İyi dizayn edilmiş, güzel, ya da zarif değil -- sadece işlevini yerine getiriyor.ただちゃんと機能するか調べます 同様のチェックを電気系統と トイレについても行いました
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.Ce-am făcut noi e să afişăm textul în acelaşi timp cu Jaap.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.Czyli tekst pojawia się w tym samym momencie, kiedy Jaap go recytuje.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.E il computer riproduce il testo esattamente mentre Jaap lo recita.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.Er trägt den Text gleichzeitig mit Jaap vor.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.야프 씨가 소리를 냄과 동시에 글자를 내보냅니다.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.L'ordinateur transmet le texte en même temps que Jaap.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.May mà Japp cũng thuộc thơ rất tốt. Và nó được trình bày cùng lúc với Japp
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.Y está llevando el texto al mismo tiempo que Jaap.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.Και παραδίδει το κείμενο ταυτόχρονα με τον Γιάπ.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.И компютърът подава този текст в същото време като Яап
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.Текст появляется одновременно с тем, как Яап говорит.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.והוא מציג את הטקסט בוא זמנית עם יאפ.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.وذلك هو إيصال هذا النص في الوقت نفسه كما يكون تجاب.
Jaap ile eş zamanlı olarak sözleri ekrana getiriyor.ご覧になるテキストはすべて
Kaç defa söylemem gerekiyor? Daha fazla söylenmene gerek yok. Getiriyorum ben.Πού είναι τα τιμο- λογιά μου; Όλα στα υπενθυμίζω.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Ador hârtia şi tehnologia, și ce fac eu, e să fac hârtia interactivă.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Adoro la carta, e adoro la tecnologia, e quello che faccio è rendere la carta interattiva.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Amo el papel y amo la tecnología y me ocupo en hacer interactivo al papel.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Ich liebe Papier und ich liebe Technologie, und ich gestalte Papier auf eine interaktive Weise.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Ik hou van papier en ik hou van technologie.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.J'aime le papier, et j'aime la technologie, et je rends le papier interactif.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.저는 종이를 좋아하고, 기술을 좋아하고, 제가 하는 일은 종이를 대화형으로 만드는 거에요.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Kocham papier i technologię, więc tworzę interaktywny papier.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Szeretem a papírt, és szeretem a technológiát is.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Tôi rất thích giấy, và cũng thích công nghệ, công việc chính của tôi là tạo ra giấy tương tác.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Αγαπώ το χαρτί και αγαπώ την τεχνολογία και η δουλειά μου είναι να κάνω το χαρτί διαδραστικό.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.Я обожаю бумагу и технику и занимаюсь тем, что придаю бумаге интерактивность.
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.אני אוהבת נייר, ואני אוהבת טכנולוגיה,
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.أحبُّ الورق ، و أحبُّ التكنولوجيا وما أفعله ، هو جعل الورق تفاعلي
Kağıdı çok seviyorum, teknolojiyi de ve kağıdı interaktif hale getiriyorum.そして 紙をインタラクティブにすることが仕事です 人に仕事を聞かれた時は そう答えます
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?De ce aliniem cutia de lapte pătrată cu gardul drept?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Dlaczego ustawiamy kwadratowe kartoniki na kwadratowym ogrodzeniu?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?왜 우리는 네모진 담장끝에 네모진 우유곽을 세워놓는 걸까요?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Miért tesszük a négyzet alapú tejes dobozt a négyzetforma kerítésre?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Perché allineiamo il cartone del latte con i bordi della ringhiera?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?¿Por qué alineamos el empaque cuadrado de lecho con la cerca cuadrada?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Porque é que alinhamos a caixa de leite quadrada com a cerca quadrada?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Proč rovnáme hranaté krabičky k hranatým zábradlím?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Tại sao chúng ta xếp trùng khớp hộp sữa vuông với thanh hàng rào vuông?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Waarom zetten we het melkpak recht op het hek?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Warum stellen wir die eckigen Milchkartons auf das eckige Geländer?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Γιατί στοιχίζουμε το τετράγωνο κουτάκι από 'το γάλα στο τετράγωνο κάγκελο;
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Защо подравняваме квадратната кутия мляко с квадратната ограда?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Почему мы обводим квадратный пакет с молоком квадратной чертой?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?למה אנחנו מיישרים את קרטוני החלב עם הגדר?
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?لماذا نخط علبة الحليب المربعة مع مربع السور؟
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?ある意味そうしなければならないから- そうせずにはいられないのです
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:Już znałem odpowiedź na pytanie, które miałem sobie zadać, ale po raz pierwszy ubrałem je w słowa:
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:저는 제 자신에게 물어보려고 하는 질문에 대한 답을 벌써 알고 있었지만, 그 답을 말로 한 것은 그 때가 처음이었습니다.
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:Már tudtam a választ a kérdésre amit fel akartam tenni magamnak, de akkor fogalmazódott meg bennem először:
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:Вече знаех отговора на въпроса, който щях да си задам, но, за първи път го изразих с думи:
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:Та вже знав відповідь на питання, яке поставлю собі. Уперше я сформулював його словами:
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:Я уже знал ответ на вопрос, который собирался задать себе, но тогда впервые я произнёс эти слова:
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:כבר ידעתי את התשובה לשאלה שאני עומד לשאול את עצמי, אבל אז, לראשונה ניסחתי אותה במלים:
Kendime soracak olduğum sorunun cevabını zaten biliyordum, fakat ilk kez bu kelimeleri biraraya getiriyordum:この問いを口にするのは初めてでした 「バーベキューの楽しみと 牛の命はどちらが大切か?」
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Ceea ce ne aduce, destul de drăguţ, la motivul pentru care sunt aici, de fapt.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Ce qui nous amène gentiment à la vraie raison de ma présence ici aujourd'hui.
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Das führt mich praktischerweise dazu, weshalb ich eigentlich heute hier bin:
Ki bu da bizi neden burada olduğuma getiriyor.Dat leidt ons naadloos naar de reden van mijn aanwezigheid hier: