Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.ולא אחר הנער לעשות הדבר כי חפץ בבת יעקב והוא נכבד מכל בית אביו׃
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.ولم يتأخر الغلام ان يفعل الامر. لانه كان مسرورا بابنة يعقوب. وكان اكرم جميع بيت ابيه.
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.那 少 年 人 作 這 事 並 不 遲 延 、 因 為 他 喜 愛 雅 各 的 女 兒 . 他 在 他 父 親 家 中 也 是 人 最 尊 重 的
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.那 少年人 作 這事並 不 遲延 、 因為 他 喜愛 雅各 的 女兒 . 他 在 他 父親 家中 也 是 人 最 尊重 的
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.I suoi genitori sono troppo impegnati per dargli ascolto, ed è qui che, in un certo senso, arriviamo noi.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Jeho rodiče mají moc práce na to, aby naslouchali jeho problémům, a to je doba, kdy se objevíte vy.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.부모님들은 너무 바빠서 그의 고민을 들어줄 수도 없습니다 그리고 이제 그가 당신의 존재를 막 떠올리기 시작합니다
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Părinţii lui sunt prea ocupaţi ca să-i asculte problemele, şi acum începe aproape să te cheme.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Rodzice nie mają czasu na słuchanie o jego problemach. Wtedy wyczarowuje was.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Sus padres están demasiado ocupados para escuchar sus problemas, y entonces es cuando empieza a encantarte.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Родителите му са твърде заети, за да слушат проблемите му, и тогава той започва почти да ви омагьосва.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.ההורים שלו עסוקים מדיי כדי להקשיב לבעיות שלו, ואז הוא מתחיל להעלות אתכם באוב.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.ووالده مشغولان كثيرا لكي يستمعا الى مشاكله وهنا سوف يبدأ بالتعرف إليك - اللاعب -
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.かまってくれないので マイロは 心の中に あなたを作り出します あなたは マイロの歩く
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;A témaközpontok az EEA több tagállamába elosztva működnek.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;Centra tematyczne znajdują się w krajach członkowskich EEA.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;Deze thematische centra zijn verspreid over de EMA-lidstaten.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• Doppelarbeit mit anderen EU-Institutionen vermeiden;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• en nous réorganisant afin que l'Agence gagne en souplesse et en réactivité;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;I Centri tematici sono distribuiti in tutti i paesi membri dell’AEA.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• omorganisera för att göra byrån mer tillgänglig och flexibel,
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• provádíme reorganizaci, aby agentura lépe reagovala na výzvy a aby byla pružnější;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizácie agentúry tak, aby bola ústretovejšia a pružnejšia;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizacijo, katere cilj je večja odzivnost in prilagodljivost Agencije,
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizando la Agencia para que sea más capaz y flexible;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizar a Agência dotando-a de maior capacidade de resposta e flexibilidade;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizarea pentru ca agenţia să devină mai receptivă şi flexibilă;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• uudistamalla ympäristökeskuksen rakennetta herkemmin ja joustavammin reagoivaksi;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• ved gennem reorganisering at gøre agenturet mere tilpasningsdygtigt og fleksibelt
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;Αναδιοργανώνοντας τον Οργανισμό έτσι ώστε να είναι πιο αποτελεσματικός και ευέλικτος
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• като се реорганизираме, за да направим Агенцията по-отзивчива и гъвкава;
Aklımda, bunu için yıllardır dua ediyordum. Bunu dile getirmedim ama bu, içimi kemiriyor."년 동안, 내 마음에 기도 했다, 그것에 대해 얘기 하지 않았다 하지만 멀리 먹고.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Ho promesso ad Al che non avremmo usato una Pietra Filosofale per riottenere i nostri corpi.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Jag lovade Al att jag inte skulle använda De Vises Sten- -för att återställa oss.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Jeg lovede Al, at jeg ikke ville bruge De Vises Sten - - til at få vores kroppe tilbage.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Le prometí a Al que no usaría una Piedra Filosofal para recuperar nuestros cuerpos.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Lupasin Alille, että emme käyttäisi Viisasten kiveä- -saadaksemme ruumiimme takaisin.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Obiecałem Alowi, że nie użyję Kamienia Filozoficznego do odzyskania naszych ciał.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Prometi ao Al que não usaríamos uma Pedra Filosofal para recuperar os nossos corpos.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Υποσχέθηκα στον Αλ ότι δεν θα χρησιμοποιήσουμε Λίθο για να πάρουμε πίσω τα σώματά μας.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Я обещал Алу не применять Философский Камень, чтобы вернуть наши тела.
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!¡De ninguna manera usaré vidas humanas para recuperar a Al!
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!E não vou usar vidas humanas para recuperar o Al!
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!En todellakaan hanki Alia takaisin ihmishenkien avulla.
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!Jag tänker inte använda mänskligt liv för att få tillbaka Al!
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!Jeg vil ikke bruge menneskeliv til at få Al tilbage!
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!Sono fermamente risoluto a non usare vite umane per far tornare Al!
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!W żadnym wypadku nie sprowadzę Ala za cenę czyjegoś życia.
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!Είμαι κάθετος, δεν θα φέρω πίσω τον Αλ μέσω ανθρώπινης ζωής!
Al'ı geri getirmek için insan hayatı kullanmamam lazım!И я не стану возвращать Ала с помощью человеческих жизней!
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.A Luftwaffe értékeli a becsületességet és a fegyelmet.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.De Duitse luchtmacht is trots op orde en discipline.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.El orden y la disciplina en la Luftwaffe son una cuestión de honor.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.I Luftwaffe är ordning och disciplin en hederssak.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.I Luftwaffe er orden og disciplin en æressag.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Perintah Luftwaffe agar kita mendisiplinkan masalah kehormatan.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Η υπακοή στην Λουτβάφε είναι ζήτημα τιμής.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Луфтвафе ред и дисциплина е въпрос на чест.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Немското Луфтвафе се гордее. С реда и дисциплината си.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.הלופטוואפה הגרמני גאה .בסדר ומשמעת שלו