Ana içeriğe geç
Sözlük

getiriyor ile cümle

getiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Il che ci porta, meravigliosamente, al motivo per cui oggi sono qui.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.이제 제가 정말로 말하고 싶은 주제로 왔네요.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Lo que nos lleva, muy bien, a lo que quiero presentarles:
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Tak to dość zgrabnie wróciliśmy do powodu, dla którego się dzisiaj tutaj znalazłem.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Yang membawa kita pada apa yang ingin saya bicarakan hari ini.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Което доста приятно ни води към онова, за което всъщност съм тук днес.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Что подводит нас к причине, по которой я сегодня здесь.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.מה שמביא אותנו, בצורה די נחמדה, לסיבה האמיתית שבגללה אני כאן היום.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.وهو الشيء الذي انا بسببه اليوم هنا
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.プロジェクト・スペース・ジャンプです
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Ai đã mang những dấu chân này vào trong nhà?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Chi è che lascia impronte sul pavimento?"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Cine aduce urme în casă?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Honnan ezek a lábnyomok?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Kdo nosi stopinje v hišo?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."대체 누가 집안에 발자국을 남기는거야?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Kto nosí tie stopy do budovy?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Quem é que traz pegadas para dentro de um edifício?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."¡¿Quién trae pisadas a un edificio?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı." Qui est-ce qui laisse les empreintes dans un bâtiment ? "
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Siapa yang mengotori lantai rumah dengan kakinya?"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Vem tar med sig fotavtryck in i en byggnad?"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Wer bringt die Fußabdrücke hier ins Haus?"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Wie komt er met vuile voeten een gebouw binnen?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Ποιος αφήνει πατημασιές μέσα σ' ένα κτίριο;!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Кой оставя следи от обувки, кой?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Кто тут постоянно следит на полу?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."Хто тут смітить на підлозі?"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."מי מכניס בוץ הביתה?!"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı."من الذي يجلب آثار الأقدام إلى المبنى!؟"
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı.うちは何かおかしいと 分かったんですね
Kolay kıramadığın için kalbini güçlü hale getiriyorsun.Allo scopo di rendere il mio cuore piu forte in modo che non si possa spezzare facilmente
Kolay kıramadığın için kalbini güçlü hale getiriyorsun.Dans le but d'être plus fort, pour que tu ne te brises pas.
Kolay kıramadığın için kalbini güçlü hale getiriyorsun.De nekem számít.
Kolay kıramadığın için kalbini güçlü hale getiriyorsun.Trebuie sa ai inima puternica sa nu mai fii asa usor de ranit.
Kolay kıramadığın için kalbini güçlü hale getiriyorsun.Um dich zu stärken damit du nicht zerbrichst.
Kolay kıramadığın için kalbini güçlü hale getiriyorsun.لِجَعل قلبك قويّا, لا ينكسر بسهولة
Kolay kıramadığın için kalbini güçlü hale getiriyorsun.練って 形成して 燃え盛る窯で焼いて 耐え切る必要があるって言ったじゃないですか
Kollarımı üst üste getiriyorum.C'est un peu un croisement de mon bras.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Đó là đan chéo một chút cánh tay của tôi.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Een soort kruis van mijn arm.
Kollarımı üst üste getiriyorum.E o încrucișare a brațului.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Es casi como una cruz de mi brazo.
Kollarımı üst üste getiriyorum.É tipo uma cruz do meu braço.
Kollarımı üst üste getiriyorum.팔이 좀 꼬이네요.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Krzyżuję ramię.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Trochu prekrížim rukou.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Σταυρώνω λίγο το χέρι μου.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Трохи схрестити руки.
Kollarımı üst üste getiriyorum.Это немного пересекает мою руку.
Kollarımı üst üste getiriyorum.הצלבה קטנה של הזרועות.
Kollarımı üst üste getiriyorum.إنها تقريبا متقاطعة مع يدي
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.(88:13) Север и юг Ты сотворил; Фавор и Ермон о имени Твоем радуются.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.(89:13) Tu as créé le nord et le midi; Le Thabor et l`Hermon se réjouissent à ton nom.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Al norte y al sur, tú los creaste; el Tabor y el Hermón cantarán a tu nombre
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.De hemel is van U en ook de aarde behoort U toe. U hebt de wereld en alles wat erop leeft, geschapen.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Dig hører himlene til, dig også jorden; jorderike og alt det som fyller det - du har grunnfestet dem;
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Din är himmelen, din är ock jorden; du har grundat jordens krets med allt vad därpå är.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Engkaulah yang menjadikan utara dan selatan, Gunung Tabor dan Hermon bersorak-sorai bagi-Mu
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.남북을 주께서 창조하셨으니 다볼과 헤르몬이 주의 이름을 인하여 즐거워하나이다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod