Aslında, bunu aklıma hiç getirmedim, yani...Что же, я об этом не думал, так что...
Aslında, bunu aklıma hiç getirmedim, yani...אז, זה לא מה שאני חשבתי, אז...
Aslında, bunu aklıma hiç getirmedim, yani...حسنا، لم أكن آخذ ذلك في الاعتبار - لذلك
Avrupa Birliスi'nin kendi gûrevlerini yerine getirmek Ÿzere dûrt temel kurum bulunmaktadær.Az EU feladatainak végrehajtását négy főintézménylátja el
Avrupa Birliスi'nin kendi gûrevlerini yerine getirmek Ÿzere dûrt temel kurum bulunmaktadær.Þtyrmi zèkladn̅mi inþtitÿciami, ktorï sÿ poverenï vykonèvanóm ÿloh Eurùpskej ÿnie, sÿ:
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.De Europese ombudsman verricht zijn werkzaamheden in volledige onafhankelijkheid.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Den Europæiske Ombudsmand udfører sithverv i fuldstændig uafhængighed.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Den europeiska ombudsmannen skallvara fullständigt oavhängig i sin ämbetsutövning.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.El Defensor del Pueblo Europeo ejercerá sus funciones con total independencia.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Euroopan oikeusasiamies hoitaa tehtäväänsä täysin riippumattomana.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Europejski Rzecznik Praw Obywatelskich jest w pełni niezależny w wykonywaniu swoich funkcji.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Európsky ombudsman je úplne nezávislýpri plnení svojich povinností.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Evropski varuh človekovih pravic je pri izvajanju svojih nalog popolnomaneodvisen.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Evropskýochránce práv vykonává svou funkci zcela nezávisle.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Feladatainak ellátása során azombudsman teljes mértékben független.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Il mediatore europeo esercita le sue funzioni in piena indipendenza.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Le médiateur européen exerce ses fonctionsen toute indépendance.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Ερευνά τις καταγγελίες αυτές και συντάσσει σχετικές εκθέσεις.
Avrupa Ombudsman’ı, görevlerini yerine getirme konusunda tamamenbağımsızdır.Европейският омбудсман извършва своите функции при пълна независимост.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.Az Európai Unió számára ezt a feladatot 1977 óta az Európai Számvevőszék látja el.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.De Europese Rekenkamer vervult deze rol voor de EU sinds 1977.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.Den Europæiske Revisionsret har udfyldt denne rolle for EU siden 1977.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.Din 1977, Curtea de Conturi Europeană vine să asigure această funcţie în Uniunea Europeană.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.Europeiska revisionsrätten innehar denna roll när det gäller EU sedan 1977.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.La Corte dei conti europea svolge questo ruolo per l’Unione europea sin dal 1977.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.La Cour des comptes européenne remplit ce rôle pour l’UE depuis 1977.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.Od 1977 r. za funkcję tę odpowiada Europejski Trybunał Obrachunkowy.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.O Tribunal de Contas Europeu desempenha esta função na UE desde 1977.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.V rámci EU tuto úlohu od roku 1977 plní Evropský účetní dvůr.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.Za EU to nalogo od leta 1977 opravlja Evropsko računsko sodišče.
Avrupa Sayıştayı, AB için bu rolü 1977 yılından beri yerine getirmektedir.Европейската сметна палата изпълнява тази функция за ЕС от 1977 г.
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.A biztonságosabb, egészségesebb és hatékonyabb munkahelyekért Európában
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Europa bezpieczniejszym, zdrowszym i bardziej wydajnym miejscem pracy
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Europa: op weg naar een veiligere, gezondere en productievere werkplek
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Fazer da Europa um local de trabalho mais seguro, saudável e produtivo
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.För säkrare, hälsosammare och mer produktiva arbeten i Europa.
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Hacer de Europa un lugar de trabajo más seguro, saludable y productivo
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Lisää terveyttä ja turvallisuutta sekä tuottavuutta työpaikoille Euroopassa
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Mod sikrere, sundere og mere produktive arbejdspladser i Europa
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Napravimo iz Evrope bolj varno, zdravju prijazno in produktivno delovno mesto
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Să facem din Europa un loc de muncă mai sigur, mai sănătos şi mai productiv
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Sicherere, gesündere und produktivere Arbeitsplätze in Europa
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Udělejme z Evropy bezpečnější, zdravější a produktivnější místo pro práci
Avrupa’yı iş için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha verimli bir yer haline getirmek.Urobme z Európy bezpečnejšie, zdravšie a produktívnejšie pracovisko
- aydınlanma - zihne ışık getirmek demektir, belki.Erleuchtung bedeutet den Geist erleuchten, vielleicht, nicht das Selbst.
- aydınlanma - zihne ışık getirmek demektir, belki.Iluminación, significa traer luz a la mente, tal vez, no al Ser.
- aydınlanma - zihne ışık getirmek demektir, belki.l'illumination signifie apporter la lumière dans l'esprit, peut-être, non pas au Soi.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Chceme sa tiež pozrieť na spôsoby ako sprostredkovať známosti a zoznamovať našich darcov.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Chcemy również rozwijać wymianę kontaktów i łączenie partnerów finansowych.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Chúng tôi cũng muốn xem xét các cách "mai mối" kết nối các thành viên gây qũy với nhau
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.De asemenea ne dorim să ne uităm la diverse metode de a cupla parteneri finanțatori.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.우리는 투자자들을 서로 연결하는 방법을 찾고자 합니다.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Nous voulons aussi chercher des moyens de faire correspondre et de mettre ensemble des partenaires.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Também queremos procurar formas de encontrar e de reunir parceiros de financiamento.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.También querémos buscar formas de crear enlaces y juntar a patrocinadores.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Vogliamo anche esaminare modi per combinare e mettere insieme i soci finanziatori.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.We willen ook kijken naar de manieren om mensen te koppelen, en sponsoren bij elkaar brengen.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Искаме и да видим начините на събирането и срещането на партньори по фондове заедно.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.אנחנו גם רוצים להעיף מבט בדרכים לשדך ולחבר בין גורמים שמממנים.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.ونرغب أيضاً في إيجاد طرق للتوفيق ووضع الممولين والشركاء معاً.