Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.하지만 새로운 이슈도 제기하고 있는데, 계산적 기약성(irreducibility) 같은 것들이죠. 역) 기약성: 더 이상 줄일 수 없는 성질
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.Ma evidenzia anche nuovi problemi come l'irriducibilità computazionale.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.Nhưng nó cũng sinh ra nhiều vấn đề như tính tối giản của điện toán.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.Ridică totuși noi probleme cum ar fi calcularea ireductibilității.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.Rodzi to też wiele nowych problemów, na przykład, najbardziej podstawowa obliczalność.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.También propone nuevos temas, como la irreducibilidad computacional.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.Ugyanakkor új kérdéseket is felvet, mint a számítás egyszerűsíthetetlensége.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.Също така могат да се поставят нови теми, като невъзможността да се смалят изчисленията.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.Хотя при этом возникают новые вопросы, как например, вычислительная неприводимость [к более простому].
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.אך זה גם מביא בעיות חדשות כגון אי יכולת צימצום חישובית.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.ولكنها بالمقابل تنتج ألغاز جديدة، مثل تقنين الأشياء حسابيًا.
Fakat sayısal indirgenmezlik gibi yeni sorunları da getiriyor.計算的還元不能性という新たな問題も提起します 私たちは科学によって物事が予測できることに馴染んでいますが
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.레반논 PLO로부터 소련제 무기를 싣고 다른 유럽의 무장 조직에게
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.מלבנון, שם היה אוסף נשק סובייטי מאש"פ,
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.من لبنان , حيث يحضر معه الأسلحة السوفيتية من منظمة التحرير الفلسطينية ,
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.場所まで行き それから それらの武器をはるばるサルデーニャへ運びます
Fonksiyonunu yerine getiriyor.Está solamente funcional.
Fonksiyonunu yerine getiriyor.È un fatto pratico.
Fonksiyonunu yerine getiriyor.Il s'agit d'une structure
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.프랭크 게리의 작품 처럼 빛을 반사시킵니다.
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.לסוג של עיצוב של פרנק גארי שמחזיר אור לכל הכוונים.
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.إلى نوع من نماذج فرانك جيري التي تعكس الشمس على كل الإتجاهات.
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.建物が通行人や道路を走るドライバーの目を眩ませたりしないか?
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Cela fait de Google un endroit où il fait bon travailler.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Das macht es zu einem Ort, wo es Spass macht zu arbeiten.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Fiindcă locul de muncă a devenit cu adevărat plăcut.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Hace que sea un lugar estupendo para trabajar.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.그렇게 해서 정말 일하기 재미있는 곳으로 만들었습니다.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Menjadikan perusahaan kami tempat bekerja yang menyenangkan.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Nó biến Google trở thành một công ty vui vẻ.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Rende l'azienda un posto divertente in cui lavorare.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.To naprawdę miejsce, w którym fajnie się pracuje.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Zo wordt het echt een plezierige werkplek.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.В нашей компании действительно классно работать.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.Това прави компанията много забавно място за работа.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.וזה הופך את המקום למקום שכיף לעבוד בו.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.ذلك يجعل من المكان رفاهية ومتعة للعمل.
Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.何かを変えるという意味では 会社のロゴも
Getiriyorum ben.Ich bringe sie dir.
Getiriyorum ben. -Ne makbuzları?Jaké faktury?
- Getiriyorum.Αντίο.
Gördüğümüz bu ortam, St Mathew'un yaşadığı dönüşüm anını daha anlamlı, daha güzel hale getiriyor bence.Myslím, že právě toto dělá ten okamžik přeměny krásnějším.
Gördüğümüz bu ortam, St Mathew'un yaşadığı dönüşüm anını daha anlamlı, daha güzel hale getiriyor bence.Я думаю саме це і робить цей момент таким особливим.
Gözardı etmek sizi tam buralara kadar getiriyor.Ignorace vás dostane téměř ke stejnému bodu.
Güneş tanrısı arabasıyla güneşi yeni güne getiriyor, . bu sahne Atena'nın doğumunu simgeliyor.Hier zie je de zonsopkomst en de Zonnegod die met zijn wagen de zon naar de nieuwe dag brengt.
Güneş tanrısı arabasıyla güneşi yeni güne getiriyor, . bu sahne Atena'nın doğumunu simgeliyor.O que mais me chama a atencao e o quanto realista eles sao e como sao tao cheios de movimento
Güneş tanrısı arabasıyla güneşi yeni güne getiriyor, . bu sahne Atena'nın doğumunu simgeliyor.Дори без главата и ръцете, които често са най-експресивната част от тялото,
Güneş tanrısı arabasıyla güneşi yeni güne getiriyor, . bu sahne Atena'nın doğumunu simgeliyor.自分の馬車に乗せて新しい日に持ち込もうとしています これは、女神アテナの誕生を象徴しています 私が特に印象的だったのは
Halka hikâyeler getiriyoruz.Acercamos historias al público.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Aducem publicului poveşti.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Chúng tôi đem truyện tới cho mọi người.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Kami membawa cerita kepada masyarakat.
Halka hikâyeler getiriyoruz.저희는 이야기를 대중들에게 전하죠
Halka hikâyeler getiriyoruz.Nous apportons des histoires au public.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Portiamo storie al pubblico.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Prinášame príbehy pre verejnosť.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Przedstawiamy opowieści czytelnikom.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Történeteket adunk ki.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Trazemos histórias ao público.
Halka hikâyeler getiriyoruz.Vi bringer historier til offentligheden.