O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...E' così ovvio, così chiaro, che qualcuno deve averci pensato.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Es tan obvio, tan evidente, que alguien lo tendría que haber pensado.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Este atât de evident, simplu și cineva ar fi trebuit să se gândească la acest lucru.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...É tão óbvio, mesmo à frente dos olhos, alguém havia de ter pensado nisso.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...그렇지 않나요? 분명 누군가는 그런 생각을 안했을리가 없고
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...To takie oczywiste, na samym widoku, i ktoś musiał o tym pomyśleć.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Това е толкова очевидно, право в лицето ти, и някой трябва да е мислил за това.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Это так очевидно, прямо в лоб бъет, кто-то должен был это уже придумать.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...זה כל כך מובן מאליו, ישר בפרצוף. ומישהו בטח חשב על זה.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...ومن الواضح الآن، وأمام ناظرِيْك، يجب أن يكون شخص ما فكّر في ذلك.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...誰かが絶対考えたはずなんです そして事業として 始めたはずなんです
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Am primit bursă dar trebuia să ajung pe cheltuiala mea acolo.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Dostala jsem stipendium, ale musela jsem se sem nějak dopravit.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Dostala som štipendium, ale musela som sa tam dostať.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Ganhei uma bolsa de estudos mas precisava de me pôr aqui.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Ho ottenuto una borsa di studio ma avevo bisogno di arrivare qui.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Ich hatte zwar ein Stipendium, aber ich musste irgendwie hin kommen.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Ik kreeg een beurs, maar ik moest er zelf zien te geraken.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Jag hade ett stipendium men jag var tvungen att ta mig dit.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.J'ai reçu une bourse mais il fallait que je vienne ici.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.장학금을 받긴 했지만 일단 여기까지 오려면 돈이 필요했고,
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Me dieron una beca, pero necesitaba llegar hasta aquí.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Saya mendapatkan beasiswa tapi saya harus berangkat kesana.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Tôi có học bổng nhưng tôi phải tự đến được đó.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Είχα υποτροφία αλλά πάλι έπρεπε κάπως να πάω εκεί.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Спечелих стипендия, но трябваше да платя пътуването си.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Я отримала стипендію, але повинна була сама доїхати туди.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.Я получила стипендию на обучение, но туда мне надо было добраться самой.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.כי היה עלי לגייס כסף כדי לקנות את כרטיס הטיסה.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.حصلت على منحة دراسية ولكن كنت بحاجة للحصول على نفسي هنا.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.でも村の助けが必要でした
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart. Acil yardıma ihtiyacım var.Najvažneje je, da jih premaknemo z sovražnega ozemlja na varno.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.É imperativo retirá-Ios da área hostiI e Ievá-Ios para a zona de segurança.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Es imperioso pasarlos del área hostil a la zona segura.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Este urgent să-i scoatem din zona ostilă, în zona sigură.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Ja, sir. Durant.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Je nezbytně nutné dostat je z nepřátelského území do bezpečí.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Lepaskan dariku! Lepaskan!
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Zdejmijcie! Dalej stary, dalej!
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Πρέπει οπωσδήποτε να τους μεταφέρουμε στη ζώνη ασφαλείας.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.Това е необходимо, за да може да ги изведем от вражеската територия до свободната зона.
Onları düşman bölgesinden çıkarıp güvenli bölgeye getirmemiz şart.אנחנו חייבים להעביר אותם .משטח עוין לאזור ביטחון
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Die moest ik vierkant maken.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.E li ho resi squadrati.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Et je devais les rendre carrés.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.네모 모양으로 만들어야 했는데,
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Musiałem je teraz przerobić na kwadraty.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Našiel som kúsky skla, ktoré som potreboval upraviť do štvorca.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Si a trebuit sa le fac patrate.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Tinha de os tornar quadrados e pensava:
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Tôi tìm ra vài mẩu thủy tinh và phải làm nó thành hình vuông.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Und ich musste sie quadratisch machen.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.Y tuve que hacerlos cuadrados.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.А мне надо было сделать их квадратными.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.И трябваше да ги направя квадратни.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.והייתי צריך להפוך אותן למרובעות.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.وكان علي أن أجعلها مربعة الشكل
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.どうやってやろうかと思案してた
O zaman buradaki boşluğa bir şey getirmemiz gerek ki işlemi yapabilelim.Also müssen wir hier etwas hinzufügen.
O zaman buradaki boşluğa bir şey getirmemiz gerek ki işlemi yapabilelim.어떻게 해야할까요?