Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmem ile cümle

getirmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim sağlık, yiyecek ve eğitim getirmemiz gerekirAnd yet, there is so much more that needs to be done.
Karışık hale getirmemek için rengi değiştiriyorum.Let me use colors to make it not too confusing.
Dünya'yı daha küçük bir yer haline getirmemiz gerekiyor.We need to make the world a smaller place.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...It's so obvious, straight in your face, and somebody must have thought of it.
"Gerçekten yeni bir kavram getirmemiz gerek." dedik."Oh, we really need a new concept."
Her şeyden önce kızı eve getirmem gerektiğini düşündüm.First of all, I thought, I've got to get her into the house.
Evlenmem ve bir varis dünyaya getirmem gerekiyor.It is time for me to marry and produce an heir.
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Do you not know that he has to stabilize?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Didn't you tell me to get you anything?
'Zaten elimde halihazırda bunlardan var, ancak bir araya getirmemiştim' diyor.Duchamp says okay I happened to have a stack of them right here. I never put them together
Yani burada yapmak istediğim, bunu çekici hale getirmemiz gerekiyor.So what I want to do here, we gotta make this sexy.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.She told me to bring Eun Jo's gym clothes.
Onları köşeli hale getirmem gerekiyordu.And I had to make them square.
Okumak için burs almıştım ama kendimi buraya getirmem gerekiyordu.I got a scholarship but I needed to get myself here.
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Now, Chris did ask me to bring some statistics with me, so I've done that.
Tamam, şimdi numarayı yapacağız, ama lütfen unutmayın ki, kusursuz hale getirmemiz 10 yılımızı aldı.All right, we'll do this trick, but please remember it took us over 10 years to perfect.
Yani bunları biraraya getirmemdeki sebep,So I mean, the reason I put those things all together,
Bunu herkesin ulaşabileceği hale getirmemiz lazım."We have to make this available for people."
Benden sana getirmemi istemeliydin.Then you should have asked me to bring them over.
Halkı arasında bir büyük olarak kendini kirletmemeli, adına leke getirmemeli.He shall not defile himself, being a chief man among his people, to profane himself.
Adamamak, adayıp da yerine getirmemekten iyidir.It is better that you should not vow, than that you should vow and not pay.
Allah'ın izni olmaksızın size bir delil getirmemiz bizim için olacak şey değil.It is not in our power to bring a miracle for you without the leave of God.
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.But no. He has not fulfilled what was enjoined on him.
Allah'ın izni olmadan bizim size bir kanıt getirmemiz haddimize değil.It is not in our power to bring a miracle for you without the leave of God.
Allah'ın izni olmadan bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur.It is not in our power to bring a miracle for you without the leave of God.
Ve Allah'ın izni olmadıkça bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur.It is not in our power to bring a miracle for you without the leave of God.
ALLAH'ın izni olmadan size bir yetki belgesi getirmemiz olanaksızdır.It is not in our power to bring a miracle for you without the leave of God.
Kendilerine gerçeği getirmemize rağmen onlar yalanlamaktadırlar.In fact We have sent the truth to them, but they are liars.
ALLAH'ın izni olmadan size bir yetki belgesi getirmemiz olanaksızdır. İnananlar ALLAH'a güvenmeli.On Allah then let the believers rely.
Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun.And if you do not, then you have not conveyed His Message.
Bizden Gelirler İdaresini özerk bir kurum haline getirmemizi istiyorlar. Bu mümkün değil." dedi.That is not possible," Erdogan told the daily Sabah.
Ama Armida Sırp olduğumu söyleyince, beni bir daha yanında getirmemesini söylediler.When Armida told them I am a Serb, they asked her not to bring me along anymore.
Hareket, yatırımcının vaatlerini yerine getirmemesi üzerine gerçekleşti.The move comes as the investor failed to meet its commitments.
Romanya, AB adaylığıyla ilgili önceki tartışmalarda Ulah meselesini gündeme getirmemişti.Romania did not raise the Vlach issue in previous discussions of EU's candidacy.
Gallerli şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi yüzünden sözleşme feshedildi.The contract failed because the Welsh company did not fulfil its obligations.
Romanya, AB adaylığına ilişkin önceki oturumlarda Vlak meselesini gündeme getirmemişti.Romania did not raise the Vlach issue in previous discussions of EU's candidacy.
Tom'u eve getirmemiz gerekir mi?Ist es notwendig, dass wir Tom nach Hause bringen?
Ama o kitap beladan başka bir şey getirmemiştir.Mit mir kriegen Sie nichts als Ärger.
İzleyen üç yıl boyunca Önasya'daki Pers askeri harekatları kesin bir sonuç getirmemiştir.Der Schock saß so tief, dass drei Jahre lang überhaupt keine Autorennen auf der AVUS ausgetragen wurden.
Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti.Nicht ohne darüber nachdenken zu müssen, dass er sie betrügen würde.
Peygamberler din getirmemiş, İslamiyet üzere gelmişler, şeriat getirmişlerdir.Un messager n’avait-il pas été envoyé en avant de lui, qui fit part aux Reinafé de son arrivée prochaine ?
Bu savaşlar insanlığa daima yükselen bir ölçekte ölüm ve yıkımdan başka hiçbir şey getirmemiştir.Ces guerres n’apportent à l’humanité que la mort et la destruction à une échelle toujours plus vaste.
Albüm ses getirmemiştir.Le réveil n'a pas sonné.
Kasım devrimi, onun gözünde, hiçbir gelişme getirmemişti.La Révolution belge ne trouve aucune grâce à ses yeux.
Bu çabalar da köye bir girdi meydana getirmemektedir.Cette déviation ne traverse aucun village.
Tencere ve tabak getirmemizi istiyorlar.On servait du thé et de la pâte de coing.
Toprak sahipliliği hakları yeni kurulmuştu ve gelir getirmemekte idi.Le bail du local actuel arrivait à expiration et il n'était pas renouvelé.
Eksiklik de yapılan sözleşmede , sözleşmenin tüm gereklerinin yerine getirmemesi durumudur.Mais tout retard ou tout usage non conforme au contrat n'est pas un détournement.
Sana yiyecek bir şey getirmemi ister misin?¿Quieres que te traiga algo de comer?
Sana bir fincan kahve getirmemi ister misin?¿Quieres que te lleve una taza de café?
Kate, rüyasında Claire'i görür ve Claire Kate'e Aaron'ı geri getirmemesini söyler.Más adelante, Kate sueña con Claire que le dice que no debe llevar a Aaron de regreso a la isla.
Tom'u seninle getirmemeliydin.Non avresti dovuto portare con te Tom.
Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti.Incredulo lui stesso, pensò addirittura che non sarebbe stato creduto se l'avesse raccontato.
Konunun ne kadar hassas olduğunun farkındayım ve bu konuyu bir politik konu haline getirmemeliyiz.Я многого не знаю об истории этого движения, и поэтому я не являюсь компетентным в этом вопросе человеком.
Bu manada bu muharebenin kazanılması Ruslara pratik anlamda bir kazanç getirmemiştir. ^ Баиов А.Так и в этой позиции выигрыш коня белыми в действительности не даёт им преимущества: 28.
Richard, gaz maskesini çıkarır ve Ben'e şunu sorar; "Onun cesedini buraya getirmemizi ister misin?".Então Gabriel, com a cabeça coberta de pó, apareceu-lhe dizendo: "Poisaste as armas!
Toprak sahipliliği hakları yeni kurulmuştu ve gelir getirmemekte idi.Havíamos perdido a posse do bem, era preciso no-la restituir.
Ancak bu taarruz bir sonuç getirmemiştir.A aliança, porém, não parece ter produzido quaisquer frutos.
Üstelik işgal tehdidine rağmen ordusunu alarm düzeyine getirmemişti.W przeciwieństwie do obrony, nie imponował w ataku.
Ama o kitap beladan başka bir şey getirmemiştir.Detta för att han inte skulle orsaka fler problem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod