Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.وبالمعرفة تأتي العناية.
Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.思いやりによって希望がもたらされます
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.A realidade dessa expressão toca-nos a todos, comove-nos, inspira-nos e une-nos.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Dan wujud nyata dari ekspresi itu mencapai kita semua, menggerakkan kita, mengilhami, dan menyatukan kita.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.És ennek az előadásmódnak a létezése elér mindannyiunkat, és megindít, inspirál és egyesít bennünket.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Et la réalité de cette expression atteint chacun d'entre nous, et nous émeut, nous inspire et nous unit.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.그리고 이런 표현의 실체는 우리에게 영향을 미치고, 우리를 움직이고, 영감을 주고, 우리를 엮어줍니다.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Och verkligheten i det uttrycket når oss alla, berör oss, inspirerar och förenar oss.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Opravdovost takového vyjádření dosáhne na nás všechny a dojímá nás, inspiruje a sjednocuje.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Realizm tej siły wyrazu trafia do nas wszystkich, porusza nas, inspiruje i jednoczy.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Și realitatea acelei expresii ne atinge pe toți, și ne impresionează, ne inspiră și ne unește.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Und die Wirklichkeit jenes Ausdrucks erreicht uns alle, und bewegt, inspiriert und vereint uns.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Y la realidad de esa expresión nos alcanza a todos, nos mueve, nos inspira y nos une.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.Και η πραγματικότητα αυτής της έκφρασης φτάνει σε όλους μας και μας συγκινεί, μας εμπνέει και μας ενώνει.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.А реалността на това изразяване достига всички нас и ни трогва, вдъхновява и обединява.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.І реальність цього вираження торкається кожного з нас і хвилює нас, надихає і об"єднує нас.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.והמציאות של אותה ההבעה נוגעת בכל אחד מאיתנו, ומרגשת אותנו, נותנת לנו השראה ומאחדת אותנו.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.و واقعية ذلك التعبير عن المشاعر سيصل إلى الجميع حتماً ويحركهم .. ويُلهمهم ويوحدهم
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.私たちみんなに伝わり 感動させ 触発し 私たちを1つにするのです ナサニエルにとっては
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.E ha compreso che con questa grande fortuna arriva una grande responsabilità.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Es wurde ihr bewußt, dass das große Glück auch große Verantwortung mit sich bringt.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Et elle s'est rendue compte que, avec cette grande chance vient une grande responsabilité.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.In spoznala je, da velika sreča prinaša tudi veliko odgovornost.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.I zrozumiała, iż za tak wielkim szczęściem idzie wielka odpowiedzialność.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.그녀는 이러한 대단한 행운은 큰 책임과 함께 온다는 것을 깨달았습니다.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Rádöbbent, hogy ehhez az óriási szerencséhez óriási felelősség is jár.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Şi ea a realizat că odată cu acest mare noroc vine şi o mare responsabilitate.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Uvědomila si, že ruku v ruce s tou obrovskou prosperitou přichází velká zodpovědnost.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Và bà nhận ra đi theo sự mau mắn tuyệt vời đó là 1 gánh nặng to lớn
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Y se dio cuenta que con esa gran suerte viene una gran responsabilidad.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Ze besefte dat met dat grote geluk een grote verantwoordelijkheid gepaard gaat.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Και συνειδητοποίησε ότι με αυτή τη μεγάλη καλοτυχία έρχεται και μεγάλη ευθύνη.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.И она осознала, что с этой большой удачей связана большая ответственность.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.И осъзнала, че с голямото богатство идва голяма отговорност.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.והיא הבינה שעם המזל הגדול הזה מגיעה אחריות גדולה.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.وهي أدركت أن مع النعمة العظيمة تأتي مسئولية كبيرة.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.大きな責任が伴うと思ったのです だから彼女のように
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Dan hal itu membawa saya kepada aspek lain dari hal ini yaitu, siapa yang seharusnya menerima bayaran?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Das bringt mich zu einem anderen Aspekt: Wem sollten wir das bezahlen?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Dat brengt me op een ander aspect: aan <i>wie</i> zouden we dit moeten betalen?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?E isso leva-me a outro aspecto da questão, que é, a quem deve isto ser pago?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?És elérkeztünk a kérdés másik vetületéhez: kinek kellene ezt kifizetni?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Et ceci m'amène à un autre aspect, qui est : à qui devrait-on payer tout ça ?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Il che mi porta ad un altro aspetto di questa vicenda, ossia chi bisognerebbe pagare?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?그러면 다른 의문이 생기는데요 누구한테 댓가를 지불해야 할까요?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Lo que me lleva a otro aspecto: ¿a quién le deberíamos pagar?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Şi asta mă trimite la un alt aspect al acestei probleme, cui ar trebui să plătim?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Tu pojawia się kolejny wątek: komu należałoby zapłacić?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Và điều đó dẫn tôi đến một khía cạnh khác của vấn đề này, đó là ai nên là người trả ?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Και αυτό με φέρνει σε μία άλλη άποψη αυτού, το οποίο είναι, σε ποιόν πρέπει να πληρωθούν;
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?И это приводит меня к ещё одному аспекту, то есть, а кому платить?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?Това ме довежда до един друг аспект, който е - на кого трябва да се плаща?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?מה שמביא אותי להיבט נוסף של זה, מי צריך להיות מתוגמל?
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?وذلك يقودني الى مظهر اخر, الا و هو ,لمن يجب دفع ذلك؟
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?一体 誰が支払を受けるべきなのでしょう? こうした遺伝子素材は
Ve bu beni konunun bir başka boyutuna getiriyor o da, bu bedelin ödemesi kime yapılmalı?呢個帶我到問題嘅另一面 就係應該邊個收錢?
ve bu bize altın ok tüketimini getiriyor.Dan hal tersebut membawa kita ke panah emas konsumsi.
Ve bu bizi Harriet'e geri getiriyor.Ceea ce ne aduce înapoi la Harriet.
Ve bu bizi Harriet'e geri getiriyor.Čo nás privádza späť k Harriet.
Ve bu bizi Harriet'e geri getiriyor.Co prowadzi nas z powrotem do Harriet.