Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.資金提供パートナーの提携のしかたや 統合生産のアイデア-- ファブラボを 世界に広めることも見ていきたいです
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Aber gleichzeitig wollen wir die Studie allen Menschen zugänglich machen.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Daarbij wilden we dit onderzoek openstellen voor iedereen.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Dodatkowo chcieliśmy udostępnić nasze badania każdemu na świecie.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.În plus, dorim să deschidem acest studiu oricui din întreaga lume.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.그러나 추가로, 우리는 전세계의 누구에게나 이 연구의 문을 열기를 원합니다.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Ma in più abbiamo voluto aprire questo studio a chiunque nel mondo.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Mais en plus de ça, on voulait ouvrir cette étude a tout le monde sur la planète.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Pero además, queremos abrir este estudio a cualquier persona alrededor del mundo.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Tapi sebagai tambahan kami ingin membuka studi ini pada semua orang di seluruh dunia.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Но в допълнение, искахме да направим това изследване достъпно за всеки в света.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Но кроме того мы хотим, чтобы этот проект был доступен для всех, в любом уголке земного шара.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.אבל בנוסף, רצינו לפתוח את המחקר הזה לכל האנשים.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.ولكن إضافة إلي ذلك، أردنا أن نفتح المشاركة للجميع من كل أنحاء العالم،
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.大規模な科学プロジェクトに 参加したいと思っても ヒトゲノム計画や
Ayrıca bu operasyonu, kolaylıkla kopyalanabilir hale getirmek istiyoruz.C'est cela l'Economie Open-source Alors voilà le plan :
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Apa kamu tak tahu dia harus stabil?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Mẹ không biết là ba phải hoàn toàn tịnh dưỡng sao?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Non sai che cosa deve stabilizzare?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Nu stiti ca trebuie sa se odihneasca?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Tu sais qu'il doit se stabiliser ?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Vet du inte att han behöver stabiliseras?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Weet je niet dat vader moet stabilizeren?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Wissen Sie nicht, dass sich Vater stabilisieren muss?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Δεν ξέρεις ότι πρέπει να σταθεροποιηθεί;
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Разве ты не знаешь, что ему необходим покой для стабилизации?
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?ألم تعلمي بأنه يجب أن يستقر وضعه ؟
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?こんなのあり得ないよ
Bana böyle bir şey getirmenize gerek yoktu.Nem kellett volna ezt hoznia.
Bana böyle bir şey getirmenize gerek yoktu.Vous n'aviez pas besoin d'apporter un cadeau comme celui-ci.
Bana böyle bir şey getirmenize gerek yoktu.Δεν χρειαζόταν να φέρετε κάτι τέτοιο.
Bana böyle bir şey getirmenize gerek yoktu.لست ملزمة بإحضار اشياء كهذه
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Bukankah anda meminta saya untuk membawakan anda makanan apa saja?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Chẳng phải cậu bảo mình lấy gì cũng được sao?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Czy nie chciałaś, żebym zamówiła cokolwiek?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Hast du mir nicht erzählt, irgendwas zu bestellen?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Heb je me niet verteld om je zomaar iets te geven?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Ne m'as-tu pas dit de t'apporter n'importe quoi ?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Non mi ha detto lei di portarle qualunque cosa?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Nu mi-ai spus sa-ti aduc orice?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Sa du inte att jag skulle hämta vad som helst?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Δεν μου είπες να σου φέρω ό,τι να 'ναι;
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?Не вы ли мне сказали что-нибудь принести?
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?ألم تقولي لي أنك تريدين أي شئ؟
Bana herhangi bir şey getirmemi söylemediniz mi?それでは美味しくお召し上がりください ありがとうございました Thank you~
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Den skulle bringe mig held.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Het zou me geluk moeten brengen.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Itu benda keberuntunganku.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Me trae suerte.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Som lyckobringare.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Szerencsét hoz.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.- Είναι του πατέρα μου απ'τα 15.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Даде ми я за късмет.
Bana iyi şans getirmesi için vermişti.Това ще ми донесе късмет.
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmek그래서 Zipcar와 다른 메시 기업들이 우리를 열광시키기 위해서,
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmekזו לא אפשרות שלהם, לדעתי זו חובתם
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmekوهذا ليس خيارا لهم فقط، ولكنني أعتقد أنه ضرورة
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmek利用者を驚かせることや コンシェルジュのようなサービスを提供することは
Başka bir bakış açısı ise bunu yapmamızın nedeni üslü sayıların görevlerini yerine getirmesini sağlamak. -Dalším důvodem je, že musí platit vlastnosti exponentů.
Başka bir bakış açısı ise bunu yapmamızın nedeni üslü sayıların görevlerini yerine getirmesini sağlamak. -Egy másik szerint pedig szükségünk van erre hogy működjenek a hatványozás azonosságai.