Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Het laten functioneren van scholen is dus een grote uitdaging.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Il y a donc un véritable défi à rendre les écoles efficaces.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Jadi ada tantangan besar dalam membuat sekolah berfungsi.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.학교 교육 정상화는 매우 큰 도전과제 입니다
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Ogromnym wyzwaniem jest sprawienie by te szkoły zaczęły działać
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Quindi è una grande sfida riuscire a far funzionare le scuole.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Stojí před námi tedy velká výzva, abychom zlepšili kvalitu škol.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Vì vậy có một thách thức lớn trong việc làm cách nào để trường học đạt hiệu quả.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Очень трудно заставить школьную систему заработать должным образом.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.Така че има голямо предизвикателство в това да се накарат училищата да заработят.
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.אז יש אתגר גדול בלהביא את בתי הספר האלו לעבוד
Bu yüzden okulları işler hale getirmek büyük bir meydan okumadır.ذلك أن هناك تحديا كبيرا لارتياد المدارس للحصول على وضيفة
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.A preto navrhujem trošku iný prístup k tomu, ako by ste to nazvali.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.A proto navrhuji trochu odlišný přístup k tomu, jak ho nazývat.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.C'est pourquoi je suggère une approche légèrement différente en terme de nomenclature.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.Dan itulah mengapa saya mengusulkan pendekatan yang sedikit berbeda untuk menyebut negara-negara tersebut.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.De aceea sugerez o abordarea ușor diferită a denumirilor.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.Dlatego sugeruję nieco inne podejście i inną nazwę.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.Ed ecco perché suggerisco un approccio leggermente diverso a come definirlo.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.En dat is waarom ik een iets andere benadering voorstel voor hoe jullie het zouden noemen.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.É por isso que sugiro uma abordagem ligeiramente diferente da habitual.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.그래서 저는 여러분들께 약간 다른 방식의 접근방법을 제안하고자 합니다.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.lite annorlunda infallsvinkel till vad man ska kalla det.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.Và lí do tại sao tôi đề nghị một sự tiếp cận khác cho cái mà các bạn gọi.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.Y por eso yo sugiero un enfoque ligeramente diferente a como lo llamarían ustedes.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.Και γι'αυτό προτείνω μια ελαφρώς διαφορετική προσέγγιση.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.Вот почему я предлагаю немного другой способ называть это.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.И затова аз предлагам малко по-различен подход, ако можем да го наречем така.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.І тому я пропоную дещо відмінний підхід щодо того, як їх називати.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.ולכן אני מציע גישה קצת שונה לשם בו הוא נקרא.
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.ولهذا اقترح طريقة أخرى مختلفة لتسميته
Bu yüzden onu tanımlamaya yeni bir bakış açısı getirmek istiyorum.呼び方をするように勧めています 国の内部にも大きな差があります
Bu yüzden,tam buradaki bu denklem için yapacağımız ilk şey denklemi gösterdiğim denklem haline getirmek.그러니까 이 방정식을 풀기 위한 첫번째 방법은 이 공식을 대입하는 것입니다
Bu yüzden,tam buradaki bu denklem için yapacağımız ilk şey denklemi gösterdiğim denklem haline getirmek.Takže první věc, kterou teď musíme udělat, je převést rovnici do tohoto tvaru.
Bu yüzden,tam buradaki bu denklem için yapacağımız ilk şey denklemi gösterdiğim denklem haline getirmek.اذاً اول شيئ علينا ان نفعله من اجل هذه المعادلة هنا هو ان نضعها بهذه الصورة
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.A k tomu spravil päťdesiat háčkov z medi pospájať stán, aby bol jedným celkom.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.bevestigde die stevig aan elkaar met 50 kleine koperen haken.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Csinálának takarót is a sátorra, veresre festett kosbõrökbõl, és azon felül egy takarót borzbõrökbõl.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Fece cinquanta fibbie di rame, per unire insieme la tenda, così da formare un tutto unico
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Fizeram também cinqüenta colchetes de bronze, para ajuntar a tenda, para que viesse a ser um todo.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Hizo también cincuenta ganchos de bronce para unir la tienda, de manera que formara un solo conjunto
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.In napravil je petdeset bronastih zapon, da se ž njimi spoji šator v celoto.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.놋 갈고리 오십을 만들어 그 앙장을 연합하여 한 막이 되게 하고
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Lalu dibuat lima puluh kait dari perunggu untuk menyatukan kedua layar itu menjadi atap Kemah
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.làm năm chục cái móc bằng đồng, móc bức bong hiệp lại thành một.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.làm năm_chục cái móc bằng đồng , móc bức bong hiệp lại thành một .
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Och man gjorde femtio häktor av koppar för att foga tillhopa täckelset, så att det kom att utgöra ett helt.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Og de gjorde femti kobberkroker til å feste teppene sammen med så det blev ett dekke.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Og han lavede halvtredsindstyve Kobberkroge til at sammenføje Teltdækket med, så det udgjorde et Hele.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.On fit cinquante agrafes d`airain, pour assembler la tente, afin qu`elle formât un tout.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Sitten tehtiin viisikymmentä vaskihakasta, joilla teltta liitettiin yhteen, niin että siitä tuli yhtenäinen.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Uczynił też haczyków miedzianych pięćdziesiąt, do spięcia namiotu, aby był jeden.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Udělal k tomu haklíků měděných padesáte k spojení stánku, aby byl jedno.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Und machte je fünfzig eherne Haken, daß die Hütte damit zusammen in eins gefügt würde.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Εκαμεν ετι πεντηκοντα περονας χαλκινας, δια να συναψη την σκηνην, ωστε να ηναι μια.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.и сделал пятьдесят медных крючков для соединения покрова, чтобсоставилось одно целое .
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Направи и петдесет медни куки, за да съедини покрива в едно цяло.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.ויעש קרסי נחשת חמשים לחבר את האהל להית אחד׃
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.وصنع خمسين شظاظا من نحاس. ليصل الخيمة لتصير واحدة.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.又 作 五 十 個 銅 鉤 、 使 罩 棚 連 成 一 個