Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.سلاح الجو الألماني يعتز بإنضباطه
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Alleen klagen zonder een alternatief voor te stellen, betekent niets.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Att bara klaga utan att föreslå ett alternativ erbjuder ingenting.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Doar plângându-ne fără a propune o alternativă nu înseamnă nimic.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Lamentarsi soltanto senza proporre un'alternativa non porta a niente.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Nur zu jammern, ohne eine Alternative anbieten zu können, bringt nichts.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Panaszkodni anélkül, hogy megoldást kínálnánk, nem vezet semmire.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Pouhé stěžování si bez předložení alternativy je k ničemu.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Rien ne sert de se plaindre sans offrir d'alternative.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Samo narzekanie bez propozycji alternatywy nic nie zmieni.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Valittaminen ehdottamatta mitään vaihtoehtoa ei tuo mitään uutta.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Zgolj pritoževanje brez predlagane alternative, ne ponuja ničesar.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Απλά διαμαρτυρόμενοι χωρίς να προτείνουμε μια εναλλακτική λύση δεν προσφέρει τίποτα.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Просто выражать недовольство, не предлагая альтернатив, бесполезно.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Простото оплакване, без да се предлага алтернатива, не води до нищо.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.الشكوى بدون اقتراح بديل لا تقدم شيئا.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Ale załóżmy, że naszym celem jest ściągnięcie nowej działalności ekonomicznej do podstawy piramidy.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Dar să presupunem că scopul nostru e să aducem noi activităţi economice la baza piramidei.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.하지만 우리의 목표가 경제 피라미드의 하위에 새로운 경제 활동을 제공하는 것이라고 해 봅시다.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Ma diciamo che il nostro obiettivo è quello di portare nuova attività economica alla base della piramide.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Mais supposons que notre objectif soit d'apporter une nouvelle activité économique à la base de la pyramide.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Mas suponhamos que o nosso objetivo é trazer uma nova atividade económica para a base da pirâmide.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Nhưng giả sử mục tiêu của chúng ta là mang lại công việc mới ở đáy của các kim tự tháp.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Pero supongamos que nuestro objetivo es brindar nueva actividad económica a la base de la pirámide.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Veronderstel dat ons doel is om nieuwe economische activiteit te brengen naar de basis van de piramide.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Αλλά ας υποθέσουμε ότι στόχος μας είναι να φέρουμε νέα οικονομική δραστηριότητα στη βάση της πυραμίδας.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Нека предположим, че целта ни е да въведем тази икономическа активност в основата на пирамидата.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Но давайте предположим, что наша цель — поставить в основании пирамиды новую экономическую деятельность.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.Та припустімо, що наша мета - нова економічна діяльність в основі піраміди.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.אבל הבה נניח שהמטרה שלנו היא להביא פעילות כלכלית חדשה אל תחתית הפירמידה.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.لكن دعونا نفترض أن هدفنا هو أن نأتي بنشاط اقتصادي جديد لقاعدة الهرم.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.ピラミッドの最下層にもたらすのが 目的だとしたら 同じモデルを使うことはできるでしょうか?
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ako pa me ne boste poslušali in ne boste izpolnjevali vseh teh zapovedi,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ale ak by ste ma neposlúchali a nečinili by ste všetkých týchto prikázaní
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Dar dacă nu Mă ascultaţi şi nu împliniţi toate aceste porunci,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ha pedig nem hallgattok reám, és mind e parancsolatokat meg nem cselekeszitek;
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.그러나 너희가 내게 청종치 아니하여 이 모든 명령을 준행치 아니하며
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Maar als u niet naar Mij luistert, Mij niet gehoorzaamt
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Mais si vous ne m`écoutez point et ne mettez point en pratique tous ces commandements,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ma se non mi ascolterete e se non metterete in pratica tutti questi comandi
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Mas, se não me ouvirdes, e não cumprirdes todos estes mandamentos,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Men dersom I ikke lyder mig og ikke holder alle disse bud,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Men hvis I ikke adlyder mig og handler efter alle disse Bud,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Men om I icke hören mig och icke gören efter alla dessa bud,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Mutta jos te ette kuule minua ettekä pidä kaikkia näitä käskyjä,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Pakli nebudete mne poslouchati, a nebudete činiti všech přikázaní těchto,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız."Pero si no me escucháis y no ponéis por obra todos estos mandamientos
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Song nếu các ngươi không nghe ta , không làm theo các điều răn nầy ,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Song nếu các ngươi không nghe ta, không làm theo các điều răn nầy,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.TUHAN berkata, "Kalau kamu tidak mendengarkan Aku dan tidak melakukan perintah-Ku
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Werdet ihr mir aber nicht gehorchen und nicht tun diese Gebote alle
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Αλλ' εαν δεν μου υπακουσητε και δεν εκτελητε πασας ταυτας τας εντολας μου,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Если же не послушаете Меня и не будете исполнять всех заповедей сих,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Но ако не Ме послушате и не извършите всичките тия заповеди,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.ואם לא תשמעו לי ולא תעשו את כל המצות האלה׃
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.لكن ان لم تسمعوا لي ولم تعملوا كل هذه الوصايا
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.你 們 若 不 聽 從 我 、 不 遵 行 我 的 誡 命
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.你 們若不聽從 我 、 不 遵行 我 的 誡命
Ama bir konuya açıklık getirmek istiyorum.Om weer een andere stelling te bewijzen.
Ama biz yine de bu soruyu çözelim çünkü alışkanlık haline getirmenizi istiyorum. .그러나 그냥 이걸 풀어 봅시다. 왜냐하면 저는 여러분이 직관력을 사용하길 바라거든요.