統計資料を持ってきました 2005年 ゲーム市場は290億ドルに達し 年々 --
Tamam, şimdi numarayı yapacağız, ama lütfen unutmayın ki, kusursuz hale getirmemiz 10 yılımızı aldı.Bueno, vamos a hacer este truco, pero recuerden, que nos llevó más de 10 años perfeccionar...
Tamam, şimdi numarayı yapacağız, ama lütfen unutmayın ki, kusursuz hale getirmemiz 10 yılımızı aldı.DH : 좋아요. 이 기술을 해 보겠습니다. 하지만 기억해주세요. 완성하기 까지 10년이 넘게 걸렸답니다.
Tamam, şimdi numarayı yapacağız, ama lütfen unutmayın ki, kusursuz hale getirmemiz 10 yılımızı aldı.DH: Faremo questo numero, ma ricordatevi, ci ha richiesto 10 anni di perfezionamento.
Tamam, şimdi numarayı yapacağız, ama lütfen unutmayın ki, kusursuz hale getirmemiz 10 yılımızı aldı.Dobra, jedziemy, ale pamiętajcie, że ćwiczyliśmy to przez 10 lat. że ćwiczyliśmy to przez 10 lat.