"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Quel genre de monde sommes-nous en train de construire?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""¿Qué mundo estamos haciendo?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Was für ein Welt erschaffen wir?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Τι είδους κόσμο δημιουργούμε;
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Какой мир мы создаем?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Какъв вид свят изграждаме?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Що за світ ми створюємо?",
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""איזה מין עולם אנו יוצרים?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?"أي نوع من العالم نحن نصنع ؟
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?"どんな世界を創るべきなのか?
Durmadan bu seslerle deneyler yapıyordum. Ve hala bu görevi yerine getiriyorum.Eu estava constantemente a testar esses sons. e ainda estou nessa missão.
Durmadan bu seslerle deneyler yapıyordum. Ve hala bu görevi yerine getiriyorum.Folyamatosan kísérleteztem ezekkel a zajokkal, és még mindig ezen munkálkodom.
Durmadan bu seslerle deneyler yapıyordum. Ve hala bu görevi yerine getiriyorum.Я постійно експериментував і досі цим займаюся
Elbette 3 numaralı kural beni kendime getiriyor:Ce qui m'amène à la règle numéro 3 :
Elbette 4 numaralı kural beni kendime getiriyor: muhalifleri dinlemeyinCe qui m'amène à la règle numéro 4 qui est : N'écouter pas les défaitistes
En derin şükranlarımı dile getiriyorum.Permettez-moi de finir ici mon petit discours, en vous remerciant.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeCon trống mang quà về cho bạn tình cho tổ ấm và cũng để thắt chặt thêm mối quan hệ.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeMasculul aduce un dar pentru partenera sa, pentru cuib, şi de asemenea pentru a întări relaţia lor.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeSamec jí přináší dárek. Na vylepšení hnízda, i upevnění jejich vztahu.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeΤο αρσενικό φέρνει δώρο στο ταίρι του... ...για τη φωλιά και για να εδραιώσουν τη σχέση τους.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeТем временем, самец без устали приносит самке пищу и достраивает гнездо.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeהזכר מביא מתנה עבור בת-זוגתו עבור הקן, וגם כדי לחזק .את הקשר ביניהם
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeالذكر يجلب هدية لصاحبه للعشّ وأيضا لربط علاقتهم
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Dan pendukung pernikahan sesama jenis berkata tidak. Beranak cucu bukanlah tujuan tunggal dari pernikahan.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.De verdedigers van het homohuwelijk zeggen nee, voortplanting is niet het enige doel van het huwelijk.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.E os defensores do casamento homossexual dizem: "Não, a procriação não é o único objectivo do casamento.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.És az azonos nemű házasság védelmezői szerint nem, a szaporodás nem a házasság egyetlen célja.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.동성 결혼을 옹호하는 이들은 그렇지 않다고 말하죠. 즉 생식이 결혼의 유일한 목적이 아니라는 겁니다.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Les défenseurs du mariage homosexuel disent non, la procréation n'est pas la seule fonction du mariage.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Obrońcy małżeństw homoseksulanych mówią: prokreacja nie jest jedynym celem małżeństwa.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Và những người bảo vệ hôn nhân đồng giới nói không, sinh nở không phải là mục đích duy nhất của hôn nhân.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Verteidiger der Homoehen sagen nein, die Zeugung ist nicht der einzige Zweck der Ehe.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Zastánci stejnopohlavních svazků říkají ne, plození není jediným účelem sňatku.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Οι δε υποστηρικτές του γάμου μεταξύ ομοφυλόφιλων λένε όχι, η αναπαραγωγή δεν είναι ο μόνος σκοπός του γάμου.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.А защитники однополых браков скажут: "Нет, деторождение - не единственная цель бракосочетания.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.А защитниците на еднополовия брак казват - не, размножаването не е единствената цел на брака.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.ומנגד, המגינים על רעיון הנישואים החד-מיניים אומרים לא, רבייה אינה התכלית היחידה לנישואים.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.والمدافعون عن الزواج لنفس الجنس يقولون لا، الإنجاب ليس الهدف الوحيد من الزواج.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.繁殖だけが結婚の目的ではない 生涯にわたる 相互の 愛情に溢れた献身はどうなるのだ?
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Áno, budujeme nástroj, ktorý uľahčuje vydavateľom vytvoriť takýto obsah.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Ano, vytváříme nástroj se kterým budou vydavatelé moci velmi snadno sestavovat takový obsah.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Da, construim o unealtă care îi ajută pe editori să construiască astfel de conținut.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Genau, wir entwickeln ein Werkzeug, das es für Verleger sehr einfach macht, Inhalte zu gestalten.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Igen, egy alkalmazást építünk ami megkönnyíti a kiadóknak, hogy a tartalmat előállítsák.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Ja, gradimo orodje, ki založnikom resnično olajša ustvarjanje vsebine.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Ja, we bouwen een tool die het erg eenvoudig maakt voor uitgevers om deze inhoud op te leveren.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.이 컨텐츠를 바로 쉽게 구축할 수 있도록 하는 도구를 구축하고 있습니다.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Nós estamos a criar uma ferramenta que permite aos editores, construir facilmente estes conteúdos.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Sí, estamos construyendo una herramienta que le facilite a los editores la construcción de este contenido.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Sì, stiamo costruendo uno strumento che rende molto facile agli editori incorporare questo contenuto.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Tak, tworzymy właśnie narzędzie, które ułatwia wydawcom tworzyć podobną zawartość.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Vi er ved at lave et værktøj, som nu og her vil gøre det virkelig let for udgivere at skabe sådan et indhold.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.Да, мы создаём инструмент, который позволит издателям легко создавать подобные книги уже сейчас.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.שעושה את זה מאוד פשוט למוציאים לאור עכשיו לבנות את התוכן הזה.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.تجعل من السهل جدا على الناشرين الآن إنشاء هذا المحتوى.
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.メルチャーメディアは東海岸で
Evet, bir araç geliştiriyoruz. yayıncılar için bu tür içerikleri üretmeyi çok kolay hale getiriyor.可讓出版社非常簡易地建立書中內容。
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Daardoor wordt de oceaan zuurder.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.E nel dissolversi aumenta l'acidità degli oceani.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Enquanto isso acontece, os oceanos ficam mais ácidos.