Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Και ο Δαβιδ και πας ο οικος Ισραηλ ανεβιβασαν την κιβωτον του Κυριου εν αλαλαγμω και εν φωνη σαλπιγγος.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Така Давид и целият Израилев дом пренесоха Господния ковчег с възклицание и с тръбен звук.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Так Давид и весь дом Израилев несли ковчег Господень с восклицаниями и трубными звуками.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.ודוד וכל בית ישראל מעלים את ארון יהוה בתרועה ובקול שופר׃
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.فاصعد داود وجميع بيت اسرائيل تابوت الرب بالهتاف وبصوت البوق.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.這 樣 、 大 衛 和 以 色 列 的 全 家 、 歡 呼 吹 角 、 將 耶 和 華 的 約 櫃 抬 上 來
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.這樣 、 大衛 和 以色列 的 全家 、 歡呼 吹角 、 將耶和華 的 約櫃抬 上來
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Ezek jólétet, biztonságot hoznak majd,
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.민주주의가 엄청난 부수 이익을 얻었다는 것이었습니다.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.las democracias tenían una increíble variedad de beneficios asociados.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.le democrazie avrebbero avuto questi molteplici e incredibili benefici.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.les démocraties avaient une variété d'avantages secondaires incroyable.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.שלדמוקרטיות יש יתרונות לוואי מופלאים.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.حول الفوائد الإضافية التي يمكن جنيها من الديمقراطية
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.民主化は繁栄や安全をもたらし
Hayali müzik enstrümanları. Ve beraberinde güzel bir hikaye getiriyorlar.Het zijn denkbeeldige muziekinstrumenten en er zit een aardig verhaal aan vast.
Hayali müzik enstrümanları. Ve beraberinde güzel bir hikaye getiriyorlar.Но это — воображаемые музыкальные инструменты, с которыми связана замечательная история.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Che lavoravano con ogni sorta di computer, diversi tra loro
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Ei aduceau tot felul de computere diferite cu ei.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Họ mang theo tất cả các loại máy tính khác nhau.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Ils apportaient chacun des ordinateurs différents.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.그런데 이사람들 출신들이 다른 만큼 쓰는 컴퓨터들도 다 다르더라구요.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Mereka membawa segala macam komputer yang berbeda dengan mereka.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Mindenféle különböző számítógépet hoztak magukkal.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Przywozili ze sobą najróżniejsze komputery.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Sie brachten die verschiedensten Arten von Computern mit sich.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Traían todo tipo de computadoras con ellos.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Zij brachten allerlei verschillende computers mee.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Έφερναν όλων των ειδών τους υπολογιστές μαζί τους.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Вони привозили з собою різноманітні комп'ютери.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.Те носиха със себе си различни компютри.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.הם הביאו עימם כל מיני סוגים של מחשבים.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.جلبوا معهم كل أنواع الحاسبات المختلفة.
Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı.彼らは多様なデータフォーマットや
"İlaç firmaları hepimize düşman, doğal maddeler dururken bizi ilaçlara bağımlı hale getiriyorlar."Pharmafirmen sind der Feind Sie fördern die Medikamentensucht Auf Kosten natürlicher Heilmittel
"İlaç firmaları hepimize düşman, doğal maddeler dururken bizi ilaçlara bağımlı hale getiriyorlar."חברות התרופות הן האויב הן מקדמות התמכרות לסמים על חשבון מוצרים מן הטבע
İnsanların hissettiği ve bu ülkede bunca senedir inkar edilen tüm acıları dile getiriyorlar.누가 그들에 게 들어, 그들은 그들의 고통을 똑 고통을 거부이 나라 너무 오래 되었습니다.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.이 관들이 수로의 온도를 조절하고 4도의 열 교환이 이루어지도록 합니다.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.4度の温度交換を可能にしています。 仕組みはよく分かりませんが、お金はたくさん払いました。
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Asta ia temperatura canalului și o transformă în acest schimb de căldură de patru grade.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Biorą one temperaturę kanału i przemieniają je w cztero-stopniową wymianę ciepła.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Det tar temperaturen ifrån kanalen och omvandlar den till denna fyra graders värmeväxling
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Diese nehmen die Temperatur des Kanals auf und wandeln sie in diesem vier Grad warmen Wärmetauscher um.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Dit neemt de temperatuur van het kanaal aan en zet dat om in deze vier graden warmtewisselaar.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Ez veszi a kis csatornában található víz hőmérsékletét és a légcsere rendszer számára négy fokosat csinál.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Isto recolhe a temperatura do canal e transforma-o numa troca de calor de 4 graus.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Le tuyau prend la température du canal et la transforme en un échange de chaleur de 4 degrés.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Nó lấy nhiệt độ từ kênh đào và dẫn vào hệ thống trao đổi không khí "4 độ"
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Questa prende la temperatura del canale e la trasforma in questo scambio di calore di quattro gradi.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.To měří teplotu kanálu a přemění ji na čtyřstupňové teplo.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.В установку поступает вода температуры канала и направляется в 4-х ступенчатый теплообменник.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Повітря переймає температуру водойми, яка коригується у системі теплообміну.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.Те отвеждат температурата от канала, и я превръщат в този четириградусов топлообмен.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.זה לוקח את הטמפרטורה של התעלה והופך אותה לממיר חום של ארבע מעלות.
İşte bu kanalın ısısını alıp dört dereceli ısı değişimine getiriyorlar.هذه تأخذ الحرارة من القناه وتحولها إلي نظام تبادل الحرارة ذو الأربعة درجات.
Onlar arzunun nesneleri. Hayali müzik enstrümanları. Ve beraberinde güzel bir hikaye getiriyorlar.Itu adalah objek dari keinginan, alat-alat musik yang imajiner, yang membawa cerita yang bagus.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Aici celebrează Puja.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Dělají obřad púdža (uctívání).
Puja'yı yerine getiriyorlar.Elles accomplissent le Pûjâ.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Están cantando el "Puja".