Puja'yı yerine getiriyorlar.Elles accomplissent le Pûjâ.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Están cantando el "Puja".
Puja'yı yerine getiriyorlar.Hier voeren ze een religieus ritueel uit.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Họ đang thực hiện puja.
Puja'yı yerine getiriyorlar.예배를 보는 장면입니다.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Mereka melakukan puja.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Odprawiają Pudźę.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Sie praktizieren Puja.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Stanno cantando il "Puja".
Puja'yı yerine getiriyorlar.Τώρα εκτελούν το Puja.
Puja'yı yerine getiriyorlar.Они исполняют пуджу.
Puja'yı yerine getiriyorlar.הם עושים פוג'ה.
Puja'yı yerine getiriyorlar.انهم يؤدون طقوس هنديه
Puja'yı yerine getiriyorlar.(歌声)
Putin, Sovyet Dönemi Sivil Savunma Planı'nı Geri GetiriyorPoutine ressuscite l'éducation physique à la soviétique
Putin, Sovyet Dönemi Sivil Savunma Planı'nı Geri GetiriyorPutin reintroduce el certificado de defensa civil de la era soviética
Putin, Sovyet Dönemi Sivil Savunma Planı'nı Geri GetiriyorПутин возвращает советские нормы ГТО
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Ar putea aduce laolată imagine și text, animație, sonor și atingere.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Conjuga imagem e texto, animação, som e toque.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Den kan koppla ihop bilder och text och animation och ljud och tryckningar.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Es bring Bilder und Text zusammen, und Animation, Geräusche und Berührung.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Het brengt beeld en tekst samen en animatie, geluid en aanraking.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Il rassemble les images, le texte, les animations, les sons et le touché.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.iPad는 또한 이미지, 텍스트, 애니메이션 그리고 사운드와 텃치 기능을 통합시킵니다.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.la animación, el sonido y el tacto.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Nó kết hợp hình ảnh, chữ, minh họa động, âm thanh, và cảm giác chạm.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Összehozza a képet és a szöveget az animációt, a hangot és az érintést.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Permette la fusione di immagini, testi, animazioni e suoni, solo sfiorandone lo schermo.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Spája obraz, text, animáciu, zvuk a dotyk.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Spojuje obrázky, text, animaci, zvuky a hmat.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Συνδυάζει εικόνες και κείμενα και κίνηση και ήχο και αφή.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Він поєднує зображення і текст, анімацію, звук і дотик.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.Он совмещает картинку, текст, анимацию, звук и прикосновение.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.То обединява изображение и текст, и анимация, и звук, и докосване.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.הוא מביא יחד תמונה וטקסט ואנימציות וצלילים ומגע.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.إنها تجمع الصورة والنص والرسوميات والصوت واللمس.
Resmi ve yazıyı, animasyonu, sesi ve dokunuşu bir araya getiriyor.音声やタッチ操作が一体になっています 物語を伝えるやり方は
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.Cercavo solo di mettere insieme i pezzi.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.Eu doar puneam oarecum aceste lucruri laolaltă.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.Ja po prostu sklejałam różne elementy.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.이런 것들을 조합해본거죠.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.Tout ce que je faisais c'était de rassembler ces éléments.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.Απλά κάπως τα συνδύασα όλα αυτά μεταξύ τους.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.Просто някак събирах тези неща заедно.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.Я просто как бы собрала эти вещи вместе.
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.לשים את הדברים האלה יחד
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.كان وضع هذه الأشياء مع بعضها البعض
Sadece bir şeyleri bir araya getiriyordum.ビクトリア風と ポップを掛合せたり
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.Hal baru mengenai otak kanan membuatnya menjadi penolong malang
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.오른쪽뇌의 새로운점은 그것이 악마를 옹호하게 하는 것이다.
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.La fraîcheur de l'hémisphère droit lui confère le rôle de "l'avocat du diable".
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.La novedad del hemisferio derecho, es el abogado del diablo.
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.La novita' dell'emisfero destro lo rende l'"avvocato del diavolo".
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.Novost desne poloble jo naredi v "hudičevega advokata".
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.Nowość jest wodą na młyn półkuli prawej.
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.Sự mới mẻ của bán cầu phải làm
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.Ο νεοτερισμός του δεξιού ημισφαιρίου το κάνει τον δικηγόρο του διαβόλου
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.החידוש של האונה הימנית הופכת עו ד של שדים.
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.إن حداثة النصف الأيمن يجعله داعية الشياطين.
Sağ lobun yeniliği, onu şeytanın avukatı durumuna getiriyor.右脳はいつも予想外なことに向けて注意を払っている。