Sanırım günümüzde ressam olmak, beraberinde bir suçluluk hissi getiriyor.이 시대에 예술가가 되는건 약간 문제의식이 필요한것 같아요
Sanırım günümüzde ressam olmak, beraberinde bir suçluluk hissi getiriyor.אני מרגישה רגשי אשם להיות אמנית בתקופה הזאת.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Anh cảm thấy là mình có hơi vội vàng làm đám cưới.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Czuję, jakbyśmy wszystko robili w pośpiechu.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Det känns bara som att vi rusar igenom allt.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Doar mi se pare ca ne grabim cu toate astea.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Es fühlt sich so an, als ob wir das hier alles überstürtzen.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Het lijkt erop alsof we er doorheen haasten.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Je me sens comme si nous faisons tout cela précipitamment.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Mi sento come se stessimo correndo troppo.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Občutek je kot da hitimo skozi vse.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Rasanya kita terlalu terburu-buru.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Απλά νιώθω πως βιαζόμαστε στα πάντα.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..Такое чувство, что мы слишком торопимся.
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi...זה מרגיש כאילו אנחנו מזרזים את כל העניין
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi...فأنا أشعر أننا تسرعنا في الأمر كله
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..お前だって それを望んでるわけじゃないだろ?
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.15
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Als erstes erhitzt Sascha Wasser, um ein heißes Tuch auf sein Gesicht legen zu können.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Bene. La prima cosa che farà Sasha è aspettare che si scaldi l'acqua per mettersi un panno caldo sulla faccia.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.- D'accord.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Dobrá.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.사샤: 열 다섯이요.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Lo primero que está haciendo Sasha es calentar el agua para poner un paño caliente sobre su rostro.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Okay Det første, Sasha gør, er at gøre vandet varmt, så han kan komme en varm klud i ansigtet.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Okej.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.OK.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Oké.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Rendben.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.Так.
Sasha'nın ilk yaptığı şey, suyu ısıtarak, yüzüne koyacağı havlu için hazır hale getiriyor.ساشا:
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Academicieni distinși susțineau în același timp că democrațiile aveau o serie incredibilă de beneficii.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Jednocześnie, wybitni naukowcy stwierdzili, że demokracja daje mnóstwo innych korzyści.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Vooraanstaande academici betoogden dat democratieën een ongelooflijke waaier van bijkomende voordelen bieden.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Відомі науковці тим часом стверджували, що демократії мають цілу низку додаткових переваг.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.В същото време известни академици спореха, че демокрациите имат този невероятен обхват от странични облаги.
Seni bu manganın başına getiriyorum. -Bir itirazın var mı?Fica encarregado do transporte deIe.
Seni bu manganın başına getiriyorum. -Bir itirazın var mı?Lo voy a poner a Ud. a cargo de su pelotón. -¿Algún problema?
Seni bu manganın başına getiriyorum.Han bliver frisk.
Seni bu manganın başına getiriyorum.Obviňujem vás z toho záchvatu.
Seni bu manganın başına getiriyorum.Obviňuju vás z toho záchvatu.
Seni bu manganın başına getiriyorum.Te pun pe tine şef de pluton.
Seni bu manganın başına getiriyorum.Ti boš prevzel njegovo mesto.
Seni bu manganın başına getiriyorum.Αναλαμβάνεις τη διμοιρία του.
Seni bu manganın başına getiriyorum.Възлагам ти командването на неговия взвод.
Seni bu manganın başına getiriyorum.אני ממנה אותך .כמפקד הכיתה הזאת
Senin bahsettiğin konuyla ilgilidir. Onu daha önemli hale getiriyorum.Cela concerne ta question, j'en donne une réponse plus large.
Senin bahsettiğin konuyla ilgilidir. Onu daha önemli hale getiriyorum.Это связано и с тем, о чем ты говорил, но еще я даю более полное объяснение.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Alors maintenant, j'ai mis cela en face de lui.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Așa că i-am adus asta în fața sa.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Bây giờ tôi đưa ra thứ này trước mặt anh ta.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Bueno, ahora traje esto frente a él.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Ik plaatste dit voor hem.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.자, 지금처럼 제가 이렇게 물병 하나를 들어보이면서, 이 로봇의 시선을 보면
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Ora gli metto questa di fronte.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Takže teď tohle před ním vytáhnu.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Takže teraz som doniesol pred neho toto.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Teraz, umieściłem ten przedmiot przed nim.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.И така, сега донесох това пред него.
Şimdi bunu görebileceği bir yere getiriyorum.Итак, я провёл перед ним бутылкой.