Ana içeriğe geç
Sözlük

getirme ile cümle

getirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.De ezek a taktikák egyik félnek sem hozhattak döntő győzelmet.
İlerleyen Rus kışı da ayrıca güçlükler getirmektedir.A beköszöntő hideg orosz tél tovább nehezítette a helyzetet.
Onları da getirmeliyim.Ezeket kell megszerezni.
Bu koşulları yerine getirme olanağı da, ilgili yerel mahkemelerce sağlanmaktadır.Ezen jogok érvényesülésének biztosítása a nemzeti bíróságok feladata.
Bu büyülü yapraklar, ölüyü, hayata geri getirme gücüne sahiptir.A kő különlegessége, hogy képes visszahozni a holtakat a halálból.
Görüntüsü değiştirilen PROMT’ u eski haline getirmek için; C:\> PROMPT $P$G <ENTER> tanımlaması yazılır.A parancssor készenléti jelét ( példa: prompt $p$g C:\>) változtathatjuk meg.
Kişinin gündelik işlevlerini yerine getirmesi zorlaşır.A személy visszatérhet mindennapi teendőihez.
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.Ezenkívül HP Lovecraft hatása is fellelhető.
Bu büyük maddi külfet getirmektedir.A méhlegelő bőséges táplálékot nyújtson.
100'den fazla gemiyle 100,000 Yahudiyi Filistin'e getirmeyi başardı.Sikerült is megérkezni több mint 100 hajónak.
Referandum ise Latince "referre" (geri getirmek) kökünden gelir.Egyaránt mottó a "Resurgens" (latinul ismét felemelkedő).
Oyunu itibarsızlığa getirme görevi de akabinde başarısız olmuştur.Az ellenőrzés megtagadása játszmavesztéssel járt volna.
Mısırlı ebeler, bu emri yerine getirmekten korkarlar.A korabeli egyiptomi naptár is ehhez igazodott.
Ricalarını yerine getirmelerini adamlarıma söyledim.A lázadók követeléseik teljesítésére kényszerítették az uralkodót.
Bu sözleşme; küresel ısınma sorununa küresel ölçekte çözüm getirme çabasıdır.A film egyebek közt a globális felmelegedési válságot tárgyalja.
Clary'e anıları konusunda yardım etmesi karşılığında ona istediği bir kolyeyi getirmelerini ister.Pierce a nyakláncot kéri cserébe.
Dolayısıyla ses getirmesi beklenemezdi.Nem gondoltam, hogy a hangom hallható lesz.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.Gazdasági politikájában egyaránt megfigyelhető a liberális és a megszorító politika is.
İskeleyi tırabzanlarla çevreleyip burayı gezme yeri haline getirmeyi planlamışlardır.Elmondta, hogy a Matrózok idefelé tartanak, és ki kell tervelniük valamit.
İnkârcılar, elçileri, kendilerine uğursuzluk getirmekle suçladılar.The Messengers voi tarkoittaa seuraavia asioita: Pahan sanansaattajat (engl.
Sharpless Pinkerton'dan bir mektup getirmektedir.Sharpless kertoo saaneensa kirjeen Pinkertonilta.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Poliisiauto on poliisien virkatehtäviensä suorittamiseen käyttämä auto.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.Se vastaa puheen tuottamisesta.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Asiaa selvittämään asetettiin uusi komitea.
Hukuk alanında ise edim borçlu kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğu davranış biçimidir.Velvoite on velkasuhteessa olevan velallisen velvollisuus tehdä velkojalle tietty suoritus.
Willow, Angel'ın ruhunu geri getirmek için çağrılır.Willow kuitenkin palauttaa Angelin sielun ajoissa.
Albüm, eski ve yeni jenerasyon sanatçıları bir araya getirmektedir.Albumi yhdistelee yhtyeen tuotannon uusia ja vanhoja elementtejä.
Bitkiler rizom meydana getirmektedir.Jokilaaksoissa viljellään riisiä.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.Jotkut väittävät omistavansa oman herättäjän, joka valvoo heidän untaan.
Avı getirme güdüsü güçlüydü ve fazlasıyla eğitilebilir bir ırktı.Hevosen pitää olla hyvin voimakas ja pitkälle koulutettu.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.Bulgarian armeija rajattiin 20 000 mieheen.
Başlangıçta yapmanız gereken en önemli şey görevleri yerine getirmektir.Ensimmäiset kolme ehtoa ovat velvollisuuseettiset.
Bu gemi Avustralya Hükümetinden bu kurtarılan insanları Avustralya limanına getirmek istemiştir.Tarkoitus oli kieltäytyä päästämästä veneellä saapuvia turvapaikkaa tarvitsevia ihmisiä Australiaan.
Her politik görüşün negatif sonuçlar getirmesinden korkuluyordu.Kuten kaikki muutkin samaa oletettua ilmiötä tutkineet, hän sai negatiivisen tuloksen.
Kızıl Ordu askerlerinin teslim olmamakta gösterdikleri azim e direnmeydi." yorumunu getirmektedir.Mutta me emme anna periksi punaisille, koska evät meidän vaarimme antaneet periksi.
İki çeşit terbiye metodu vardır:Hayvanı tatlılıkla alıştırmak veya kırbaç zoruyla yola getirmek.Sillä on kaksi työskentelytapaa: joko ajaa riista puuhun tai pysäyttää se.
Bununla kastedilen insanlara çift kat eğlence getirme isteği.Mutta hän tarvitsee joitakin ihmisiä mukaan tähän hauskanpitoon.
Arkadaşlarını alıp getirmek ve onların da zevk almasını sağlamak istiyorlar.Hanki ystäviä, kunnioita muita ja pidä hauskaa!
Hagen ise Nibelungen hazinesini getirmeyi düşlemektedir.Vain Nothungin avulla hän saisi Nibelungin aarteen itselleen.
Ritmi geri getirmek için kalp masajı uygulanmaya başlanır.Viivamerkintöjen tekemistä ritsilangan avulla kutsutaan ritsaamiseksi.
Ancak bu çabalar sonuç getirmez.Etsinnät eivät kuitenkaan tuota tulosta.
Amanda Waller'ın emirlerini yerine getirmek için görevlendirilmiştir.Operaation johdossa toimii Amanda Waller.
Bu sözleşme; küresel ısınma sorununa küresel ölçekte çözüm getirme çabasıdır.Hararin mukaan globaalien ongelmien ratkaisemiseksi tarvitaan globaalia yhteistyötä.
Desmond koşup Jack'i getirmelerini ister ama, Charlie bunu reddeder.Ilana vaatii päästä Jacobin luo, mutta Richard kieltäytyy päästämästä häntä.
Yaşamı anlamlı hale getirmek ve yaşamaya değer kılmak, insanın kişisel sorumluluğudur.Arvojen luominen ja tavoitteiden asettaminen on ihmisen tehtävä.
Asıl soyadı Desrouleaux olan sanatçı, bunu okunması kolay bir hale getirmek üzere Derulo haline getirdi.Derulon oikea sukunimi on Desrouleaux, mutta hän vaihtoi lavanimekseen Derulon, joka on helpompi ääntää.
Oyunun amacı, başta kayıp aileyi bir araya getirmek olmak üzere kişiye kalmış çeşitli amaçlardır.Pelissä ideana on suorittaa erilaisia leikkauksia ensimmäisestä persoonasta.
İnfazın sözlük anlamı "yerine getirme"dir.Hänen kirjailijanimensä tarkoittaa ”älä puhu”.
Arnavutluk Deniz Kuvvetleri, "bir kuvvet, iki görev" kavramına dayanan başlıca görevleri yerine getirmektedir.Το Πολεμικό Ναυτικό εκτελεί κυρίως καθήκοντα, με βάση την έννοια της «μία δύναμη, δύο αποστολές."
Madde 24, Cumhuriyetlerin anayasalarını antlaşmaya uygun hale getirmelerini talep eder.Το Άρθρο 24 απαίτησε όπως οι δημοκρατίες τροποποιήσουν τα συντάγματά τους όσον αφορά την συνθήκη.
Türkiye'de bu koşulları yerine getirmek için yoğun çabalar bulunmaktadır.Η Τουρκία χρησιμοποιεί ήπιες πολιτικές για να επιτύχει αυτούς τους στόχους.
Bu tür emirleri astların yerine getirme mecburiyetleri yoktur.Τέτοιες διαταγές δεν έμεναν στα χαρτιά.
Karşımıza kim çıkarsa çıksın tesirsiz hale getirmek şarttır.Όποιος στέκεται εμπόδιο στο δρόμο μας, πρέπει να εξαφανιστεί.
İstanbul’a dönmesi bir şartla kabul edilmişti: "Çıplak tabloları getirmeyecekti".Στη συνέχεια επισήμανε το τείχος χρησιμοποιώντας διόπτρες, αλλά είπε ότι "δεν ήταν ορατό στο γυμνό μάτι."
Fakat buradaki asıl amaç papirüsü eritmek değil yazıları okunmaz hale getirmektir.Για αυτή τη δωρεά δεν έχουμε άμεσες αναφορές σε έγγραφα αλλά μόνο έμμεσες.
Onları da getirmeliyim.Πρέπει να τους προλάβουμε.
Atina Parlamento Üyesi seçildi, ancak hizmetini yerine getirmek için zamanı yoktu.Εκλέχτηκε βουλευτής Αθηνών, δεν πρόλαβε όμως να εκπληρώσει την υπηρεσία του.
Satō Mançurya'nın statüsünü ve "Rusların getirmek istediği herhangi bir meseleyi" tartışabileceğini söyledi.Satō skulle diskutere Manchuriets status og "ethvert spørgsmål russerne måtte ønske at bringe på banen".
Sofrada bıçak kullanılır ancak konukların kendi bıçaklarını kendilerinin getirmesi beklenirdi.Gæster havde egen kniv med; kun højt ærede gæster fik en kniv af værten.
Kate, rüyasında Claire'i görür ve Claire Kate'e Aaron'ı geri getirmemesini söyler.Kate drømmer at Claire sidder ved Aarons side, og siger hun aldrig må bringe ham tilbage til øen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod