Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.Acestea sunt constructe umane ca să putem înțelege seturi mari de date.
Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.Estas son construcciones humanas que nos ayudan a decifrar cantidades grandes de data.
Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.Ini semua adalah buatan manusia dalam rangka mempermudah pemahaman kita seputar kumpulan data yang besar.
Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.These are human constructs to get our heads around large sets of data
Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.Це усе було розроблено людиною аби певним чином тримати у наших головах великі множини даних.
Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.Это человеческой конструкции просто получить наши головы вокруг больших наборов данных.
Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.これはたくさんのデータではありません。ですがもし5つの数の代わりに、 500万個の数だとしてみなさい。そうすれば
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.A ich bratia, Leviti, boli oddaní ku každej službe príbytku domu Božieho.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Bratří pak jejich Levítové jiní oddáni jsou ke všelikému přisluhování příbytku domu Božího.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh em chúng, là những người Lê-vi khác, đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức Chúa Trời.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh_em chúng , là những người Lê-vi khác , đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức_Chúa_Trời .
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Deres Brød Leviterne var pligtige at gøre alt Arbejdet ved Guds Hus's Bolig;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.És testvéreik, a Léviták rendeltetnek vala az Isten háza hajlékának egyéb szolgálatjára.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Fraţii lor, Leviţii, erau însărcinaţi cu toată slujba locaşului Casei lui Dumnezeu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Hun familieleden (alle andere Levieten) waren belast met allerlei andere taken in de tabernakel.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Ihre Brüder aber, die Leviten, waren gegeben zu allerlei Amt an der Wohnung des Hauses Gottes.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.In njih bratje, leviti, so bili določeni za vso službo pri prebivališču hiše Božje.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.저희의 형제 레위 사람들은 하나님의 집 장막의 모든 일을 맡았더라
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Leurs frères, les Lévites, étaient chargés de tout le service du tabernacle, de la maison de Dieu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Mas Arão e seus irmãos, os levitas, foram designados para todo o serviço do tabernáculo da casa de Deus.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Tugas-tugas lain di rumah ibadat diserahkan kepada rekan-rekan mereka orang Lewi juga
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Y sus hermanos, los levitas, fueron asignados a todo el servicio del tabernáculo de la casa de Dios
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.και οι αδελφοι αυτων οι Λευιται, διωρισμενοι εις πασας τας υπηρεσιας της σκηνης του οικου του Θεου.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Братья их левиты определены на всякие службы при доме Божием;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.и братята на левитите, които бяха определени за цялата служба в скинията на Божия дом.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.ואחיהם הלוים נתונים לכל עבודת משכן בית האלהים׃
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.واخوتهم اللاويون مقامون لكل خدمة مسكن بيت الله.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們 的 族 弟 兄 利 未 人 、 也 被 派 辦 神 殿 中 的 一 切 事
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們的族 弟兄 利未 人 、 也 被 派辦 神殿 中的 一切事
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.Chciałbym, żeby to było jasne.
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.Dan saya ingin membuatnya sangat jelas.
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.E eu quero fazer esse ponto bem claro.
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.En dit wil ik heel duidelijk aangeven.
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.그리고 저는 이 점을 분명하게 말하고 싶습니다.
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.Und ich möchte diesen Punkt sehr deutlich machen.
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.Y quiero hacer ese punto muy claro.
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.Хочу дуже чітко пояснити
Bu noktayı daha açık bir hale getirmek istiyorum.これは、生物の一生の間に
Bunu başaracağım! Bir fikri dile getirmek istiyorum.Nem számít mennyire rossz, vagy mennyire rossz lesz... végig fogom csinálni!
Bunu daha anlaşılır hale getirmek istedim.Chci to opravdu velmi, velmi, velmi zdůraznit.
Bunu daha anlaşılır hale getirmek istedim.조금 더 명확하게 전달을 하고 싶었습니다.
Bunu daha anlaşılır hale getirmek istedim.רציתי שזה יהיה מאד ברור,
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.C'est un problème épineux de le rendre disponible pour le reste du monde.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Có nhiều vấn đề phức tạp trong việc công bố rộng rãi các dữ liệu này.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Es ist eine komplizierte Sache, das dem ganzen Rest der Welt zur Verfügung zu stellen.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.É um assunto complicado no que toca à sua disponibilização para o resto do mundo.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.E' una questione complicata rendere tutto ciò accessibile al resto del mondo.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Ez egy bonyolult feladat, elérhetővé tenni az egész világon.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Hacerlos accesibles al resto del mundo es un tema complejo.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.다른 나라에서도 이런 기술이 가능하게 하는 것은 좀 복잡한 문제입니다.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Powszechne udostępnianie takich danych to skomplikowana sprawa.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Sperăm să publicăm datele într-o anumită fază. E complicat să se facă publice în toată lumea.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Sprístupniť údaje pre zvyšok sveta je samostatná kapitola.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Αυτό είναι ένα περίπλοκο ζήτημα, το να τα διαθέσουμε στον υπόλοιπο κόσμο.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Есть сложности с тем, чтобы поделиться ими со всем миром.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.Това е сложен проблем за това, как да ги направим достъпни за света.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.בשלב כלשהו. זה נושא מורכב לחלוק את המידע לשאר העולם
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.في مرحلة من المراحل. وهذه مسألة معقدة حول جعلها متاحة لبقية العالم.
Bunu dünyanın geri kalanında kullanılır hale getirmek komplike bir mesele.しかし 私たちの研究は 私たち人間を- 興味深い存在にしている-
Bunu göz önüne getirmek neredeyse imkansız.Dat kan je je eigenlijk niet voorstellen.