Niye yanında kılıcını getirmedin?Why didn't you bring along your sword?
Hayır, getirmedim, neden biliyor musun?All right?
Biz, Marm O'nu getirmediniz? "May we bring him in, marm?"
Anahtarı getirmedim.I didn't bring the key.
Kitabı bu yıl getirmedim.I didn't actually bring it this year.
Aklımda, bunu için yıllardır dua ediyordum. Bunu dile getirmedim ama bu, içimi kemiriyor."I had prayed on my mind for years, and I didn't talk about it, but it was eating away.
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.And bring her the dentures.
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi?She got your friend's bag back.
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler.And when you do not bring a (Qur'anic) verse to them, they say: "Why don't you make one up?"
Dediler ki: "Ey Hud, bize bir mu'cize getirmedin.They said: "O Hud, you have come to us with no proofs.
Madem ki şahidleri getirmediler, o halde onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.And since they did not bring the four witnesses they are themselves liars in the sight of God.
Orada yüksek yüksek dağlar meydana getirmedik mi? Ve size tatlı su(lar) içirmedik mi?And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana" derler.And when you do not bring a (Qur'anic) verse to them, they say: "Why don't you make one up?"
Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah Katında yalancıların ta kendileridir.And since they did not bring the four witnesses they are themselves liars in the sight of God.
Hayır; ona (Allah'ın) emrettiğini yerine getirmedi.But no. He has not fulfilled what was enjoined on him.
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane yapsaydın ya" derler.And when you do not bring a (Qur'anic) verse to them, they say: "Why don't you make one up?"
İşte bunlar, şahit getirmedikçe Allah katında yalancı olanlardır.And since they did not bring the four witnesses they are themselves liars in the sight of God.
Hususi konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü ki bunu yerine getirmediniz?Are you afraid of giving alms before confering?
Gerçekten de insan, onun emrini tam yerine getirmedi gitti.But no. He has not fulfilled what was enjoined on him.
Onlara bir ayet getirmediğinde, "Onu da şuradan buradan derleseydin ya!" diye konuşurlar.And when you do not bring a (Qur'anic) verse to them, they say: "Why don't you make one up?"
Dediler ki: "Ey Hûd! Bize hiçbir kanıt getirmedin.They said: "O Hud, you have come to us with no proofs.
O, O'nun kendisine emrettiğini hiç yerine getirmedi.He has not fulfilled what was enjoined on him.
Onlara bir mucize getirmediğin zaman, (ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya! derler.And when you do not bring a (Qur'anic) verse to them, they say: "Why don't you make one up?"
(Bekçiler:) Size peygamberleriniz açık açık deliller getirmediler mi? derler.They will say: "Did not your apostles come to you with clear proofs?"
Dediler ki; "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin.They said: "O Hud, you have come to us with no proofs.
Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz?Are you afraid of giving alms before confering?
Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,But no. He has not fulfilled what was enjoined on him.
İnsan, Allah'ın buyruğunu lâyıkıyla yerine getirmedi.He has not fulfilled what was enjoined on him.
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu," derler.And when you do not bring a (Qur'anic) verse to them, they say: "Why don't you make one up?"
Ne var ki O'nun kendisine emrettiğini yerine getirmedi.But no. He has not fulfilled what was enjoined on him.
Hayır, hayır! O, O'nun kendisine emrettiğini hiç yerine getirmedi.Not one – he has not yet completed what he was commanded.
Hayır! İnsan, Allah'ın buyruğunu lâyıkıyla yerine getirmedi.Not one – he has not yet completed what he was commanded.
Orada yüksek yüksek dağlar meydana getirmedik mi?Set We not therein soaring mountains?
Yesinler diye kendi elleriyle meydana getirmedikleri o meyveleri, hala mı şükretmezler?that they might eat of its fruits and their hands' labour. What, will they not be thankful?
Bize hiçbir kanıt getirmedin. Senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz.No evidence have you brought us, and we shall not leave our gods for your (mere) saying!
Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz.No evidence have you brought us, and we shall not leave our gods for your (mere) saying!
Uzman, anlaşmaların uygulanmasının hiçbir ülkeye güvenlik riski getirmediğini de sözlerine ekledi.He added that implementing the agreements poses no security risk to any country.
Birbiri ardına yapılan seçimler ülkede devam eden siyasi krize çözüm getirmedi.Successive elections have failed to resolve the country's ongoing political crisis.
Nisiç, YTD'nin bugüne kadar yükümlülüğünü yerine getirmediğini söyledi.Nisic says the OHR has failed to meet its obligation thus far.
Romanya bu kriteri yerine getirmediği takdirde AB yargı alanında işbirliğini askıya alacak.Should Romania fail to meet this benchmark, the EU would suspend judicial co-operation.
Veliler, bütün kuru gürültüye rağmen CNES'nin pek bir değişiklik getirmediğinden yakınıyor.Parents gripe that, for all the hue and cry, the CNES has not made much difference.
Rapora Göre Türkiye AB Siyasi Kriterlerini Yerine GetirmediReport Says Turkey Has Not Met EU Political Criteria
Bunun dışında, iyi bir sonuç da getirmedi." dedi.Except, there was no good coming out of it," Ifantis told SETimes.
Grunnet, "Partiler Seçim Yasası uyarınca taşıdıkları sorumlulukları yerine getirmediler."The parties did not fulfill their responsibilities according to the Code of Elections.
Sırbistan ICTY ile İşbirliği Konusundaki Yükümlülüklerini Henüz Yerine GetirmediSerbia Yet to Deliver on Promises of Co-operation with ICTY
Beklendiği üzere, Pazar günkü seçimler Arnavut partileri bloğuna büyük bir değişiklik getirmedi.As predicted, Sunday's vote brought no major shakeup among the Albanian bloc of parties.
Bulgaristan, Kıbrıs Rum Kesimi ve Romanya katılım kriterlerini tam olarak yerine getirmediler.Bulgaria, Cyprus and Romania have not fully met the entry criteria.
Ashdown, Sırp Cumhuriyeti'nin (SC) bu şart yerine getirmediğini vurguladı.He stressed that Republika Srpska (RS) is not fulfilling this requirement.
Sırbistan Başbakanı Vojislav Kostunica cinsiyet kotaları dayatmanın sonuç getirmediği görüşünde.Serbian Prime Minister Vojislav Kostunica thinks imposing gender quotas does not yield results.
Karacorce'nin ayaklanması uzun süreli bir başarı getirmedi.Karadjordje's uprising did not meet with long-term success.
Slovenya karayolları bakanlığı daha kısa süreli izinlerin yeterli gelir getirmediğini söylüyor.The Slovenian ministry of roads says the shorter-term permits do not generate enough revenue.
Botsan-Karçenko, fikirlerin havada uçuştuğu, ancak çözüm getirmediğini söyledi.Ideas are being floated, he said, but are not leading to a solution.
2005 notu, iptal edilen herhangi bir askeri şartnameyi veya standardı eski haline getirmedi.The 2005 memo did not reinstate any canceled military specifications or standards.
Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik.Mehr hat weder Marx noch ich je behauptet.
Kasırga kara üzerinde hiçbir etki meydaha getirmedi ve herhangi bir hasara yol açmadı.Der Sturm war nicht auf Land getroffen und richtete keine bekannten Schäden an.
Yeminlerini yerine getirmedikleri sürece ruhları hiçbir zaman huzura ermesin istedi.Jésuite, ayant fait vœu d’obéissance, il ne faillit jamais à ses vœux.
Albüm pek ses getirmedi.Le disque n'a donc pas fait beaucoup de bruit.
Tom onu getirmedi.Tom no lo ha traído.
Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik.Ni Marx ni yo hemos afirmado nunca más que esto.
Bu plak o yıllarda fazla ses getirmedi.No hay grabaciones en este año.