Ana içeriğe geç
Sözlük

getiriyor ile cümle

getiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Mitternacht und Mittag hast du geschaffen; Thabor und Hermon jauchzen in deinem Namen.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Norden og Sønden skabte du, Tabor og Hermon jubler over dit Navn.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.O norte e o sul, tu os criaste; o Tabor e o Hermom regozijam-se em teu nome.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Phương bắc , phương nam cũng bởi Chúa dựng nên ; Tha - ô và Hẹt-môn đều vui_mừng vì danh Chúa .
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Phương bắc, phương nam cũng bởi Chúa dựng nên; Tha-ô và Hẹt-môn đều vui mừng vì danh Chúa.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Sever in jug, ti si ju ustvaril; Tabor in Hermon veselo pojeta o imenu tvojem.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Sinun ovat taivaat, sinun on myös maa; maanpiirin täysinensä sinä olet perustanut.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Tieid az egek, a föld is a tied: e világot minden benne valóval te fundáltad.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Tu ai făcut miazănoaptea şi miazăziua; Taborul şi Hermonul se bucură de Numele Tău.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Tuoi sono i cieli, tua è la terra, tu hai fondato il mondo e quanto contiene
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Tváť jsou nebesa, tvá také i země, okršlek i plnost jeho ty jsi založil.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Tvoje sú nebesia, a ovšem je tvoja i celá zem, okruh sveta a jeho náplň; ty si ich založil.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Twojeć są niebiosa, twoja też i ziemia; okrąg świata i pełność jego tyś ugruntował.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Τον βορραν και τον νοτον, συ εκτισας αυτους Θαβωρ και Αερμων εις το ονομα σου θελουσιν αγαλλεσθαι.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.Север и юг - Ти си ги създал; Тавор и Ермон се радват в името Ти.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.צפון וימין אתה בראתם תבור וחרמון בשמך ירננו׃
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.‎الشمال والجنوب انت خلقتهما. تابور وحرمون باسمك يهتفان‎.
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.南 北 為 你 所 創 造 . 他 泊 和 黑 門 都 因 你 的 名 歡 呼
Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor.南 北 為 你 所 創造 . 他 泊和 黑門 都 因 你 的 名 歡呼
laptopunu getiriyorsun Halka açık bir yerde buluşuyoruzTu vas rentrer chez toi, tu vas aller chercher ton ordi, on se rencontre dans un lieu public.
laptopunu getiriyorsun Halka açık bir yerde buluşuyoruzВстретимся в публичном месте.
laptopunu getiriyorsunΘα πας στο σπίτι θα μου φέρεις το λάπτοπ
laptopunu getiriyorsunどっか外であうんだ
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.A logó levétele utat nyit több lehetséges értelmezésnek és így nem lehet pontosan meghatározni a mű jelentését
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Als je het logo eraf haalt maak je interpretaties mogelijk en maak je het werk onduidelijk.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Cand se inlatura logo-ul, se deschid posibilitatile de interpretare iar lucrarea devine nefinisata.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Cuando quitas el logo, estás reabriendo las interpretaciones y dándole al trabajo un carácter inconcluso.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Kiedy usunie się logo, otwiera się pole do interpretacji i praca staje się wieloznaczna.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.로고를 빼면, 다시 여러가지의 관점들의 문을 열어 놓게 되지요. 이렇게 되면 작품의 의미가 희미해집니다.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Quando togli il logo, si aprono altre interpretazioni e si rende il lavoro inconcludente.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Quand vous enlevez le logo, vous élargissez le champ d'interprétation et rendez le travail ouvert.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Wenn man das Logo wegnimmt, lässt man mehrere Interpretationen zu und macht die Arbeit unbestimmt.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Когда вы снимаете логотип, вы делаете толкования возможными и работу неоднозначной.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.Щом свалиш логото, отваряш интерпретациите и правиш творбата неубедителна.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.כשמורידים את הלוגו, נפתחות האפשרויות לפרשנויות והעבודה נהיית לא חד משמעית.
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.وعندما تزيح الشعار, فإنك تفتح الباب للتفسيرات وتجعل العمل غير مقنع
Logoyu çıkardığınız anda, yorumlamanın önünü açıyorsunuz ve çalışmayı sonuç vermeyen bir hale getiriyorsunuz.それは作品を不確定的なものに戻します 広告というのは 確定的なものですから
Malları getiriyorum. Bir saate kadar oradayım..سأحمل ذلك الآن
Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Das Medium macht mit Menschen Dinge, und dies ist ihnen immer kein bisschen bewusst.
Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.항상 이를 완전하게 의식하지 못합니다.
Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Медиа изменяет людей, а они совсем этого не осознают.
Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.והם תמיד בלתי מודעים לכך לחלוטין.
Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.والبعض قد يكونون غير مدركين لذلك تماما.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.A materiál stěny změní budovu v jakousi věc jako od Franka Gehry, která odráží světlo na všechny strany.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Das Material der Gebäude kann auch geändert werden so das es Licht in alle Richtungen ausstrahlt.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Một cây đũa thần biến tòa nhà thành 1 thứ của Frank Gehry, phản xạ ánh sáng theo mọi hướng.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Różdżka materiału zmienia budynek w takie coś Franka Gehry'ego odbijające światło we wszystkich kierunkach.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Una bacchetta materiale crea l'edificio tipo una cosa da Frank Gehry che riflette la luce in ogni direzione.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Материална пръчица превръща сградата в нещо в стил Франк Гери, което отразява светлина във всички посоки.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Материальная стена делает здание достойным Франка Гери, отражая свет во всех направления.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Матеріальна паличка перетворює будівлю в якусь річ Френка Гері, яка відбиває світло у всіх напрямках.
MM: Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Так, ми розробляємо інструмент за допомогою якого видавці зможуть створювати такі книжки.
MM: Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.El medio afecta a la gente y la gente es siempre totalmente inconsciente de ello.
MM: Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Il mezzo fa cose alle persone ed esse sono sempre del tutto inconsapevoli di ciò.
MM: Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Le média fait des choses aux gens dont ils ne sont toujours absolument pas conscients.
MM: Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Mediul face lucruri pentru oameni şi ei nu sunt totdeauna conştienţi de acest lucru.
MM: Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Medium wyczynia z ludźmi rzeczy których oni sobie nie uświadamiają.
MM: Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Phương tiện truyền thông tác động đến mọi người nhưng nó không nhận thức đầy đủ về điều này.
MM: Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.Медията прави неща с хората, а те винаги изобщо не съзнават това.
Mülkiyet hissi seni kendi mahkumun haline getiriyor. Çünkü bir veya birden fazla eve sahipsin.El sentido de la propiedad te hace tu propio prisionero ya que tú solo eres dueño de una casa o incluso más.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod