Ana içeriğe geç
Sözlük

getiriyor ile cümle

getiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.las democracias tenían una increíble variedad de beneficios asociados.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.le democrazie avrebbero avuto questi molteplici e incredibili benefici.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.les démocraties avaient une variété d'avantages secondaires incroyable.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.שלדמוקרטיות יש יתרונות לוואי מופלאים.
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.حول الفوائد الإضافية التي يمكن جنيها من الديمقراطية
Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.民主化は繁栄や安全をもたらし
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.Aduce borcanul cu bani acasă ca să-l înveselească pe Derek.
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.Ella trae la jarra de dinero a casa para tratar de animar a Derek.
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.Она принесла домой кучу денег, пытаясь подбодрить Дерека.
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.「このお金でプレイステーション2を 買おうか」
Devam edemez. Sarası var, eve gidecek. Seni bu manganın başına getiriyorum.3 PAŹDZERNIKA - NIEDZIELA GODZINA 5:45
Devam edemez. Sarası var, eve gidecek. Seni bu manganın başına getiriyorum.Pukul 05:45 Pagi Minggu, 3 Oktober
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.C'est un déchirement au cours d'un travail prolongé dû à un obstacle qui laisse une femme incontinente.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Durch Geburtskomplikationen bilden sich Risse, wodurch die Frau inkontinent wird.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.E o ruptură datorată unei naşteri dificile care face o femeie incontinentă.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Ez egy elakadt szülés közben történő szakadás, amitől a nő képtelen lesz a vizeletvisszatartásra.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Het is een scheur tijdens een bevalling met obstructie die een vrouw incontinent maakt.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Jde o poranění během porodu po němž žena není schopná ovládat vyměšování.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.그것은 폐색성 분만 중에 찢어진 것으로 여성을 (대소변) 실금 환자로 만듭니다.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Se trata de un desgarro durante el parto obstruido que deja a una mujer incontinente.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Si tratta di una lacerazione durante il parto ostruito che lascia una donna incontinente.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.To je raztrganina med oviranim porodom, zaradi katere so ženske inkontinentne.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Πρόκειται για ένα σχίσιμο κατά τη διάρκεια του τοκετού με επιπλοκές και προκαλεί στη γυναίκα ακράτεια.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Это разрыв во время затруднённых родов, который приводит к тому, что женщина страдает недержанием.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.זהו קרע שנוצר במהלך הלידה שמשאיר את האישה חסרת שליטה על הצרכים שלה.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.وهو تمزق يحدث أثناء الولادة المتعسرة يترك المرأة عاجزة عن التحكم بالإخراج (سلس مزمن).
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.糞尿が流れ出してしまうのです マハブバのケースをお話ししましょう
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Dunque potete vedere che stiamo accorpando i cicli di cibo, energia, acqua e rifiuti in una sola struttura.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.그래서 음식, 에너지, 물 그리고 한 건물 내에 있는 모든 폐기물의 순환을 묶어내는 것을 확인할 수 있습니다.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Så ni kan se att vi för samman kretslopp för mat, energi och vatten och avfall, allt inom samma byggnad.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Szóval látható, hogy összehozunk élelmiszer-, energia-, víz- és hulladékrendszereket egyetlen épületben.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Vedeți deci că punem cap la cap cicluri ale mâncării, energia, apa și deșeurile într-o singură entitate.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Vemos que, assim, estamos a adicionar ciclos de comida, energia, água e desperdício tudo num só edifício.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Zo zie je dat we de kringlopen van voedsel, energie en water en afval allemaal bijeenbrengen in één gebouw.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Άρα, βλέπετε ότι συνδυάζουμε κύκλους τροφής, ενέργειας, νερού και απορριμμάτων μέσα σε ένα κτίριο.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Как вы видите, мы совмещаем циклы еды, энергии, воды и отходов, протекающие в одном здании.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.Така че можете да видите, че ние обединяваме цикли на храна, енергия и вода и отпадъци всички в една сграда.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.אז אתם יכולים לראות שאנו מחברים מעגלים של מזון, אנרגיה, מים ופסולת כולם בבניין אחד.
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.وكما ترون يمكننا ان نجمع سوية عدة دوائر تضم الغداء والماء والطاقة والمخلفات كلها في مبنى واحد
Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir bina içerisinde bir araya getiriyoruz.そして水や廃棄物の循環を 1つの建物に結集するのです 遊び心で これをロンドン中心のロータリーに提案しました
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Así que les traigo el fin del mundo.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Estou a provocar o fim do mundo!
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Ich führe das Ende der Welt herbei.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Ik breng het einde van de wereld op gang.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?저희가 아까 휴거에 대해 얘기했죠? 곧 옵니다.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Я наблизила кінець світу.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?אני מביאה את סוף העולם. אתם יודעים?
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?أنا أحمل إلى نهاية العالم. هل تعلمون ؟
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?新しい世界の話をしましたが もうすぐです
Dünyanın sonunu getiriyorum.Elhoztam a világ végét.
Dünyanın sonunu getiriyorum.J'amène la fin du monde.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Sto causando la fine del mondo.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Tôi mang đến sự diệt vong cho thế giới.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Φέρνω το τέλος του κόσμου.
Dünyanın sonunu getiriyorum.Я приближаю конец мира.
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Ce fel de lume construim?"
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Che mondo stiamo costruendo?"
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Chúng ta đang xây dựng thế giới như thế nào?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?""Jaki świat tworzymy?
"Dünyayı ne hale getiriyoruz?"우리는 어떤 세계를 만들고 있는가?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
getiriyor ile cümle - Sayfa 27 - getiriyor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App