Sen bana bugün yağmur yağmayacağını söyledin, bu yüzden bir şemsiye getirmedim.Mi hai detto che oggi non sarebbe piovuto, per questo non ho portato l'ombrello.
Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik.Di più né io né Marx abbiamo mai affermato.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.Ma queste tattiche non consentirono a nessuna delle due parti in causa di giungere ad una vittoria decisiva.
Hatun, çobana sen neden davarı suya getirmedin?CALIN- Perché 'n té sta' d'là da l'acqua, in ti to campi?
Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik.Я знал, что ни Роджер, ни Дэйв никогда не сделают этого.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.Битва не принесла однозначной победы ни одной из сторон.
"Köşk Kimseye Şans Getirmedi".فالصوفي لا ينحي باللائمة على أحد.
Ancak kongre önemli sonuçlar getirmedi.De club behaalde geen noemenswaardige resultaten.
Sonraki yıllar besteciye ün getirdi ama zenginlik getirmedi.De club draaide de volgende jaren bovenaan de rangschikking mee, maar kon geen promotie afdwingen.
Hatun, çobana sen neden davarı suya getirmedin?Dlaczego płk Konopka wybrał to miejsce na popas?
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.Taktycznie bitwa nie przyniosła zwycięstwa żadnej ze stron.
Calais Antlaşması, her iki ülkeye de huzur getirmedi.Flo vill dock att de båda fienderna ska sluta fred.
Calais Antlaşması, her iki ülkeye de huzur getirmedi.Катувеллауни не дали спокою й королівству атребатів.
"O halde niye getirmedin?!" diyen herkese: "Nasıl getirseydim, yunusun sırtındaydı.Toți cei ce le auzeau, le păstrau în inima lor, și ziceau: „Oare ce va fi pruncul acesta?”.
Bu komite üye ülkelerin sözleşmede düzenlenen taahhütleri yerine getirip getirmediklerini belirler.Curtea de justiție verifică întâi dacă acel stat a încălcat sau nu obligațiile ce-i revin prin Tratatul UE.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.De ezek a taktikák egyik félnek sem hozhattak döntő győzelmet.
Warner Brothers'ın finanse ettiği film gişede başarı getirmedi.Sayangnya, film yang dibiayai oleh Warner Bors., ini kurang menuai kesuksesan.
Bu plak o yıllarda fazla ses getirmedi.Kebanyakan rekaman lengkapnya masih belum ditayangkan selama beberapa tahun.
İlk yaptığı albüm başarı getirmedi.Album pertama mereka tersebut cukup sukses.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.Tuy nhiên cả hai bên đều không giành được một chiến thắng quyết định.
Yeminlerini yerine getirmedikleri sürece ruhları hiçbir zaman huzura ermesin istedi.脱魂状態にある間、彼女の目は決して瞬きしなかった。
Bunların hiçbirisi Nancy Sinatra'nın orijinal versiyonu kadar ses getirmedi.原作ではナナコナの台詞のみで登場していない。
Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik.无论马克思或我都从来没有肯定过比这更多的东西。
Çünkü filozoflar bu paradoksların zamanda yolculuğu imkansız hale getirip getirmediğini sorgulamaktadırlar.哲學家因這些悖論而質疑應該不可能進行時間旅行。
Bu plak o yıllarda fazla ses getirmedi.הקלטה זו לא פורסמה במשך מספר חודשים.
"Köşk Kimseye Şans Getirmedi".אבל אני לא נתתי צ'אנס לאף אחד.
İlk yaptığı albüm başarı getirmedi.Първият им албум има успех.
Talep edilmesine rağmen Zehra Develioğlu, bebeğini adli tıp muayenesine getirmedi.Sodniki so kljub temu Kramniku onemogočili dostop do njegovega stranišča.
Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik.R. Rannap – Ma ei ütle enam iial ei.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 ani de diplomație cu ghimpi nu ne-au adus pace în acest conflict.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 anni di diplomazia coi guanti bianchi non hanno portato la pace in questo conflitto.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 años de diplomacia de jardín de rosas no nos ha traído paz en este conflicto.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 ans de diplomatie américaine n'ont pas résolu ce conflit.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 év finomkodó diplomáciája még nem oldotta meg ezt a konfliktust.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 jaar van rozentuindiplomatie hebben ons geen vrede in dit conflict gebracht.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 Jahre lang Rosengarten Diplomatie haben uns keinen Frieden in diesem Konflikt gebracht.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 lat chowania głowy w piasek nie przyniosło temu regionowi pokoju.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 năm ngoại giao vườn hồng đã không đem lại cho chúng hòa bình.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 χρόνια διπλωματίας του Λευκού Οίκου δεν έφεραν ειρήνη σε αυτήν τη διαμάχη.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 години от нереалистична дипломация не ни донесе мир в този конфликт.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 שנה של דיפלומטיית כפפות-משי לא הביאה שלום באזור זה.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 عاماَ من الجهود الدبلوماسية الوردية لم تحقق الوصول إلي أي سلام في هذا الصراع .
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.Diplomasi "Taman Mawar" selama 30 tahun tidak membuahkan perdamaian dalam konflik ini.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.삼십년에 걸친 장미정원 외교에도 평화정착을 이루지 못했습니다.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.Тридцать лет переговоров в розовом саду не сумели произвести мирного разрешения конфликта.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.平和をもたらすことはありませんでした では いったい何が必要なのでしょう 私は この問題を
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?- Ah, da, mingea si lantul: de ce nu ai adus-o si pe ea?
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?- Ah oui, la casse-pieds : pourquoi tu ne l'as pas amenée avec toi?
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?Ah..tak...kula u nogi. Dlaczego jej nie przyprowadziłeś?
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?Giulio: Ja, stimmt. Der Klotz an deinem Bein.
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?- А, ясно: ремаркето. Защо не я доведе?
Aklımda, bunu için yıllardır dua ediyordum. Bunu dile getirmedim ama bu, içimi kemiriyor."년 동안, 내 마음에 기도 했다, 그것에 대해 얘기 하지 않았다 하지만 멀리 먹고.
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi?Chẳng phải cô ấy đã giúp bạn cô tìm lại cái túi sao?
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi?Elle a récupéré le sac de votre amie.
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi?Ha ritrovato la borsa della tua amica.
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi? Sonuçta benim çantam değildi, değil mi?Aku pikir dia yang mengembalikan tas temanmu? dia tidak menemukan tasku, kan?
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi?Visszahozta a társa táskáját.
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi?لقد إعتقدت أنها وجدت و أعادت حقيبة صديقتك ؟
Aslında, bunu aklıma hiç getirmedim, yani...Beh, non era quello che avevo in mente, così...
Aslında, bunu aklıma hiç getirmedim, yani... Bu hoş tabi.これ素敵でしょう?