Davut RABbin Antlaşma Sandığını hazırlamış olduğu yere getirmek için bütün İsraillileri Yeruşalimde topladı.이스라엘 온 무리를 예루살렘으로 모으고 여호와의 궤를 그 예비한 곳으로 메어 올리고자 하여
Davut RABbin Antlaşma Sandığını hazırlamış olduğu yere getirmek için bütün İsraillileri Yeruşalimde topladı.Og David samlede hele Israel i Jerusalem for at føre HERRENs Ark op til det Sted, han havde beredt den.
Davut RABbin Antlaşma Sandığını hazırlamış olduğu yere getirmek için bütün İsraillileri Yeruşalimde topladı.Şi David a strîns tot Israelul la Ierusalim ca să suie chivotul Domnului la locul pe care i -l pregătise.
Davut RABbin Antlaşma Sandığını hazırlamış olduğu yere getirmek için bütün İsraillileri Yeruşalimde topladı.ויקהל דויד את כל ישראל אל ירושלם להעלות את ארון יהוה אל מקומו אשר הכין לו׃
Davut RABbin Antlaşma Sandığını hazırlamış olduğu yere getirmek için bütün İsraillileri Yeruşalimde topladı.وجمع داود كل اسرائيل الى اورشليم لاجل اصعاد تابوت الرب الى مكانه الذي اعدّه له.
Davut RABbin Antlaşma Sandığını hazırlamış olduğu yere getirmek için bütün İsraillileri Yeruşalimde topladı.大 衛 招 聚 以 色 列 眾 人 到 耶 路 撒 冷 、 要 將 耶 和 華 的 約 櫃 抬 到 他 所 豫 備 的 地 方
Davut RABbin Antlaşma Sandığını hazırlamış olduğu yere getirmek için bütün İsraillileri Yeruşalimde topladı.大 衛招聚 以色列 眾人 到 耶路撒冷 、 要將 耶和華 的 約櫃抬 到 他所豫備 的 地方
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.Es decir, es un maridaje inusual... que insume mucho tiempo.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.Je veux dire, c'est plutôt rare d'avoir ce mariage - beaucoup de temps pour mettre les deux ensemble.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.제 말은, 이런 결합(시와 에니메이션의)을 하는 것이 비교적 흔하지 않다는 겁니다-- 그 둘을 한 데 모으는 데 오래 걸렸습니다.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.So eine Vereinigung ist ja eher ungewöhnlich - es hat lange gedauert.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.To dość wyjątkowy związek i bardzo pracochłonny.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.Я хочу сказать, этот брак достаточно необычен — занимает много времени свести этих двоих вместе.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.כלומר, זה זיווג יוצא-דופן -- אורך זמן רב לחבר בין השניים.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.両者を一緒にするには時間がかかるのです しかしスーツケースに車輪を付けるのだって
Dick'in android portresinin sanatsal görüntüsüyle bir araya getirmek oldu,Dick의 안드로이드를 예술적으로 표현한 것입니다.
Dick'in android portresinin sanatsal görüntüsüyle bir araya getirmek oldu,של סופר המדע הבידיוני פיליפ ק. דיק,
Dick'in android portresinin sanatsal görüntüsüyle bir araya getirmek oldu,لكاتب الخيال العلمي فيليب كي ديك،
Dick'in android portresinin sanatsal görüntüsüyle bir araya getirmek oldu,「アンドロイドは電気羊の夢を見るか?」などで有名な作家です
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Aber auf der anderen Seite haben wir auch lange gebraucht, um Rollen und Koffer zusammenzubringen.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Ale na druhej strane, dlho nám trvalo dať dokopy aj koleso a kufor.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Ale z drugiej strony, dużo czasu zajęło połączenie koła i walizki.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Dar spun din nou, ne-a luat mult timp să punem roata şi valiza împreună.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü. (Gülüşmeler)E outra vez, levou-nos muito tempo a juntar a roda e a mala... (Risos)
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.돌아가서, 저희는 바퀴와 여행 가방을 한데 모으는 데에 많은 시간이 걸렸습니다.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Maar we deden er ook lang over om het wiel en de reiskoffer samen te brengen.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Ma in effetti c'è voluto molto tempo anche per mettere insieme valigia e rotelle.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Mais là encore, il nous a fallu beaucoup de temps pour mettre la roue et la valise ensemble.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Men så alligevel, det tog os lang tid at sætte hjulet og kufferten sammen.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Pero, de nuevo, nos llevó mucho tiempo juntar la rueda y la maleta.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Αλλά και πάλι, μας πήρε πολύ καιρό να βάλουμε τον τροχό και τη βαλίτσα μαζί.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Но опять же, много времени у нас заняло и поставить чемодан на колёсики.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.Но от друга страна ни отне доста време да се сетим да сложим колелца на куфара.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.אבל נדרש לנו גם המון זמן כדי לחבר בין עגלה למזוודה.
Diğer yandan düşünürseniz tekerlekle bavulu bir araya getirmek de uzun sürdü.長い時間がかかりました (笑)
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Chcemy przenieść języki na kolejny poziom.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Este partea unui ecosistem pe care vrem să-l construim.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.저희는 언어를 다음 단계로 발전을 위한 도구로서 사용하려고 합니다.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Me haluamme saattaa kielityökalut aivan uudelle tasolle.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Nós queremos levar as ferramentas de linguagem um passo além.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Nous voulons élever les outils linguistiques aux prochain niveau.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Queremos llevar los útiles lingüísticos al siguiente nivel.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Új szinte akarjuk emelni a nyelvi kellékeket.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Vi ønsker at føre sprogværktøjer videre til det næste stadie.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Vogliamo far avanzare gli strumenti linguistici.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.We willen gereedschappen voor taal naar een hoger plan tillen.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Wir wollen Spachewerkzeuge auf ein neues Niveau bringen.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Θέλουμε να φέρουμε τα γλωσσικά εργαλεία σε ένα επόμενο επίπεδο.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Искаме да издигнем езиковите инструментите на ново равнище.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Мы хотим использовать средства изучения языков на новый уровень.
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz..אנחנו רוצים לקדם כלים לשפות לשלב הבא
Dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.語学学習の世界に革新をもたらしたいのです。
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.As fêmeas dão origem a fêmeas que dão origem a outras fêmeas.
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.Betina melahirkan betina, melahirkan betina yang lain.
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.Con cái sinh ra những con cái, để sinh ra những con cái khác.
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.Femele ce dau naștere altor femele, care la rândul lor nasc alte femele.
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.Femmine che generano femmine, che daranno vita ad altre femmine.
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.Hembras que engendran hembras, que a su vez engendran otras hembras.
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.Hunner, der avler hunner, der avler andre hunner.
Dişiler dişileri oluşturuyor, diğer dişileri dünyaya getirmek için dişileri dünyaya getirmek.암컷은 암컷을 낳고 서로서로를 키웁니다.