‹‹Bunların hepsini gençliğimden beri yerine getiriyorum›› dedi adam.那人說 、 這一切 我 從小 都 遵守 了
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.잠시 멈추고 제가 작년 11월,
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Jag ska stanna vid en sak som jag såg i november förra året på Wall Street.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Me detendré aquí para mostrarles algo que vi en noviembre del año pasado en Wall Street.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Mi fermerò e aggiungerò una cosa che ho visto il novembre scorso a Wall Street.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Řeknu vám zatím něco o tom, co jsem viděl loni v listopadu na Wall Streetu.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Tôi sẽ dừng lại ở đây và nói về một điều tôi đã chứng kiến vào tháng 11 năm ngoái ở Phố Wall.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Túto pauzu využijem, aby som spomenul niečo čo som videl v novembri na Wall Street.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Ustavil se bom in omenil nekaj, kar sem videl
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Voi face o pauză și voi spune ce-am văzut anul trecut, în noiembrie, pe Wall Street.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Wątki dotyczące czegoś, co sam zobaczyłem w listopadzie zeszłego roku na Wall Street.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum. Zuccotti Parkı'ndaydımAfgelopen november zag ik iets op Wall Street in het Zuccotti Park.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Θα κάνω μία παύση και θα σας δείξω κάτι που είδα πέρυσι το Νοέμβριο στη Γουώλ Στριτ.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Ще спра тук и ще покажа нещо, което видях през ноември миналата година на Уолстрийт.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Я збираюся сказати те, що я бачив у листопаді минулого року на Уолл-стріт.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.Я хочу сделать паузу и рассказать о том, что я видел в прошлом году в Ноябре на Уолл-Стрит.
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.אני אעצור כאן ואביא משהו שראיתי
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.سوف أتوقف هنا وأتكلم عن شيء رأيته
Burada duracağım ve geçen sene kasımda Wall Street'de gördüğüm bir şeyi getiriyorum.ズコッティ公園で見た ことについての話です
Daha fazla söylenmene gerek yok. Getiriyorum ben.Dobra sam je wezmę.
Daha fazla söylenmene gerek yok. Getiriyorum ben.Hur ofta ska jag behöva påminna om dem?
Daha fazla söylenmene gerek yok. Getiriyorum ben.Inutile sgridarlo, glieli porto io.
Daha fazla söylenmene gerek yok. Getiriyorum ben. -Ne makbuzları?No vale la pena reñirle, ya los traigo yo. -¿Qué recibos?
Devam edemez. Sarası var, eve gidecek. Seni bu manganın başına getiriyorum.3 PAŹDZERNIKA - NIEDZIELA GODZINA 5:45
Devam edemez. Sarası var, eve gidecek. Seni bu manganın başına getiriyorum.Pukul 05:45 Pagi Minggu, 3 Oktober
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Así que les traigo el fin del mundo.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Estou a provocar o fim do mundo!
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Ich führe das Ende der Welt herbei.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Ik breng het einde van de wereld op gang.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?저희가 아까 휴거에 대해 얘기했죠? 곧 옵니다.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Я наблизила кінець світу.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?אני מביאה את סוף העולם. אתם יודעים?
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?أنا أحمل إلى نهاية العالم. هل تعلمون ؟
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?新しい世界の話をしましたが もうすぐです
Dünyanın sonunu getiriyorum.Elhoztam a világ végét.
Dünyanın sonunu getiriyorum.J'amène la fin du monde.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Sto causando la fine del mondo.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Tôi mang đến sự diệt vong cho thế giới.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Φέρνω το τέλος του κόσμου.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Я приближаю конец мира.
Durmadan bu seslerle deneyler yapıyordum. Ve hala bu görevi yerine getiriyorum.Eu estava constantemente a testar esses sons. e ainda estou nessa missão.
Durmadan bu seslerle deneyler yapıyordum. Ve hala bu görevi yerine getiriyorum.Folyamatosan kísérleteztem ezekkel a zajokkal, és még mindig ezen munkálkodom.
Durmadan bu seslerle deneyler yapıyordum. Ve hala bu görevi yerine getiriyorum.Я постійно експериментував і досі цим займаюся
En derin şükranlarımı dile getiriyorum.Permettez-moi de finir ici mon petit discours, en vous remerciant.
Getiriyorum ben.Ich bringe sie dir.
Getiriyorum ben. -Ne makbuzları?Jaké faktury?
- Getiriyorum.Αντίο.
Kaç defa söylemem gerekiyor? Daha fazla söylenmene gerek yok. Getiriyorum ben.Πού είναι τα τιμο- λογιά μου; Όλα στα υπενθυμίζω.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Ador hârtia şi tehnologia, și ce fac eu, e să fac hârtia interactivă.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Adoro la carta, e adoro la tecnologia, e quello che faccio è rendere la carta interattiva.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Amo el papel y amo la tecnología y me ocupo en hacer interactivo al papel.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Ich liebe Papier und ich liebe Technologie, und ich gestalte Papier auf eine interaktive Weise.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Ik hou van papier en ik hou van technologie.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.J'aime le papier, et j'aime la technologie, et je rends le papier interactif.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.저는 종이를 좋아하고, 기술을 좋아하고, 제가 하는 일은 종이를 대화형으로 만드는 거에요.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Kocham papier i technologię, więc tworzę interaktywny papier.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Szeretem a papírt, és szeretem a technológiát is.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Tôi rất thích giấy, và cũng thích công nghệ, công việc chính của tôi là tạo ra giấy tương tác.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Αγαπώ το χαρτί και αγαπώ την τεχνολογία και η δουλειά μου είναι να κάνω το χαρτί διαδραστικό.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Я обожаю бумагу и технику и занимаюсь тем, что придаю бумаге интерактивность.